Arılar: Allah’ın Mucizevi Sanatkarları

Arılar: Allah’ın Mucizevi Sanatkarları
15.01.2026 23:25 | Son Güncellenme: 16.01.2026 16:58
67
A+
A-

Arılar: Allah’ın Mucizevi Sanatkarları

Kur’ân-ı Kerim’de arılar, özellikle Nahl Suresi‘nde (Arı Suresi) özel bir yere sahiptir. Allah Teâlâ, bu küçük ama hayret verici canlıyı vahiy (ilham) alan bir varlık olarak zikreder ve onlardan çıkan balı insanlara şifa kaynağı olarak tanıtır. Bu, hem yaratılışın inceliğini hem de ilahi hikmeti gösteren en çarpıcı delillerden biridir.

Nahl Suresi 68-69. ayetlerde Rabbimiz şöyle buyurur:

“Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: ‘Dağlarda, ağaçlarda ve insanların kurdukları çardaklarda kendine göz göz evler (kovanlar) edin. Sonra her türlü meyveden (çiçekten) ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir (boyun eğerek yürü)!’ Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlara şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette bir ibret (ayet) vardır.” (Nahl, 16/68-69 – Diyanet meali)

Bu ayetlerde dikkat çeken noktalar şunlardır:

  • Arıya vahiy (ilham) edilmesi: Allah’ın doğrudan ilhamıyla hareket etmesi, onun sıradan bir böcek olmadığını gösterir.
  • Altıgen peteklerin matematiksel mükemmelliği, dağlarda ve ağaçlarda yuva yapması.
  • Çiçekten çiçeğe en verimli yolları bulması (bugün “arı dansı” olarak bilinen yön bulma sistemi).
  • Karınlarından çıkan balın çeşitli renk ve tatlarda olması.
  • En önemlisi: İnsanlara şifa oluşu.

Balın şifası, modern tıpta da bilimsel olarak kabul edilen bir gerçektir. Antibakteriyel, antioksidan, yara iyileştirici özellikleriyle binlerce yıldır kullanılan bir nimettir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de balı ve arı ürünlerini övmüş, şifa kaynağı olarak tavsiye etmiştir. İşte bazı sahih hadisler:

  • “Şifa iki şeydedir: Balda ve Kur’ân’da.” (İbn Mâce, Tıb, 7; benzer rivayetler)
  • Bir sahâbînin kardeşi hastalanınca Resûlullah (s.a.v.) bal şerbeti içirmesini tavsiye etmiş, hatta birkaç kez tekrarlatmıştır. Sonunda “Kardeşinin karnı yalan söyledi (bal fayda eder)” buyurmuştur. (Buhârî ve Müslim’de geçen meşhur olay)
  • “Hastalarınızı bal ve Kur’ân ile tedavi ediniz.” (Hasen rivayetler arasında yer alır)

Başka bir ifadede Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

  • “Üç şeyde şifa vardır: Bal şerbeti içmekte, kan aldırmakta ve dağlamakta (ateşle).” (Buhârî, Tıb)

Arılar aynı zamanda müminlere de örnektir. Hadislerde mümin, “Bal arısı gibi olur: Konar ama kırmaz, yer ama bozmaz, sadece güzel yerlere konar.” şeklinde tarif edilir. (Tirmizî ve benzeri rivayetler)

Arı, nektarı toplarken ne ağaca zarar verir ne de çiçeği kirletir. Sadece alır ve verir. Balı da tertemiz, bozulmayan bir nimet olarak sunar. Bu, müminin de dünyadan geçerken hayırla anılması, faydalı olup zarar vermemesi gerektiğini hatırlatır.

Sonuç olarak arı, küçücük bedeninde büyük hikmetler taşıyan bir varlıktır. Onun petekleri geometrinin mucizesi, balı tıbbın hediyesi, hareketi ise ilahi ilhamın delilidir.

Düşünen bir kalp için arıda nice ayet vardır…

Allah’ın yarattığı bu nimetlere şükürler olsun. Balı helalinden yiyelim, şifasından istifade edelim ve arının ahlakından ders alalım.