Allah’ın Elçilerine Zulüm Eden Kavimlerin Korkunç Akıbeti!

Allah’ın Elçilerine Zulüm Eden Kavimlerin Korkunç Akıbeti!
15.01.2026 13:49 | Son Güncellenme: 15.01.2026 18:54
81
A+
A-

Allah’ın Elçilerine Zulüm Eden Kavimlerin Korkunç Akıbeti!

Tarih boyunca Allah’ın elçilerine karşı çıkan, onları yalanlayan, alaya alan, işkence eden, yurtlarından çıkarmakla tehdit eden ya da dinlerine döndürmeye zorlayan toplumlar, ilâhî adaletin sarsılmaz pençesinden kurtulamamıştır. Kur’ân-ı Kerîm, bu zalim kavimlerin başlarına gelenleri ibret olsun diye defalarca anlatır. Elçilere yapılan zulüm, en büyük suçtur; çünkü bu zulüm, hem elçiye hem de tebliğ edilen hakikate yöneliktir.

Allah, elçilerine zulüm edenlerin tehditlerine karşı kesin vaadini bildirir:

“İnkâr edenler, peygamberlerine: ‘Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize dönersiniz’ dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: ‘Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan korkan ve uyardığım azaptan çekinen kimse içindir.’” (İbrâhîm Suresi, 13-14)

Bu âyetler, elçilere zulüm edenlerin tehditle karşılaştığı gerçeğiyle başlar: Ya yurtlarından kovulacaklar ya da dinlerinden dönecekler! Ancak Rableri, elçilere yardım vaadini verir: Zalimler mutlaka helâk edilecek, yerlerine müminler yerleştirilecek.

Ve bu vaadin kesinliğini vurgular:

“O halde, sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Çünkü Allah mutlak üstündür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz.” (İbrâhîm Suresi, 47)

Bu âyet, Allah’ın elçilerine verdiği sözden (yardım, zafer ve zalimleri helâk etme vaadinden) asla dönmeyeceğini haykırır. Zalimler ne kadar güçlü görünürse görünsün, Allah Azîz’dir (mutlak galiptir), intikam sahibidir; zulmü yanına bırakmaz.

Nuh Aleyhisselâm ve Kavmi: Tufanla Silinen Bir Nesil

Nuh aleyhisselâm, kavmine asırlarca tebliğ etti. Onlar elçiyi yalanladı, tehdit etti. Allah onları büyük bir tufanla suda boğdu.
“Biz de Nuh’u yalanlamaları sebebiyle onları suda boğduk. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!”

Hûd Aleyhisselâm ve Âd Kavmi: Kasırgayla Parçalanan Kibir

Âd kavmi, Hûd aleyhisselâm’ı yalanladı, kibirle zulümde bulundu. Allah onları uğultulu bir kasırgayla helâk etti.
“Âd kavmini de uğultulu, şiddetli kasırgayla helâk ettik…”

Sâlih Aleyhisselâm ve Semûd Kavmi: Bir Çığlıkla Yıkılan İnat

Semûd, Sâlih aleyhisselâm’ın mucize devesini öldürerek zulmü doruğa çıkardı. Allah onları korkunç bir sesle yerle bir etti.
“Semûd kavmini de korkunç bir ses helâk etti.”
“Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler.”

Lût Aleyhisselâm ve Kavmi: Taş Yağmuruyla Tersyüz Edilen Sapkınlık

Lût aleyhisselâm’ın kavmi, elçiyi yalanladı, sapkınlıkta ısrar etti. Allah üzerlerine taş yağdırdı, şehirlerini tersyüz etti.
“Biz de üzerlerine taş yağdırdık. İşte suçluların sonu nasıl olur, bir bak!”

Mûsâ Aleyhisselâm ve Firavun: Denizde Boğulan Azgınlık

Firavun, Mûsâ aleyhisselâm’a karşı büyük zulüm yaptı, onu ve müminleri yurtlarından çıkarmaya kalkıştı. Allah denizi yardı, Firavun ve ordusunu suda boğdu.
“Firavun ve kavmini suda boğduk, çünkü zulmettiler.”

Bu kıssalar, İbrâhîm Suresi’ndeki âyetlerle tam bir uyum içindedir: Elçilere zulüm edenler, yurtlarından çıkarma veya dine döndürme tehdidinde bulunur; ama Allah, “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz” buyurur ve “sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma!” diye ekler. Zulüm eden kavimler helâk olur, elçilerin ve müminlerin ayakları o yere basar.

Ey insan! Bu âyet ve kıssalar boşuna indirilmedi. Elçilere zulüm, en büyük zulümdür. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurur:
“Zulüm kıyamet gününde karanlıklar olacaktır.”

“Zulmedenler, yakında nasıl bir inkılâpla devrileceklerini bileceklerdir!”

Bu ibretlerden ders alalım ki, zalimlerin yoluna düşmeyelim ve Allah’ın elçilerine karşı gelenlerin akıbetine uğramayalım. İlâhî adalet er ya da geç tecelli eder – çünkü Allah verdiği sözden asla caymaz, zalimleri mutlaka cezalandırır, hak yerini bulur!