Kalpten Hayata Uzanan Şahsiyet Haritası: İmanın 7 × 11 = 77 Şubesi
Kalpten Hayata Uzanan Şahsiyet Haritası: İmanın 7 × 11 = 77 Şubesi
Ebû Hureyre’den (r.a.) rivayet edilen ve kütüb-i sitte başta olmak üzere en sahih hadis kaynaklarında yer alan bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
“İman, yetmiş (veya altmış) küsur şubedir. En yükseği, ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ (Lâ ilâhe illallah) demek; en aşağısı ise eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir bölümüdür.” (Buhârî, Îmân 3; Müslim, Îmân 58)
İslam düşünce ve hadis geleneğinde imanın kalpten amele, ahlaktan sosyal hayata uzanan bütüncül yapısını sistemleştiren en meşhur yaklaşım ise “77 Şube” tasnifidir.
Başta İmam Beyhakî olmak üzere (meşhur eseri Şuabü’l-İman vasıtasıyla) ve İbn Hacer el-Askalânî gibi büyük kütüb-i sitte şarihleri, Efendimiz’in (s.a.v.) yukarıdaki hadis-i şerifinde zikrettiği “yetmiş küsur” sayısını Kur’an ve Sünnet bütünlüğüyle tarayarak tam 7 × 11 = 77 şube olarak listelemişlerdir.
Buradaki 7 ve 70 gibi rakamlar, Klasik Arap belagatında (söz sanatında) matematiksel kesin bir sınır bildirmek için değil, “kesretten kinaye” yani iyiliklerin ve amellerin çokluğunu, sınırsızlığını ve bereketini ifade etmek için kullanılır. Dolayısıyla bu şubeler aslen müminin hayatına yayılmış sayısız hayır kapısını temsil eder.
Bu tasnif, rastgele yapılmış bir sayım değil; kalbin, dilin ve bedenin amellerini muazzam bir hiyerarşiyle bir araya getiren bir Müslüman Şahsiyet Haritası‘dır. İşte İslami kaynakların ittifak ettiği, imanın hayatı kuşatan 77 şubesi:I. KALBİN AMEL VE İNANÇLARI (30 Şube)
İmanın özünü, kökünü ve zihniyet dünyasını inşa eden itikadi ve kalbi şubelerdir.
- Allah’a iman etmek: Var ve bir olduğuna, eşi benzeri olmadığına inanmak.
- Peygamberlere inanmak: Allah’ın seçtiği elçilerin hak olduğuna inanmak.
- Meleklere inanmak.
- Kitaplara inanmak: Gönderilen tüm ilahi vahiylere ve Kur’an’a inanmak.
- Kaderin hayrına ve şerrine inanmak.
- Ahiret gününe inanmak.
- Öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmak.
- Mahşer gününde toplanmaya inanmak.
- Müminlerin cennete, kâfirlerin cehenneme gideceğine inanmak.
- Allah’ı sevmek: Her şeyden ve herkesten çok Allah’ı sevmek.
- Allah’tan korkmak (Havf): O’nun rızasını kaybetmekten korkmak.
- Allah’tan ümitvâr olmak (Recâ): O’nun rahmetinden asla ümidi kesmemek.
- Allah’a tevekkül etmek: O’na dayanıp teslim olmak.
- Hz. Muhammed’i (s.a.v.) sevmek: Canından, malından ve ailenden çok sevmek.
- Hz. Peygamber’e saygı duymak: O’nu yüceltmek ve sünnetine bağlı kalmak.
- Dininde tavizsiz olmak
- İlim talep etmek: Dini ve dünyayı hayırla inşa edecek bilgiyi öğrenmek.
- İlmi yaymak: Öğrendiği ilmi insanlara öğretmek.
- Kur’an-ı Kerim’e saygı göstermek: Onu tazimle okumak ve hükmüyle amel etmek.
- Amellerde ihlaslı olmak: Riya ve gösterişten kaçınıp sadece Allah rızasını gözetmek.
- İyiliğe sevinip, kötülüğe üzülmek: Mümince bir refleks geliştirmek.
- Her günah için tövbe etmek.
- Musibetlere, şehvetlere ve nefsin zevklerine karşı sabretmek.
- Zühd sahibi olmak: Dünyaya körü körüne bağlanmamak,
- Gereksiz kıskançlık ve hasetten (çekememezlikten) kaçınmak.
