Allah’ın Rızası: Kur’ân-ı Kerîm Âyetleri ve Mealleri Işığında
Allah’ın Rızası: Kur’ân-ı Kerîm Âyetleri ve Mealleri Işığında
Allah’ın rızasını kazanmak, Müslümanın hayatındaki temel hedef olmalıdır. Müminin ibadetlerinin, güzel davranışlarının, iyiliklerinin ve salih amellerinin temel amacı Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Dünya hayatındaki makam, mal, şöhret ve insanların takdiri geçicidir. Asıl kazanç, Allah’ın rızasını elde etmek ve O’nun razı olduğu kullar arasında yer almaktır.
Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın rızasının önemi, O’nun rızasını arayan kulların özellikleri ve bu rızaya ulaşmanın yolları birçok âyette açıklanır.
1. Allah’ın Rızası Her Şeyden Üstündür
Tevbe Sûresi, 72. Âyet
Arapça:
وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
Meali:
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içlerinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmiştir. Allah’ın rızası ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.
Bu âyet, Allah’ın rızasının cennet nimetlerinden bile üstün olduğunu bildirir. Bu nedenle Müslümanın temel hedefi, yalnızca dünya nimetlerini elde etmek veya cennetin nimetlerine kavuşmak değil, öncelikle Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah’ın rızasını kazanmak, müminin bütün hayatına yön veren en önemli amaçtır.
2. Allah’ın Rızasını Kazanmak İçin Fedakârlık Yapmak
Bakara Sûresi, 207. Âyet
Arapça:
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ
Meali:
İnsanlardan öylesi de vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına karşı çok şefkatlidir.
Allah’ın rızasını temel hedef edinen kişi, hayatını bu amaca göre düzenler. Kararlarında Allah’ın emirlerini gözetir, iyilik yaparken karşılık beklemez ve doğru bildiği yoldan dünyevî çıkarları uğruna vazgeçmez.
3. Allah’ın Rızasını Kazanmak ve Takva Sahibi Olmak
Âl-i İmrân Sûresi, 15. Âyet
Arapça:
قُلْ اَؤُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ
Meali:
De ki: “Size, onlardan daha iyisini haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içlerinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
Allah’ın rızasını kazanmak isteyen mümin, takvayı esas alır. Haramdan sakınır, Allah’ın emirlerini yerine getirir ve davranışlarında O’nun hoşnutluğunu gözetir. Takva, Allah’ın rızasını arayan bir hayatın temel unsurlarındandır.
4. Allah’ın Rızasını Gözetmek ve Doğru Yolda Yürümek
Mâide Sûresi, 16. Âyet
Arapça:
يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Meali:
Allah, rızasını gözetenleri bu kitapla kurtuluş yollarına ulaştırır, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve dosdoğru bir yola iletir.
Müslüman, hayatındaki temel hedefin Allah’ın rızası olduğunu unutmamalıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in rehberliğine uymak, hak ve adaletten ayrılmamak, iyiliği tercih etmek ve kötülüklerden uzak durmak bu hedef doğrultusunda yaşamanın gereğidir.
5. İbadetleri Yalnız Allah İçin Yapmak
Beyyine Sûresi, 5. Âyet
Arapça:
وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِ
Meali:
Oysa onlara, dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.
Allah’ın rızasını kazanmak, ibadetlerde ihlaslı olmayı gerektirir. Mümin namazını, orucunu, zekâtını ve diğer ibadetlerini Allah’a kulluk amacıyla yerine getirir. İnsanların övgüsünü kazanmak veya gösteriş yapmak yerine Allah’ın hoşnutluğunu hedefler.
6. Allah Rızası İçin İyilik Yapmak
İnsân Sûresi, 8. Âyet
Arapça:
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا
Meali:
Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
İnsân Sûresi, 9. Âyet
Arapça:
اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا
Meali:
“Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz; sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.”
İnsân Sûresi, 10. Âyet
Arapça:
اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا
Meali:
“Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günde Rabbimizden korkarız.”
Bu âyetler, Allah rızası için yapılan iyiliklerin nasıl olması gerektiğini gösterir. Mümin, yoksula, yetime ve ihtiyaç sahibine yardım ederken karşılık beklemez. İyiliğin temel amacı insanların takdirini kazanmak değil, Allah’ın rızasını elde etmektir.
7. Allah Rızası İçin Harcamak
Bakara Sûresi, 272. Âyet
Arapça:
لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Meali:
Onları doğru yola iletmek sana düşmez, fakat Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak yaptığınız harcamalar kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için harcama yaparsınız. Hayır olarak yaptığınız her harcamanın karşılığı size eksiksiz olarak verilir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.
İnfak ve yardım, Allah’ın rızasını kazanma amacıyla yapıldığında kulluğun önemli bir parçası olur. Mümin, malını yalnızca kendi çıkarı için kullanmaz; ihtiyaç sahiplerini gözetir ve Allah’ın verdiği nimetleri hayır yolunda değerlendirir.
8. Allah’ın Rızasını Kazanmak İçin Sabretmek
Ra‘d Sûresi, 22. Âyet
Arapça:
وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِ
Meali:
Onlar, Rablerinin rızasını kazanmak için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
Sabır, namaz, infak ve kötülüğe iyilikle karşılık verme, Allah’ın rızasını arayan kulların özellikleri arasındadır. Mümin, zorluklarla karşılaştığında da Allah’ın rızasını temel hedef olarak görür ve doğru yoldan ayrılmamaya çalışır.
Sonuç: Müslümanın Temel Hedefi Allah’ın Rızasını Kazanmaktır
Müslümanın hayatındaki temel hedef Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. İman, ibadet, ahlak, aile hayatı, ticaret, insanlarla ilişkiler ve yapılan bütün iyilikler bu hedef doğrultusunda şekillenmelidir.
İnsanların övgüsü, dünya malı, makam ve şöhret geçicidir. Bunlar uğruna Allah’ın emirlerinden uzaklaşmak, müminin asıl amacına aykırıdır. Önemli olan, her durumda Allah’ın hoşnutluğunu gözetmek, O’nun emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmaktır.
Allah’ın rızasını kazanmak isteyen kişi, yaptığı ibadetlerde ihlaslı olur, iyiliklerinde karşılık beklemez, hak ve adaleti gözetir, sabreder ve salih ameller işler. Hayatının her alanında kendisine şu soruyu sorar: “Yaptığım bu iş Allah’ın rızasına uygun mu?”
Bu anlayışla yaşayan müminin en büyük arzusu, Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun razı olduğu kullar arasında yer almaktır. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’in bildirdiği üzere, Allah’ın rızası en büyük kurtuluştur.