Kainatın Düzeni ve Mikail (a.s.): Hakikati Görmek

Kainatın Düzeni ve Mikail (a.s.): Hakikati Görmek
26.06.2026 00:41 | Son Güncellenme: 26.06.2026 00:42
45
A+
A-

Kainatın Düzeni ve Mikail (a.s.): Hakikati Görmek

İslam inancına göre kainattaki her türlü tabiat olayı; depremler, seller, yangınlar ve diğer tüm doğa hadiseleri, Allah’ın (c.c.) izni ve takdiriyle gerçekleşir. Tabiatın sahip olduğu bu muazzam güç, bizzat Allah’ın kudretinin bir yansımasıdır. Bu düzenin idaresinde görevli olan melek ise Mikail (a.s.)’dır; Allah’ın emri dışında hiçbir kuvvet, bu nizam üzerinde en küçük bir tasarruf sahibi değildir.

Teknolojik Yanılgılar ve İnsan Acziyeti

Bugün bazı çevrelerce dile getirilen, HAARP gibi teknolojik projelerin doğa olaylarını kontrol edebileceği iddiası, büyük bir yanılgıdır. Amerika Birleşik Devletleri gibi teknolojik açıdan ileri düzeyde kabul edilen ülkelerin, kendi topraklarında meydana gelen şiddetli kasırgalar, seller ve söndürülemeyen yangınlar karşısında ne kadar çaresiz kaldığı ortadadır.

“Eğer insanın elinde tabiatı tam anlamıyla yönetecek bir teknoloji olsaydı, o ülkeler öncelikle kendi vatandaşlarını ve şehirlerini bu yıkımlardan korurlardı.”

Tarih, insanın tabiatın o ilahi kudretten neşet eden devasa gücü karşısında her zaman aciz kaldığını ve kalacağını defalarca kanıtlamıştır.

Şeytani Algı Operasyonlarına Dikkat

Doğa olaylarını Allah’ın iradesinden koparıp tamamen teknolojik müdahalelere bağlayan, “insan tanrılaşabilir” algısı oluşturan söylemler, ilahi hakikati perdeleme çabasından ibarettir. İnsanları yaratıcıdan uzaklaştıran, tevekkülü bozan ve onları korku ile komplo teorilerine hapseden bu tür yaklaşımlar, doğrudan veya dolaylı olarak şeytani bir misyona hizmet eder.

Müminin Sorumluluğu

Müslüman, başına gelen veya yeryüzünde cereyan eden hadiseler karşısında teknolojik kılıflara sığınmak yerine;

  • Asıl kudret sahibi olan Allah’tan korkmalıdır.
  • Allah’ın azametini tefekkür etmelidir.
  • Kainatın sahibi karşısında acziyetini bilmelidir.
  • O’nun koyduğu dengeye teslim olmalıdır.
    Sonuç olarak; zihinleri bulandıran bu tür asılsız iddialara itibar etmemek, hakikat arayışında olan her mümin için hayati bir sorumluluktur. Gerçek güç ve irade yalnızca Allah’a aittir.