Kibir: İnsanı Allah’ın Rahmetinden Uzaklaştıran Tehlikeli Bir Hastalık

Kibir: İnsanı Allah’ın Rahmetinden Uzaklaştıran Tehlikeli Bir Hastalık
22.01.2026 22:23
79
A+
A-

Kibir: İnsanı Allah’ın Rahmetinden Uzaklaştıran Tehlikeli Bir Hastalık

Kibir (tekebbür), insanın kendini beğenmesi, başkalarını küçük görmesi, hakka karşı büyüklenerek boyun eğmemesi anlamına gelir. İslam’da kibir, en büyük günahlardan biri kabul edilir ve hem Kur’ân-ı Kerim’de hem de sahih hadislerde şiddetle yerilir. Kibir, şeytanın Âdem’e secde etmemesinin temel sebebidir ve insanı felakete sürükleyen en tehlikeli huylardan biridir.

Kur’ân-ı Kerim’de Kibir ve Büyüklenme

Kur’ân, kibirlenenleri defalarca kınar ve onların âkıbetini cehennemle haber verir:

  • Lokman Suresi, 18. Ayet
    “Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah, kibirle kasılan, kendini beğenmiş, çokça övünüp duran kimseleri sevmez.”
  • A’raf Suresi, 12-13. Ayetler (Şeytan’ın kibri anlatılır)
    Allah: “Sana emrettiğimde seni secde etmekten ne alıkoydu?” dedi. (İblis): “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Allah: “Öyle ise in oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! Artık sen aşağılananlardansın” buyurdu.
  • Mü’min Suresi, 60. Ayet
    “Rabbiniz şöyle buyurmuştur: Bana dua edin, size icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir.”
  • Nahl Suresi, 29. Ayet
    “Haydi, içinde ebedî kalmak üzere girin cehennemin kapılarından içeri! Büyüklenip duranların kalacağı yer ne kötüdür!”

Kur’ân, kibirli kimselerin hakka karşı büyüklenerek inkâr ettiklerini (Firavun, Karun gibi) ve bu yüzden helâk olduklarını pek çok yerde örnekler.

Sahih Hadislerde Kibir

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kibrin ne kadar tehlikeli olduğunu çok net ifadelerle açıklamıştır:

  • Kalbinde zerre kadar kibir bulunan cennete giremez
    Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’dan rivayetle:
    Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:
    “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.”
    Bir adam: “İnsan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever, bu kibir midir?” diye sordu.
    Peygamberimiz: “Hayır. Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir; hakkı reddetmek ve insanları hor/hakir görmektir” buyurdu.
    (Müslim, Îmân, 147-149; Ebû Dâvûd, Libâs, 26)
  • Hardal tanesi kadar kibir
    Başka bir rivayette:
    “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.”
    (Müslim, Îmân bölümü; Tirmizî, Birr, 61)
  • Kibirliye karşı tavır
    “Üç sınıf insan vardır ki, kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz ve onları temize çıkarmaz: Kibirli, iyiliği başa kakan ve malını yalan yere satmak için yemin eden.”
    (Müslim)
  • Allah’ın kibirlilerden nefret etmesi
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
    “Allah kaba, kibirli ve çalımlı olandan nefret eder.”
    buyurmuştur.

Sonuç: Kibirden Sakınmak ve Tevazu Sahibi Olmak

Kibir, insanı Allah’ın rahmetinden uzaklaştırır, şeytanın yoluna sokar ve âhirette en ağır azaba sebep olur. Gerçek büyüklük, Allah’a karşı tevazu ve kullukta, insanlara karşı ise alçak gönüllülükte gizlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayatı boyunca en mütevazı örnek olmuş, “Ben bir kulum, kul gibi yer, kul gibi içerim” demiştir.

Kalbimizi kibirden arındırmak için dua edelim:
“Allah’ım! Bizi kibirden, kendini beğenmişlikten ve büyüklenmekten koru. Bize tevazu ve alçak gönüllülük nasip et. Âmin.”

Kibirden uzak, tevazu ile dolu bir hayat hepimizin en büyük sermayesidir.