Modern Çağın Görünmez İlahları: Put Kavramının Derinliği
Modern Çağın Görünmez İlahları: Put Kavramının Derinliği
İslam inancında “put” denildiğinde genellikle akla ilk gelen, taştan veya tahtadan yontulmuş, belirli bir şekle sahip nesnelerdir. Ancak Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamber Efendimiz’in (sav) öğretilerine derinlemesine bakıldığında, put kavramının çok daha geniş bir çerçeveye oturduğu görülür. Put, özünde yaratıcının önüne geçen, insanın kalbinde Allah’ın yerine veya Allah ile eşdeğer bir konumda tuttuğu her türlü “ilâh”tır.
Kalplerin Odak Noktası: Put Nedir?
Kur’an-ı Kerim, arzularını ve tutkularını hayatının merkezine koyan kişiyi, o arzuyu bir ilah edinmiş olarak tanımlar. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:
“Kendi nefsinin arzusunu ilâh edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?” (Furkan Suresi, 43. Ayet)
Bu ayet, putperestliğin sadece fiziksel bir eylem değil, zihinsel ve kalbi bir sapma olduğunu ortaya koyar. Bir insanın makam, mevki, para veya ideolojik bir görüş için doğruluğundan taviz vermesi, vicdanını susturması ve o kavramı hayatının en üst otoritesi haline getirmesi, İslam literatüründe “hevasını ilah edinmek” olarak nitelendirilir.
Günümüzün Modern Putları
Bugün “put” artık mermer heykellerden ibaret değildir; daha soyut, ancak etkisi çok daha kalıcı ve yıkıcı olan kavramlarla karşımıza çıkmaktadır:
- Para ve Statü: İnsanın onurunu, helal-haram dengesini ve insan ilişkilerini paraya göre şekillendirmesi, parayı mutlak bir güç kaynağı olarak görmesi, kalpteki en büyük putlardan biridir.
- Makam ve Güç: İktidar hırsı, bir koltuğu korumak adına adaletten vazgeçmek veya başkalarını ezmek, makamı Allah’ın rızasının önüne geçirmektir.
- İdeolojiler: Bir düşünce sistemini, mutlak doğru kabul edip eleştiriye kapatmak ve o düşünce uğruna insani ve ahlaki değerleri feda etmek, o ideolojiyi bir put haline getirmektir.
- İnsanlar ve İdealler: Bir bireyi veya bir grubu mutlaklaştırmak, onların her sözünü ayet gibi görmek ve onlara körü körüne bağlanmak da inanç açısından ciddi bir tehlikedir.
Peygamberimizin Uyarıları
Peygamber Efendimiz (sav), görünmez putların insanı nasıl köleleştirebileceğine dair şu çarpıcı uyarılarda bulunmuştur:
“Altın ve gümüşün, kumaşın kulu kölesi olanlara yazıklar olsun!” (Buhari, Cihad, 70)Bu hadis-i şerif, maddi değerlerin insanın efendisi haline gelmesini, yani insanın o değerlerin “kulu” olmasını kınamaktadır. İnsan, sadece Allah’a kul olmak için yaratılmıştır; bu onurlu duruşu bırakıp geçici dünya metaına boyun eğmek, insanın kendi potansiyelini küçültmesi ve fıtratına ihanet etmesidir.
Hakikat ve Özgürlük
Putlar, insanı kuşatan, onu sınırlayan ve özgürlüğünü elinden alan prangalardır. Bir makam, bir ideoloji veya bir servet uğruna ahlaki pusulasını kaybeden insan, aslında o kavramın esiri olmuştur. İslam, insanı tüm bu yapay otorite ve kavramlardan azat ederek, sadece alemlerin Rabbi olan Allah’a yönelmeyi emreder. Bu, gerçek özgürlüktür.
Gerçek mümin, kalbinde Allah’tan başka mutlak bir otoriteye yer bırakmayan kişidir. Put kavramı, hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bu sınavlarda, kalbimizin kime ve neye taht kurduğunu sorgulamamızı gerektiren manevi bir pusuladır.