Cömertlik ve Güzel Ahlâk
- “Mizana ilk konacak amel, güzel ahlak ve cömertliktir.” (Hz. Muhammed s.a.v.)
- “Bu dîn, Zâtʼım için seçip râzı olduğum bir dîndir. Ona ancak cömertlik ve güzel ahlâk yakışır. Müslüman olarak yaşadığınız müddetçe, onu bu iki hasletle yüceltiniz!” (Heysemî, VIII, 20; Ali el-Müttakî, VI, 392)
- “Kıyâmet gününde mü’min kulun terâzisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder.” (Tirmizî, Birr, 62/2002)
- “Allahu Teâlâ, cömertlikle güzel huyu sever, cimrilikle kötü huyu sevmez.” (Berika)
- “Cömertlik, dalları dünyaya sarkmış bir Cennet ağacıdır. Kim bu ağacın bir dalına tutunursa, bu dal onu Cennete götürür. Cimrilik de, dalları dünyaya sarkan Cehennem ağacıdır. Bu dalın birine yapışan, Cehenneme gider.” (Beyheki)
- “Rabbim, ‘İbrahim cömert olduğu için, dost edindim’ buyurdu.” (Taberani)
- “Cennet, cömertler yurdudur.” (Ebuşşeyh)
- “Ebdal denilen evliya, çok namaz kıldığı, çok oruç tuttuğu için değil, cömertlik ve halka nasihat etmeleri sebebiyle Cennete girer.” (Ebu Nuaym)
- “Allahu Teâlânın evliyasının hepsi cömert ve güzel ahlaklıdır.” (Dare Kutni)
- “Aman cimrilikten son derece sakının! Sizden öncekileri cimrilik helak etmiştir.” (Müslim)
- “Cömert olun ki, Allahü teâlâ da size cömertlik etsin! İyi bilin ki cimrilik küfürdendir, küfrün yeri de Cehennemdir.” (Deylemi)
- “Cömert, Allah’a, insanlara, Cennete yakın, Cehennemden uzaktır. Cimri ise bunun aksinedir.” (Tirmizi)
- “Cömertlik iman sağlamlığından ileri gelir. İmanı sağlam olan Cehenneme girmez. Cimrilik, şekten, şüpheden meydana gelir. [İmanda] şüphesi olan da Cennete giremez.” (Deylemi)
- “Allahu Teâlâ cömerdi, gece gündüz ibadet eden cimriden daha çok sever.” (Tirmizi)
- “Kim, helâl kazancından bir hurma kadar sadaka verirse, – ki Allah, helalden başkasını kabul etmez – Allah o sadakayı kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.” (Buhârî, Zekât 8; Tevhîd 23; Müslim, Zekât 63, 64)
- “Cimri ile cömerdin durumu, göğüsleri ile köprücük kemikleri arasına zırh giyinmiş iki kişinin durumuna benzer. Cömert, sadaka verdikçe, üzerindeki zırh genişler, uzar, ayak parmaklarını örter ve ayak izlerini siler. Cimri ise, bir şey vermek istediğinde zırhın halkaları birbirine iyice geçer, onu sıkıştırır; genişletmek için ne kadar çalışsa da başaramaz.” (Buhârî, Cihâd 89; Zekât 28, Talâk 24; Libâs 9; Müslim, Zekât 76-77)
- “Sadaka vermek malı eksiltmez. Kul başkalarının hatalarını bağışladıkça Allah da onun şerefini arttırır. Kim Allah için alçak gönüllü davranırsa, Allah da onu yükseltir.” (Müslim, Birr 69)
- “Ey âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen senin için iyi; vermemen kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden üstündür.” (Müslim, Zekât 97)
- “Kırk iyilik vardır. Bunların en üstünü, birisine sağıp sütünden faydalanması için ödünç olarak sütlü bir keçi vermektir. Kim, sevabını umarak ve mükafatını Allah’ın vereceğine inanarak bu kırk hayırdan birini işlerse, Allah Teala onu bu sebeple cennete koyar.” (Buhârî, Hibe 35)
- “Bir insanın kalbinde cimrilik ve iman asla bir arada bulunmaz.” (Nesâî, Cihâd, 8)