İlmin Yarısı ve Adaletin Terazisi: İslam’da Miras Hukuku
İlmin Yarısı ve Adaletin Terazisi: İslam’da Miras Hukuku
İslam dini, toplumsal hayatı ve aile bağlarını en ince ayrıntısına kadar tanzim eden bir nizamdır. Bu nizamın milimetrik bir adalete dayanan en hassas dallarından biri de hiç şüphesiz feraiz (miras hukuku) ilmidir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), feraiz (miras hukuku) ilminin kul hakkını korumadaki hayati rolünü şu hadis-i şerifi ile dikkat çekmiştir:
تَعَلَّمُوا الْفَرَائِضَ وَعَلِّمُوهَا، فَإِنَّهَا نِصْفُ الْعِلْمِ، وَهُوَ يُنْسَى، وَهُوَ أَوَّلُ شَيْءٍ يُنْزَعُ مِنْ أُمَّتِي
“Feraiz ilmini öğreniniz ve onu insanlara öğretiniz. Çünkü o ilmin yarısıdır. O unutulur ve ümmetimden ilk çekilip alınacak olan şey odur.” (İbn Mâce, Ferâiz, 1)Kur’an-ı Kerim’in Çizdiği Sınırlar: Cennet ve Cehennem Terazisi
Pek çok hukuki meselenin genel çerçevesi Kur’an’da çizilip detayları sünnete bırakılmışken, miras payları bizzat Cenab-ı Hak tarafından belirlenmiştir. İslam, cahiliye döneminde mirastan mahrum bırakılan kadın ve çocukları ilahi bir güvence altına almıştır:
“Ana babanın ve akrabanın bıraktıklarından erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve akrabanın bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, azından da çoğundan da farz kılınmış birer hissedir.” (Nisâ Suresi, 7. Ayet)Miras paylarının detaylandırıldığı ayetlerin hemen ardından gelen şu iki ayet ise meselenin ciddiyetini, itaat edenlerin mükafatını ve uymayanların çetin azabını net bir şekilde ortaya koyar:
“İşte bütün bu hükümler, Allah’ın koyduğu sınırlardır (hududullah). Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu içinden nehirler akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.” (Nisâ Suresi, 13. Ayet)
“Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve O’nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı bir ateşe (cehenneme) sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisâ Suresi, 14. Ayet)Unutulan İlim ve Günümüz
Efendimizin (s.a.v.) “O unutulur ve ümmetimden ilk kaybolacak olan şey odur” uyarısı, bugünün dünyasına adeta bir aynadır. Günümüzde miras yüzünden bozulan akrabalıklar ve gasp edilen haklar, bu bilincin ne kadar zayıfladığını gösterir. İnsanlar üç günlük dünya malı için Allah’ın çizdiği sınırları çiğnemekte, farkında olmadan kendilerini ebedi bir azaba sürüklemektedir.
Miras, ölen kişinin bir lütfu değil, Allah’ın kulları arasında paylaştırdığı bir emanettir. Feraiz (miras hukuku) ilmine riayet etmek, sadece teknik bir hukuk kuralı değil; cehennem ateşinden korunup ahirette ebedi kurtuluşu sağlayacak en büyük kulluk borçlarından biridir.