Tağut Nedir?

Tağut Nedir?
22.01.2026 22:27
67
A+
A-

Tağut Nedir?

Tağut, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen önemli bir kavramdır. Sözlük anlamı “haddi aşan, azgınlıkta ileri giden, taşan” demektir. Istılahî (dini) manada ise Allah’tan başka tapınılan, O’na karşı isyan eden, kulları hak yoldan saptıran her şey tağuttur. Bu; şeytan, putlar, kâhinler, sihirbazlar, zalim liderler, bâtıl düzenler, hevâ ve hevese uyan nefis veya Allah’ın hükmü yerine kendi arzularını ilah edinen her varlık ve sistem olabilir.

Kur’ân-ı Kerîm’de tağut kelimesi tam 8 ayette geçer ve imanın temel şartlarından biri olarak tağutu inkâr etmek emredilir.

Kur’ân-ı Kerîm’den Tağut ile İlgili Bazı Ayet-i Kerimeler

  1. Bakara Suresi 256. Ayet
    لَا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ ۖ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ ۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىٰ لَا انْفِصَامَ لَهَا ۗ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
    Meali: “Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, sapıklıktan ayrılmıştır. Artık kim tağutu inkâr edip Allah’a iman ederse, kopması mümkün olmayan en sağlam kulp’a (kelime-i tevhîde) sarılmış olur. Allah işitendir, bilendir.” Bu ayet, imanın iki temel şartını açıkça beyan eder: Tağutu reddetmek ve yalnız Allah’a iman etmek.
  2. Bakara Suresi 257. Ayet
    اللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ ۖ وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ إِلَى الظُّلُمَاتِ ۗ أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
    Meali: “Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin dostları ise tağuttur; onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar cehennemliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.”
  3. Nisâ Suresi 60. Ayet
    أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُوا بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوا أَنْ يَكْفُرُوا بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَعِيدًا
    Meali: “Kendilerine Kitap’tan nasip verilenleri görmedin mi? Tağutun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Oysa onlar, tağutu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklığa düşürmek ister.”
  4. Mâide Suresi 60. Ayet
    قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللَّهِ ۚ مَنْ لَعَنَهُ اللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَ ۚ أُولَٰئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ عَنْ سَوَاءِ السَّبِيلِ
    Meali: “De ki: Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lânetlediği, gazap ettiği, bir kısmını maymunlara ve domuzlara çevirdiği ve tağuta tapan kimseler… İşte bunlar yeri daha kötü ve yoldan daha çok sapmış olanlardır.”

Bu ayetler, tağuta iman etmenin veya ona boyun eğmenin insanı en kötü duruma düşürdüğünü, tağutu inkâr etmenin ise imanın ve kurtuluşun şartı olduğunu vurgular.

Hadis-i Şeriflerden Tağut Hakkında Bazı Rivayetler

Hadislerde tağut genellikle putlar, Câhiliye dönemi azgın güçleri veya Allah’tan başkasına tapılan varlıklar bağlamında geçer.

  • Sahih hadis kaynaklarında (Buhârî, Müslim) rivayet edildiği üzere, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Tağutlara ve atalara yemin etmeyin.”
    (Buhârî, Eymân 4-6; Müslim, Eymân 6)
    Bazı rivayetlerde buradaki tağutların Câhiliye putları olan Lât ve Uzzâ olduğu açıklanmıştır.
  • Başka bir sahih rivayette kıyamet günü insanları taptıklarına tabi olacakları bildirilir:
    “…Güneşe tapan güneşe, aya tapan aya, tağutlara tapanlar da tağutlara tabi olur…”
    (Buhârî ve Müslim’de benzer rivayetler)

Bu hadisler, tağuta uymanın kişiyi ahirette onunla beraber cehenneme sürükleyeceğini gösterir.

Sonuç

Tağut, Allah’ın ulûhiyetine ortak koşulan her şeydir. Müslüman için en önemli görev, önce tağutu kalben, dille ve fiilen inkâr etmek, sonra da yalnız Allah’a iman edip O’na teslim olmaktır. Bu, kelime-i tevhidin iki şartıdır: Lâ ilâhe (tağutu reddetmek) ve illallah (Allah’a iman etmek).

Allah bizleri tağuttan uzak tutsun, tağutu inkâr edip sağlam kulpa (tevhîde) sarılan kullarından eylesin. Âmîn.