Kelime-i Şehadet: Tevhidin Işığı ve Kurtuluşun Müjdesi

Kelime-i Şehadet: Tevhidin Işığı ve Kurtuluşun Müjdesi
22.01.2026 17:57
37
A+
A-

Kelime-i Şehadet: Tevhidin Işığı ve Kurtuluşun Müjdesi

Kelime-i Şehadet, İslam’ın özü, imanın temeli ve kalbin en samimi yemini olan o mübarek sözdür:

“Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.”

Bu kelimeyi ihlasla söyleyen kul, şirkin karanlığından kurtulur, Allah’ın birliğine ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in risâletine şahitlik ederek ebedi saadete kapı aralar.

Kur’ân-ı Kerim’de tevhidin bu yüce hakikati şöyle beyan edilir:

“Allah, kendisinden başka ilâh olmadığına şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de adaleti ayakta tutarak buna şahitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
(Âl-i İmrân, 3/18)

Allah’ın kendi zatıyla şahit olduğu bu gerçeğe, mümin de “eşhedü” diyerek katılır ve ilahi şahitliğe iştirak eder.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, İslam’ın esaslarını sayarken Kelime-i Şehadet’i en başa koyar:

“İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücün yeterse Beytullah’ı hacetmek.”
(Buhârî, Îmân 1-2; Müslim, Îmân 1)

Başka bir rivayette ise şöyle buyurur:

“İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”
(Buhârî, Îmân 2)

Ubâde bin Sâmit radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Her kim, ‘Şehâdet ederim ki tek olan Allah’tan başka ilâh yoktur, (ortağı da yoktur); Muhammed O’nun kulu ve elçisidir; İsa da Allah’ın kulu ve Allah’ın kullarından bir kadının oğlu, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve Allah’tan (gelen) bir ruhtur…’ der ve bunu kalbiyle tasdik ederse, Allah onu cennetine koyar.”
(Buhârî ve Müslim)

Enes bin Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muâz bin Cebel’i terkisine almışken ona üç defa seslendi ve buyurdu:

“Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve Resûlü olduğuna kalbiyle tasdik ederek şehadet ederse, Allah ona cehennemi haram kılar.”
(Buhârî, İlim 49; Müslim)

Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle müjdeler:

“Kim ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ derse, cennete girer.”
(Tirmizî, Kelimât 13 – sahih rivayetlerle)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur:

“Zikrin en faziletlisi ‘Lâ ilâhe illallah’tır.”
(Tirmizî)

Kelime-i Şehadet, sadece bir ikrar değil; hayatın her anına sirayet eden bir nurdur. Bu kelimeyi dilinden düşürmeyen, kalbiyle tasdik eden mümin, her nefeste cennetin kokusunu alır, kabirde yalnız kalmaz, mîzanda terazisi ağır basar.

Ey iman ehli!
Kelime-i Şehadet’i her gün yenileyelim. Kalbimizde en ufak bir şüpheye yer vermeyelim. Dilimizle ikrar ettiğimiz bu hakikati, salih amellerle güçlendirelim. Çünkü bu kelime, cennetin en sağlam anahtarı, Allah’ın rızasına en yakın yoldur.

Allah’ım! Bizi Kelime-i Şehadet üzere sabit kıl. Son nefesimizde bu kelimeyi dilimizden ve kalbimizden ayırma. Bizi onunla cennetine kavuştur. Âmin.