Üçüncü Tabaka-i Hayat: Hz. İdris ve Hz. İsa Aleyhimesselam’ın Nuranî Varoluşu

Üçüncü Tabaka-i Hayat: Hz. İdris ve Hz. İsa Aleyhimesselam’ın Nuranî Varoluşu
11.05.2026 13:49
103
A+
A-

Üçüncü Tabaka-i Hayat: Hz. İdris ve Hz. İsa Aleyhimesselam’ın Nuranî Varoluşu

İslam düşünce geleneğinde ve özellikle Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’nda (özellikle Birinci Mektup’ta) detaylandırılan “tabaka-i hayat” kavramı, varlıkların ve insanlığın farklı hayat mertebelerini aydınlatır. Bu mertebeler, Allah’ın kudretinin engin tecellilerini ve yaratılışın katmanlarını gösterir. Üçüncü tabaka-i hayat, insanlık hallerinden büyük ölçüde sıyrılmış, melek hayatına en yakın nuranî bir mertebe olarak Hz. İdris (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) ile ilişkilendirilir.

Bu Tabakadaki Zatların Durumu

Bu özel mertebe, Hazret-i İdris (a.s.) ve Hazret-i İsa (a.s.)’ya aittir. Onlar, bizim bildiğimiz fiziksel dünyadan ayrılmış, ancak ahiret hayatına da tam anlamıyla geçmemiş bir ara makamda, semavatta (göklerde) bulunurlar. Kur’ân-ı Kerim’de Hz. İdris için “Biz onu yüce bir mekâna yükselttik” (Meryem, 57) ve Hz. İsa için “Ve onu (İsa’yı) alıp yükselttim” (Nisâ, 158) ayetleri bu ulvi yükselişi işaret eder.

Yaşam Şekli ve Fizyoloji

Bu tabakanın en belirgin özelliği, beşeriyetten tecerrüd halidir. Burada bulunanlar, yeme, içme, uyuma gibi insani ihtiyaçlara (levazımat-ı beşeriye) muhtaç değildir. Yaşayışları meleklerin hayatına benzer; nuranî bir letafet kazanmışlardır.
Dünyevî vücutları beden-i misalî (misal âleminin şeffaflığı) ve cesed-i necmî (yıldız gibi parlak, hafif ve nuranî) bir mahiyet alır. Bu nuranîleşme sayesinde hem semavatta ebedî ibadet ve tefekkürle meşgul olurlar hem de ilahî hikmetin tecellilerine mazhar olurlar.

Mekan ve Hareket Kabiliyeti

Hz. İdris ve Hz. İsa (a.s.), cism-i dünyevîleriyle birlikte semavat tabakalarında bulunurlar. Bedenlerindeki nuranî letafet, onlara ışık hızına benzer bir sürat ve esneklik kazandırır. Zaman ve mekân kısıtlamaları onlar için çok daha yumuşaktır; semavatın genişliğinde ilahî hizmet ve ibadetle vakit geçirirler.

Hayat Tabakaları Arasındaki Yeri

Kısa bir kıyaslama ile diğer mertebeler şöyle özetlenebilir:

  • 1. Tabaka: Bizim yaşadığımız, yeme-içmeye bağlı maddi hayat.
  • 2. Tabaka: Hz. Hızır ve İlyas (a.s.)’ın yaşadığı, bazen beşerî bazen nuranî olan hayat.
  • 3. Tabaka: Hz. İdris ve Hz. İsa (a.s.)’ın yaşadığı, tamamen nuranileşmiş bu ulvi hayat.
  • 4. Tabaka: Şehitlerin hayatı.
  • 5. Tabaka: Kabirdeki ruhların (Ehl-i Kubur) hayatı.

Üçüncü tabaka, beşerî sınırlardan en fazla arınmış haliyle dikkat çeker ve Allah’ın kudretinin sınırsızlığını en güzel şekilde yansıtır.

Mesih’in Dönüşü (Nüzulü)

Hz. İsa (a.s.)’ın üçüncü tabaka-i hayattaki nuranî makamı, ahir zamanda gerçekleşecek Mesih’in dönüşü ile doğrudan bağlantılıdır. Hadis-i şeriflerde müjdelenen bu nüzul olayıyla Hz. İsa (a.s.), semavattaki nuranî mertebesinden yeryüzüne inecektir. Bu iniş, üçüncü tabakadan dünya tabakasına ilahî bir geçiş şeklinde tezahür eder. Adaletli bir hâkim olarak inişi, şeriat-ı Muhammediye’ye tabi olması ve hak dinin yüceltilmesiyle insanlığa büyük bir müjde ve yeni bir dönem getirecektir. Bu olay, üçüncü tabaka-i hayatın hem bir tecellisi hem de ilahî vaadin yeryüzündeki tecellisi olarak iman ehline ümit ve nur saçar.

Bu nuranî hakikatler, tefekkür ehli için Allah’ın kudretinin güzelliğini ve hikmetinin derinliğini gösteren birer delildir. Hz. İdris ve Hz. İsa (a.s.)’ın semavattaki ulvi hayatları, iman yolcularına ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

Allah, bu iki mübarek peygamberin şefaatine nail eylesin ve Mesih’in mübarek nüzulünü ümmete hayırla yaşatsın. Âmin.