İSLAM TERAPİSİNDEN ÖNEMLİ UYARI: MEHDİYET DAVASI BATILIN OYUNLARIYLA ENGELLENEMEZ!

İSLAM TERAPİSİNDEN ÖNEMLİ UYARI: MEHDİYET DAVASI BATILIN OYUNLARIYLA ENGELLENEMEZ!
09.06.2026 17:20
68
A+
A-

İSLAM TERAPİSİNDEN ÖNEMLİ UYARI: MEHDİYET DAVASI BATILIN OYUNLARIYLA ENGELLENEMEZ!

Son dönemde İslam dünyasında ve küresel ölçekte dikkat çekici bir algı operasyonu yürütülmektedir. Bazı çevreler, gruplar ve yapıların organize bir biçimde Mehdiyet konusunu unutturmaya, gündemden düşürmeye ve Müslümanların zihninden bu büyük müjdeyi silmeye çalıştığını ibretle müşahede ediyoruz.
İslam Terapisi olarak bu sinsi çabalara karşı tüm inananları uyarmayı bir borç biliyoruz: Mehdiyet, birkaç grubun keyfi arzularına göre rafa kaldırılabilecek sıradan bir gündem değil; bir vaattir!

Gizleme Çabalarına Rağmen Mehdiyet Daha Çok Gündemde

Ne kadar gariptir ki, birileri bu konunun üzerini örtmeye çalıştıkça, Mehdiyet hakikati tarihte hiç olmadığı kadar yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştır. Küresel sistem ne kadar baskı kurarsa kursun, hakikat kendi yolunu bulmaktadır.
Bugün Orta Doğu’da yaşanan sıcak çatışmaların, özellikle Amerika, İsrail ve İran aksındaki gerilimlerin ve savaş senaryolarının perde arkasındaki en büyük gündem maddesi yine Mehdiyet’tir.

  • Siyonist Güçler: Kendi ezoterik inançları ve kehanetleri doğrultusunda bu dönemin yaklaşmakta olan “Büyük Hesaplaşma” (Armagedon) ve İslam’ın küresel galebe dönemi olduğunu bildikleri için panik halinde operasyonlar yürütmektedir.
  • Bölgesel Aktörler: Tüm askeri ve siyasi stratejilerini bu büyük kırılma noktasına göre şekillendirerek Mehdiyet eksenli bir siyaset gütmektedir.
    Dünyanın devasa orduları, istihbarat örgütleri ve strateji merkezleri gece gündüz bu hakikati konuşup buna göre pozisyon alırken, Müslümanların kendi kurtuluş müjdelerine karşı duyarsızlaştırılmak istenmesi tam bir akıl tutulmasıdır.

Hiçbir Batıl Güç Bu Davayı Gündemden Düşüremez

Müslümanların kalbindeki ümidi kırmak, onları dünyevi kaosun içinde çaresiz bırakmak isteyen batıl odaklar iyi bilmelidir ki:

“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf Suresi, 8)

Mehdiyet davası, yeryüzünün adaletsizlikle dolduğu bir dönemde adaletin tecelli edeceğinin adıdır. Bu dava ne bencil yapıların sansürleriyle engellenebilir ne de batıl grupların “gündem dışı bırakma” çabalarıyla yok edilebilir.
Uyanık Olalım!
Savaşların, ekonomik krizlerin ve manevi buhranların yeryüzünü kuşattığı bu kritik eşikte, İslam dünyasının en büyük motivasyon kaynağı olan Mehdiyet inancını basitleştirmeye veya unutturmaya çalışanların oyunlarına gelmeyelim. Gözümüzü dünyadaki olayların arkasındaki manevi hakikatlere dikelim ve unutmayalım: Zifiri karanlığın en koyu olduğu an, şafağın en yakın olduğu andır.