Tevekkül: Allah’a Güvenmek
Tevekkül: Allah’a Güvenmek
Tevekkül, insanın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra Allah’a güvenmesi, O’na dayanması ve işlerinin sonucunu O’na bırakmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de müminlerin yalnızca Allah’a tevekkül etmeleri, O’ndan yardım istemeleri ve karşılaştıkları zorluklarda Allah’a güvenmeleri bildirilir.
Tevekkül, çalışmayı ve tedbir almayı bırakmak değildir. Mümin, gerekli gayreti gösterir, doğru kararlar verir, Allah’ın emirlerine uygun hareket eder ve sonucunu Allah’a bırakır.
1. Âl-i İmrân Sûresi, 159. Âyet
“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.”
2. Âl-i İmrân Sûresi, 160. Âyet
“Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.”
3. Mâide Sûresi, 23. Âyet
“Korkanlar arasından Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki kişi şöyle dedi: ‘Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz, şüphesiz siz galip gelirsiniz. Eğer müminler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.’”
4. Enfâl Sûresi, 2. Âyet
“Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman bu, onların imanlarını artırır. Onlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.”
5. Enfâl Sûresi, 49. Âyet
“Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, ‘Bunları dinleri aldattı’ diyorlardı. Oysa kim Allah’a tevekkül ederse, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
6. Tevbe Sûresi, 51. Âyet
“De ki: ‘Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim sahibimizdir. Onun için müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.’”
7. Tevbe Sûresi, 129. Âyet
“Eğer yüz çevirirlerse de ki: ‘Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.’”
8. Yûnus Sûresi, 84. Âyet
“Mûsâ dedi ki: ‘Ey kavmim! Eğer Allah’a iman etmişseniz ve gerçekten O’na teslim olmuşsanız, yalnız O’na tevekkül edin.’”
9. Hûd Sûresi, 56. Âyet
“Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
10. Hûd Sûresi, 123. Âyet
“Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Bütün işler O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et ve O’na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
11. Yûsuf Sûresi, 67. Âyet
“Babaları dedi ki: ‘Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O’na tevekkül etsinler.’”
12. İbrâhîm Sûresi, 11. Âyet
“Peygamberleri onlara şöyle dedi: ‘Doğrusu biz de sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine lütufta bulunur. Allah’ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemiz mümkün değildir. Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.’”
13. İbrâhîm Sûresi, 12. Âyet
“Bize yollarımızı göstermiş olduğu hâlde, Allah’a neden tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyetlere elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”
14. Nahl Sûresi, 42. Âyet
“Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.”
15. Furkân Sûresi, 58. Âyet
“Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a tevekkül et ve O’nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O’nun bilmesi yeterlidir.”
16. Şuarâ Sûresi, 217. Âyet
“Sen, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.”
17. Neml Sûresi, 79. Âyet
“Öyleyse Allah’a tevekkül et. Çünkü sen apaçık hak üzerindesin.”
18. Ankebût Sûresi, 59. Âyet
“Onlar, sabreden ve Rablerine tevekkül eden kimselerdir.”
19. Ahzâb Sûresi, 3. Âyet
“Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.”
20. Zümer Sûresi, 38. Âyet
“Andolsun, eğer onlara, ‘Gökleri ve yeri kim yarattı?’ diye sorsan, elbette, ‘Allah’ derler. De ki: ‘Peki, Allah’ı bırakıp da kendilerine yalvardığınız şeyler hakkında ne dersiniz? Allah bana bir zarar vermek istese, onlar Allah’ın vereceği zararı giderebilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?’ De ki: ‘Allah bana yeter. Tevekkül edenler yalnız O’na tevekkül ederler.’”
21. Şûrâ Sûresi, 36. Âyet
“Size verilen şeyler, dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Bunlar iman eden ve yalnız Rablerine tevekkül edenler içindir.”
22. Teğâbün Sûresi, 13. Âyet
“Allah, O’ndan başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”
23. Talâk Sûresi, 2-3. Âyetler
“İddet müddetlerinin sonuna ulaştıklarında, onları ya güzellikle tutun veya güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
Ve onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.”
Tevekkülün Önemi
Kur’ân-ı Kerîm’deki bu âyetler, Allah’a güvenmenin müminin hayatındaki önemini ortaya koyar. Allah’a tevekkül eden kişi, yalnızca sıkıntı zamanlarında değil, hayatının her aşamasında Rabbine güvenir.
Tevekkül eden insan, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir, doğru kararlar vermek için çaba gösterir ve gerekli tedbirleri alır. Ardından sonucu Allah’a bırakır. İstediği sonuca ulaştığında şükreder; zorluklarla karşılaştığında sabreder ve Allah’a olan güvenini korur.
Mümin, insanların veya maddi imkânların Allah’tan bağımsız bir güce sahip olduğunu düşünmez. Her şeyin Allah’ın bilgisi ve hükmü dâhilinde gerçekleştiğine inanır. Bu inançla hareket eder, Allah’tan yardım ister ve O’na dayanır.
Tevekkül, Allah’ın emirlerine uygun yaşamakla birlikte anlam kazanır. Allah’a güvenen kişi, ibadetlerini yerine getirir, haramlardan sakınır, hak ve adaleti gözetir ve üzerine düşen görevleri ihmal etmez.
Sonuç olarak mümin, elinden gelen gayreti gösterir ve Allah’a tevekkül eder. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de bildirildiği üzere, “Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter.”