İtikad: Kalbin Temeli ve Kurtuluşun Anahtarı

İtikad: Kalbin Temeli ve Kurtuluşun Anahtarı
15.01.2026 12:38 | Son Güncellenme: 15.01.2026 23:00
13
A+
A-

İtikad: Kalbin Temeli ve Kurtuluşun Anahtarı

İtikad (inanç, akaid), İslam’da dinin en temel taşıdır. Amellerin kabulü, kişinin kurtuluşu ve Allah katındaki değeri doğrudan kalpteki sağlam itikada bağlıdır. Kur’ân-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadisleri, itikadın ne kadar önemli olduğunu defalarca vurgular.

Kur’ân’da iman esasları çeşitli ayetlerde toplu veya ayrı ayrı zikredilir. En kapsamlı ifadelerden biri Bakara Suresi 285. ayet’tir:

Âmentü billâhi ve melâikatihi ve kutubihi ve rusulih…
“Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. ‘Peygamberlerinden hiçbirini ayırt etmeyiz’ dediler. ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş sanadır’ dediler.” (Bakara, 285)

Bu ayet, imanın temel direklerini özetler.

Bir başka önemli ayet Nisa Suresi 136. ayet’tir:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا
“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüştür.” (Nisa, 136)

Bu ayet, itikadın esaslarını inkâr edenin ne kadar büyük bir sapıklığa düştüğünü netçe bildirir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise Cibril Hadisi’nde (Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân 1) imanın şartlarını en açık şekilde beyan buyurmuştur:

Cibril (a.s.) “İman nedir?” diye sorduğunda Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi:

“İman; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, hayrı ve şerriyle kadere iman etmendir.”

Bu hadis-i şerif, Ehl-i sünnet itikadının temelini teşkil eder ve imanın 6 şart’ını sayar:

  1. Allah’a iman → O’nun varlığına, birliğine, sıfatlarına, rububiyet ve uluhiyetine inanmak.
    (Bakara, 255 – Âyetü’l-Kürsî: “Allah, kendisinden başka ilah olmayan…”)
  2. Meleklere iman → Görünmez varlıklar olup Allah’ın emrine mutlak itaat ederler.
    (Bakara, 285; Nisa, 136)
  3. Kitaplara iman → Tevrat, Zebur, İncil ve son olarak Kur’ân’a inanmak; Kur’ân’ın önceki kitapları tasdik ettiği ve son ilahi kitap olduğu kabul edilir.
    (Bakara, 285; Maide, 48)
  4. Peygamberlere iman → Hz. Âdem’den Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e kadar hepsine iman etmek, aralarında ayrım yapmamak.
    (Bakara, 136-285: “Peygamberleri arasında ayrım yapmayız”)
  5. Ahiret gününe iman → Ölüm, kabir, kıyamet, haşir, mizan, sırat, cennet ve cehenneme inanmak.
    (Bakara, 4; Nisa, 136)
  6. Kadere iman → Hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna, Allah’ın her şeyi takdir ettiğine, kulun cüz’i iradesiyle seçim yaptığına inanmak.
    (Hadis: “Hayır ve şer Allah’tandır” – Müslim)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir başka hadiste itikadın önemini şöyle vurgular:

“Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Biri hariç hepsi cehennemdedir.” Ashab “Hangisi kurtulur ya Rasûlallah?” diye sorduğunda:
“Benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu yol üzere olanlar.” buyurdu. (Tirmizî, Îmân 18; Ebû Dâvûd, Sünnet 1)

Bu yol, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat yoludur; Kur’ân ve sahih sünnet üzere, selef-i salihînin (sahabe ve tabiîn) anlayışıyla yaşayanların yoludur.

Sonuç olarak itikad, sadece bilgi değil, kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Bu esaslara sağlam inanmayan kimse, ameller ne kadar çok olursa olsun kurtuluşa eremez. Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Kim Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa, o uzak bir sapıklığa düşmüştür.” (Nisa, 136)

Rabbimiz bizleri dosdoğru itikad üzere sabit kılsın, kalplerimizi imanla doldursun ve bizleri Ehl-i Sünnet yolundan ayırmasın. Âmin.