Küresel Mühendislik: Terör Laboratuvarları ve İslamofobi Yapbozu
Küresel Mühendislik: Terör Laboratuvarları ve İslamofobi Yapbozu
Yirmi birinci yüzyılın en büyük gerçeklerinden biri, Orta Doğu ve çevresinde aniden türeyen, vahşet yöntemleriyle dünya medyasının manşetlerine oturan radikal terör örgütleridir. El-Kaide, DEAŞ (IŞİD), PKK ve FETÖ gibi yapılar, ilk bakışta birbirinden farklı ideolojilere, etnik kökenlere veya dini söylemlere sahipmiş gibi görünse de, ipleri takip edildiğinde tek bir merkeze çıkar: Amerika merkezli küresel strateji merkezleri ve terör laboratuvarları.
Bu örgütlerin hiçbiri tesadüfen, sosyolojik bir patlamayla ya da saf inanç motivasyonlarıyla kurulmamıştır. Hepsi, İslam coğrafyasını dizayn etmek, kaynakları sömürmek ve en önemlisi dünya genelinde yapay bir düşman yaratmak için kurgulanmış şeytani bir planın aparatlarıdır.
Laboratuvarda Üretilen “Frankensteinlar”
Amerika merkezli derin yapıların terör mühendisliği yeni bir olgu değildir. Tarihsel süreç incelendiğinde bu laboratuvarların çalışma prensipleri net bir şekilde görülür:
- El-Kaide ve Taliban: Sovyet işgaline karşı “yeşil kuşak” projesinin bir parçası olarak bizzat Amerika tarafından fonlanan, silahlandırılan ve lojistik destek sağlanan bu yapılar, görevleri bittiğinde küresel müdahale gerekçesi haline getirilmiştir. 11 Eylül süreciyle birlikte, İslam’ı “terör” ile eşitleyen yeni bir küresel Amerikan doktrininin öncüsü yapılmışlardır.
- DEAŞ (IŞİD): Amerika’nın Irak’ı işgali ve Suriye’deki otorite boşluğunun ardından, adeta bir halkla ilişkiler (PR) şirketi gibi profesyonel videolarla, vahşet sahneleriyle sahneye sürülmüştür. Amaç, İslam’ın kutsal kavramlarını (Cihat, Hilafet) barbarlıkla özdeşleştirerek modern dünyanın zihnine kazımaktır.
- FETÖ: Dinler arası diyalog ve ılımlı İslam maskesi altında, doğrudan Amerikan istihbarat servislerinin korumasında büyütülen bu yapı, Müslüman bir toplumun devlet mekanizmasını içeriden çökertmek ve İslam’ın içini boşaltmak için tasarlanmış sofistike bir laboratuvar ürünüdür.
- PKK/YPG: Bölgede etnik parçaçılığı körüklemek ve İslam kardeşliğini dinamitlemek için Amerikan yönetimi tarafından tırlar dolusu modern silahla desteklenen, seküler bir maşa olarak kullanılan bir diğer laboratuvar çıktısıdır.
Şeytani Planın Nihai Hedefi: İslamofobi Endüstrisi
Bu örgütlerin vahşi eylemleri, Amerikan medyasının ve küresel propaganda makinesinin gücüyle birleştiğinde ortaya tek bir sonuç çıkmaktadır: İslamofobi.
Bugün İslamofobi, sadece cahil insanların duyduğu bireysel bir korku değil; milyarlarca dolarlık bütçesi olan, siyaseti şekillendiren Amerika merkezli küresel bir endüstridir. Tasarlanan bu şeytani planın temel hedefleri şunlardır:
- Zihinsel İşgal: Amerikan kamuoyuna ve dünyaya “Müslümanlar barbar ve tehlikelidir” algısı aşılanarak, İslam coğrafyalarına yapılan askeri müdahaleler, işgaller ve katliamlar meşrulaştırılır.
- İslam’ın Yayılışını Durdurmak: Amerika ve genel olarak dünya genelinde hızla büyüyen ve arayış içinde olan kitlelerin İslam’a yönelmesi, bu yapay terör canavarları gösterilerek korkuyla engellenir.
- Coğrafi Bölünme: “Terörle mücadele” bahanesiyle haritalar yeniden çizilir, enerji koridorları kontrol altına alınır ve bölge halkları birbirine kırdırılır.
Küresel Oyunu Bozmak
Sonuç olarak; El-Kaide’nin vahşeti de, DEAŞ’ın tiyatral katliamları da, FETÖ’nün sinsi sızmaları da aynı tezgahın ürünleridir. Bu yapılar İslam’ın değil, onu bir tehdit olarak gören ve kendi hegemonya süreçlerini devam ettirmek isteyen Amerika’nın ve onun terör laboratuvarlarının eseridir.
Bu şeytani planı bozmanın ilk adımı, masadaki piyonlara değil, o piyonları hareket ettiren okyanus ötesindeki Amerikan merkezli ellere bakmak ve sergilenen bu küresel senaryonun farkına varmaktır.