Hz. Sâlih (Aleyhisselâm) ve Semûd Kavmi Kıssası

Hz. Sâlih (Aleyhisselâm) ve Semûd Kavmi Kıssası
12.01.2026 14:57 | Son Güncellenme: 12.01.2026 15:22
15
A+
A-

Hz. Sâlih (Aleyhisselâm) ve Semûd Kavmi Kıssası

Hz. Sâlih (a.s.), Kur’ân-ı Kerîm’de ismi açıkça zikredilen peygamberlerden biridir. Kendisi, Âd kavminden sonra gelen ve güçlü bir medeniyet kurmuş olan Semûd kavmine gönderilmiştir. Bu kavim, kayaları ve dağları oyarak muhteşem evler, saraylar yapan, ileri düzeyde mimariye sahip, refah içinde yaşayan bir topluluktu. Ancak şirk, azgınlık, nankörlük ve taşkınlıkta ileri gitmişlerdi.

Allah Teâlâ, bu kavme kendi aralarından, soylu ve güvenilir bir zat olan kardeşleri Sâlih’i peygamber olarak gönderdi. Hz. Sâlih (a.s.), kavmine yıllarca tevhid çağrısı yaptı:

“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O, sizi topraktan yarattı ve yeryüzünde yerleşip imar etmenizi diledi. O halde O’ndan mağfiret dileyin, sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim, (tövbe edenlere karşı) çok yakın, (duaları) çok kabul edendir.”
(Hûd Suresi, 61)

Kavmi ise bu çağrıya karşı çıktılar. Hz. Sâlih’in dâvetinden önce onu seven, hakkında güzel düşünen kavmi, peygamberlik geldikten sonra ona şöyle dediler:

“Ey Sâlih! Bundan önce sen aramızda ümit beslenen, kendisinden hayır beklenen biriydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi mi alıkoyuyorsun?”
(Hûd Suresi, 62)

Hz. Sâlih (a.s.) ise sabırla cevap verdi:

“Ey kavmim! Düşündünüz mü; ya ben Rabbimden apaçık bir delil üzere isem ve bana katından bir rahmet vermişse? O halde O’na isyan edersem Allah’tan beni kim kurtarabilir? Siz bana sadece ziyan artırırsınız!”
(Hûd Suresi, 63)

En Büyük Mucize: Allah’ın Dişi Devesi

Kavmi, inatla mucize talep etti. Bunun üzerine Allah, büyük bir mucize olarak dişi deveyi gönderdi. Bu deve, kayadan çıkan olağanüstü bir varlıktı ve kavme apaçık bir âyet idi. Hz. Sâlih şöyle buyurdu:

“Ey kavmim! İşte bu, Allah’ın size gönderdiği bir mûcizedir. Onu bırakın da Allah’ın arzında otlasın; sakın ona kötülükle dokunmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
(A’râf Suresi, 73)

Allah, devenin su içme hakkı olduğunu bildirdi: Bir gün deve içer, bir gün kavim içer diye ayrılmıştı. Ancak kavmin ileri gelenleri, azgınları ve ileri gelen kibirli kimseleri bu mucizeye bile tahammül edemediler. Nihayet aralarında en bedbaht olanı öne çıktı ve Allah’ın emrine karşı gelerek dişi deveyi kesip öldürdüler.

“Derken o dişi deveyi kesip öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı geldiler. ‘Ey Sâlih! Eğer gerçekten peygamberlerden isen, bizi tehdit edip durduğun azabı getir bakalım!’ dediler.”
(A’râf Suresi, 77)

Hz. Sâlih (a.s.) onlara son ihtarda bulundu:

“Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanlanmayacak bir vaaddir.”
(Hûd Suresi, 65)

Helak ve İbret

Üç günün sonunda Allah’ın emri geldi. Semûd kavmine korkunç bir sarsıntı (zilzele) ve şiddetli bir çığlık (sayha) gönderildi. Kavmin tüm ileri gelenleri, kibirli liderleri ve azgınları yerle bir oldu.

“Semûd (kavmi) de peygamberlerini yalanladı. Kardeşleri Sâlih onlara demişti ki: ‘Artık Allah’tan korkup sakınmaz mısınız? Şüphesiz ben size Rabbimden (gelen) bir emânetim. Allah’ın size (mucize olarak) gönderdiği şu dişi deveye dokunmayın da sizi yakalamasın.’ Fakat onlar onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri, günahları sebebiyle onları yerle bir etti ve orayı dümdüz etti.”
(Şems Suresi, 11-14)

“Nihâyet emrimiz gelince Sâlih’i ve beraberindeki iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; o günün rezilliğinden (azabından) onları koruduk. Şüphesiz Rabbin, (her şeyi) çok güçlü, (her şeye) galip gelen, mutlak izzet sahibidir.”
(Hûd Suresi, 66)

Hadis-i Şeriflerde Hz. Sâlih

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Sâlih kıssasından ibret almak için ashâbına şu uyarıda bulunmuştur:

“Medâin-i Sâlih’ten (Sâlih kavminin yurdu) geçerken, ağlayarak geçin. Çünkü onların başına gelen azap sizin de başınıza gelebilir.”
(Buhârî, Enbiyâ 17; Müslim, Zühd 39 – mana olarak)

Bu hadis, Semûd kavminin kalıntılarının (bugünkü Medâin Sâlih / el-Hicr bölgesi) üzerinden geçerken ağlanarak ve ibret alınarak geçilmesi gerektiğini öğütler.

Ders ve İbret

Hz. Sâlih kıssası bize şunu öğretir:

  • Mucizeler bile kalbi katılaşmış kimseleri kurtarmaz.
  • Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük ve azgınlık, helaki getirir.
  • Peygamberlerin dâvetine kulak tıkamak, en büyük felakettir.
  • Allah, mümin kullarını her zaman korur ve zalimleri er ya da geç cezalandırır.

Allah bizleri, geçmiş kavimlerin hatalarından korusun ve sâlih kullarından eylesin. Âmin.