Kur’ân-ı Kerîm’de Sabır: Sabırla İlgili Âyetler ve Mealleri
Kur’ân-ı Kerîm’de Sabır: Sabırla İlgili Âyetler ve Mealleri
Sabır, İslam’da müminlerin sahip olması gereken önemli ahlaki özelliklerden biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de sabretmek, Allah’a güvenmek, zorluklar karşısında dayanıklı olmak, ibadetlerde sebat etmek ve Allah’ın emirlerine bağlı kalmak üzerinde durulur. Allah Teâlâ, sabredenlerle beraber olduğunu, sabredenlere mükâfatlarının hesapsız verileceğini ve sabredenlerin müjdelendiğini bildirmiştir.
1. Bakara Suresi 45. Âyet
Arapça:
وَاسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ ۚ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلَّا عَلَى الْخَاشِعِينَ
Meali:
Sabır ve namazla Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
2. Bakara Suresi 153. Âyet
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ ۚ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
Meali:
Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.
3. Bakara Suresi 155. Âyet
Arapça:
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْأَمْوَالِ وَالْأَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ ۗ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ
Meali:
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!
4. Bakara Suresi 156. Âyet
Arapça:
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Meali:
Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz.” derler.
5. Bakara Suresi 157. Âyet
Arapça:
أُولَٰئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ ۖ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ
Meali:
İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet onlaradır. Doğru yolu bulanlar da işte onlardır.
6. Âl-i İmrân Suresi 146. Âyet
Arapça:
وَكَأَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُوا لِمَا أَصَابَهُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُوا ۗ وَاللَّهُ يُحِبُّ الصَّابِرِينَ
Meali:
Nice peygamberler vardır ki kendileriyle birlikte birçok Allah dostu savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik göstermemişler, zayıflamamışlar ve boyun eğmemişlerdir. Allah sabredenleri sever.
7. Âl-i İmrân Suresi 200. Âyet
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Meali:
Ey iman edenler! Sabredin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, cihat için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
8. Enfâl Suresi 46. Âyet
Arapça:
وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ ۖ وَاصْبِرُوا ۚ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
Meali:
Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
9. Hûd Suresi 11. Âyet
Arapça:
إِلَّا الَّذِينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُولَٰئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ
Meali:
Ancak sabredenler ve salih ameller işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
10. Nahl Suresi 96. Âyet
Arapça:
مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللَّهِ بَاقٍ ۗ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذِينَ صَبَرُوا أَجْرَهُمْ بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Meali:
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah’ın katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle karşılıklarını mutlaka vereceğiz.
11. Nahl Suresi 127. Âyet
Arapça:
وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِاللَّهِ ۚ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ
Meali:
Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımıyladır. Onlardan dolayı üzülme ve kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı sıkıntıya düşme.
12. Ankebût Suresi 59. Âyet
Arapça:
الَّذِينَ صَبَرُوا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Meali:
Onlar sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
13. Ankebût Suresi 69. Âyet
Arapça:
وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا ۚ وَإِنَّ اللَّهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ
Meali:
Bizim uğrumuzda çaba gösterenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Şüphesiz Allah, iyilik yapanlarla beraberdir.
14. Zümer Suresi 10. Âyet
Arapça:
قُلْ يَا عِبَادِ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْ ۚ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا فِي هَٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌ ۗ وَأَرْضُ اللَّهِ وَاسِعَةٌ ۗ إِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ أَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Meali:
De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
15. Mü’min Suresi 55. Âyet
Arapça:
فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ
Meali:
Öyleyse sabret. Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
16. Fussilet Suresi 35. Âyet
Arapça:
وَمَا يُلَقَّاهَا إِلَّا الَّذِينَ صَبَرُوا وَمَا يُلَقَّاهَا إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٍ
Meali:
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük bir nasip sahibi olan kimse kavuşturulur.
17. Şûrâ Suresi 43. Âyet
Arapça:
وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ
Meali:
Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, üzerinde kararlılık gösterilmeye değer işlerdendir.
18. Asr Suresi 1-3. Âyetler
Arapça:
وَالْعَصْرِ إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْرٍ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
Meali:
- Asra yemin olsun ki,
- İnsan gerçekten ziyan içindedir.
- Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
19. Beled Suresi 17. Âyet
Arapça:
ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِ
Meali:
Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve merhameti tavsiye edenlerden olmak.
20. İnsan Suresi 12. Âyet
Arapça:
وَجَزَاهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَرِيرًا
Meali:
Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipeği mükâfat olarak vermiştir.
21. Furkân Suresi 75. Âyet
Arapça:
أُولَٰئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًا
Meali:
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar, orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
Sonuç
Kur’ân-ı Kerîm’e göre sabır, müminin hem sıkıntılar karşısında hem de Allah’a kulluk yolunda göstermesi gereken önemli bir erdemdir. Sabır; musibetler karşısında Allah’a yönelmek, ibadetlerde sebat etmek, kötülüklerden uzak durmak ve doğru yolda kararlılıkla ilerlemektir.
Allah Teâlâ, sabredenleri sevdiğini, onlarla beraber olduğunu ve onların mükâfatlarını hesapsız vereceğini bildirmiştir. Mümin, hayatın zorlukları karşısında ümitsizliğe düşmemeli; Allah’a güvenmeli, sabır ve namazla O’ndan yardım dilemelidir.