Hz. Musa (a.s.): Allah’ın Kelîmi ve Büyük Bir Peygamber

Hz. Musa (a.s.): Allah’ın Kelîmi ve Büyük Bir Peygamber
13.01.2026 21:04 | Son Güncellenme: 14.01.2026 12:41
32
A+
A-

Hz. Musa (a.s.): Allah’ın Kelîmi ve Büyük Bir Peygamber

Hz. Musa (aleyhisselam), Kur’ân-ı Kerim’de ismi en çok geçen peygamberlerden biridir. Kendisine “Kelîmullah” (Allah ile konuşan) unvanı verilmiş, Tevrat’la şereflendirilmiş ve Firavun gibi azgın bir diktatöre karşı gönderilmiştir. Kur’ân, onun doğumundan mucizelerine, kavmiyle mücadelesine ve Allah’la konuşmasına kadar pek çok kıssasını detaylı anlatır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de hadislerinde Hz. Musa’yı övmüş, onun sabrını ve Allah’a yakınlığını vurgulamıştır.

Hz. Musa’nın Doğumu ve Korunması

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Musa’nın annesine ilham edilen vahiy şöyle anlatılır:

“Biz Musa’nın annesine şöyle ilham ettik: ‘Onu emzir. Onun aleyhine bir tehlike hissettiğin zaman da onu denize (Nil’e) bırak. Korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız.'” (Kasas Suresi, 28/7 – meal özeti)

Bu ilahi koruma ile bebek Musa, Firavun’un sarayına ulaşmış ve orada büyümüştür. Allah’ın kudreti, zalim bir kralın gözü önünde peygamberini yetiştirmiştir.

Mucizeleri ve Firavun’la Mücadelesi

Hz. Musa, Allah’ın emriyle asâsını yılana çevirmiş, elini beyaz bir nur haline getirmiş ve denizi yarmıştır. Firavun ve kavmi ise mucizeleri sihir sanmış, inkârda ısrar etmiştir.

“Musa dedi ki: ‘Ey Firavun! Şüphesiz ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan sana gönderilmiş bir elçiyim. Allah’a karşı benden başkasını söylemem bana yakışmaz. Size Rabbinizden apaçık bir delille geldim. Artık İsrailoğulları’nı benimle gönder.'” (A’râf Suresi, 7/104-105 – meal özeti)

Firavun’un azgınlığı sonunda denizde boğulmasıyla sonuçlanmıştır:

“Biz de âyetlerimizi yalanladıkları ve onlardan gaflet ettikleri için onları denizde boğduk.” (A’râf Suresi, 7/136 – meal özeti)

Hz. Musa’nın Duası ve Allah’la Konuşması

Hz. Musa’nın en meşhur dualarından biri, peygamberlik görevi için Rabbine yalvarışıdır:

“(Musa:) ‘Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Bana ailemden bir yardımcı ver; kardeşim Harun’u. Onunla sırtımı kuvvetlendir ve onu işimde ortak kıl.'” (Tâhâ Suresi, 20/25-29 – meal özeti)

Tûr Dağı’nda Allah’la konuşması ise eşsizdir:

“Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr’a) gelip Rabbi onunla konuşunca, ‘Rabbim! Bana görün, sana bakayım’ dedi. (Allah:) ‘Beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin’ buyurdu. Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti. Musa da bayılarak yere düştü.” (A’râf Suresi, 7/143 – meal özeti)

Kavminin İmtihanları ve Sabır

İsrailoğulları’na deniz yarılıp kurtuluş verildikten sonra bile nankörlük yapmışlardır. Altın buzağıya tapmışlar, Musa’ya eziyet etmişlerdir. Buna rağmen Hz. Musa sabretmiş ve kavmine nasihat etmiştir:

“Hani Musa kavmine demişti ki: ‘Ey kavmim! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizden peygamberler çıkardı, sizi hükümdarlar kıldı ve âlemlerde kimseye vermediğini size verdi.'” (Mâide Suresi, 5/20 – meal özeti)

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Hz. Musa Hakkındaki Hadisleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mi’rac gecesinde Hz. Musa ile karşılaşmış ve onun ümmetinin zorluklarını dikkate alarak namazın farz kılınmasında aracı olmuştur. Bir hadiste şöyle buyurur:

“İsrailoğulları’ndan bir adam…” diye başlayan rivayetlerde Hz. Musa’nın tevazu ve sabrını örnek gösterir. Başka bir hadiste de Peygamberimiz (s.a.v.) ile bir Yahudi arasında geçen tartışmada “Musa’yı âlemlere üstün kılan Allah’a yemin olsun” ifadesi geçer ve Hz. Musa’nın seçkinliği vurgulanır (Buhârî, bazı peygamberlerin faziletleri bölümü).

Hz. Musa (a.s.), Allah korkusu, sabır, dua ve tebliğde örnek bir peygamberdir. Onun kıssası, zulme karşı duruşu, mucizeleri ve Allah’a yalvarışı ile bizlere büyük dersler verir. Kur’ân’ın en çok anlattığı peygamberlerden biri olarak, iman edenler için ibret ve hidayet kaynağıdır.

Allah ondan razı olsun, bizlere de onun yolunda sabır ve ihlas nasip etsin. Âmin.