- Kin beslememek ve düşmanlığı terk etmek.
- Namus konusunda gayret ve iffet sahibi olmak: Kötülüklere göz yummamak.
- Kurban ibadetinin anlamına inanmak (Udhiye, akika vb. fedakarlık bilinci).
- İslam cemaatiyle birlikte olmak: Toplumdan ve haktan kopmamak.
- Boş ve fuzuli şeylerden yüz çevirmek.
II. DİLİN AMELLERİ (7 Şube)
İnancın ikrarı, zikri ve insanlar arasındaki köprüsü olan sözlü şubelerdir.
- Kelime-i Tevhid’i dille telaffuz etmek: Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah demek.
- Kur’an-ı Kerim okumak.
- Allah’ı zikretmek ve istiğfarda bulunmak.
- Gereksiz, haram ve boş sözlerden dilini korumak.
- Selamı yaymak ve verilen selama karşılık vermek.
- İyiliği emredip kötülükten sakındırmak (Emr-i bi’l-ma’rûf, nehy-i ani’l-münker).
- İnsanların arasını düzeltmek: Dille fitne çıkarmak yerine küsleri barıştırmak.
III. BEDENİN VE SOSYAL HAYATIN AMELLERİ (40 Şube)
İmanın topluma, aileye, adalete, çevreye ve kişinin kendi fiziki yaşamına yansıyan pratik şubeleridir.
- Maddi ve manevi temizlik (Taharet): Necasetten kaçınmak, abdest ve gusül.
- Farz ve nafile namazları kılmak.
- Zekat vermek ve sadaka vermek.
- Farz ve nafile oruçları tutmak.
- Hacca gitmek ve umre yapmak.
- İtikâfa girmek: Özellikle Ramazan’da ibadet için köşeye çekilmek.
- Kadir gecesini aramak ve ihya etmek.
- Dinini fitnelerden korumak için hicret etmek.
- Adağı yerine getirmek.
- Yeminlerini tutmak, bozduğunda kefaretini ödemek.
- Suçlarda ödenmesi gereken şer’i kefaretleri eda etmek.
- Avret yerlerini örtmek.
- Kişinin elinin altında bulunanlara (aile, çalışan vb.) iyi davranması.
- Çoluk çocuğun baba ve anne üzerindeki haklarını gözetmek.
- Anne-babaya iyilik ve itaat etmek.
- Akrabayı gözetmek (Sıla-i rahim).
- Verilen sözlerde ve anlaşmalarda vefalı olmak.
- Allah’ın nimetlerine şükretmek.
- Emanetleri korumak ve sahibine iade etmek.
- Cana kıymanın ve bir cana zarar vermenin haramlığına uymak.
- Zinadan uzak durmak ve iffeti korumak.
- Hırsızlık, yol kesme ve haram maldan el çekmek.
- Yiyecek ve içeceklerde helal dairesinde kalmak, haramdan sakınmak.
- Giyecek, ziynet ve ev eşyasında kibir ve mekruhtan kaçınmak.
- Haram oyun ve eğlencelerden uzak durmak.
- Tutumlu olmak: Ne cimrilik ne israf yapmak.
- İnsanların namusuna, şerefine dokunmamak, gıybet ve iftiradan uzak durmak.
- Meşru yöneticilere (Ulul-emre) hakta itaat etmek.
- İnsanlar arasında adaletle hükmetmek.
- İyilik ve takvada yardımlaşmak.
- Hayâ (utanma duygusu) sahibi olmak.
- Güzel ahlaklı olmak: İnsanlara yumuşak ve güler yüzle davranmak.
- Dindarlara ve salih insanlara yakın durmak, onları sevmek.
- Hasta ziyaretinde bulunmak.
- Vefat eden Müslüman’ın cenaze namazını kılmak yardımlaşmak ve onu defnetmek.
- Aksırana “Yerhamükallah” diye karşılık vermek (Teşmit).
- Kâfirler ve kötülük odaklarının fesatlarına karşı mesafeli ve dik durmak.
- Komşuya ikramda bulunmak, ona eziyet etmemek.
- Misafire ikramda bulunmak.
- Yoldaki eziyet veren şeyleri (taş, diken, çöp) kaldırmak.
Tasnifin Bize Söylediği Büyük Hakikat
Efendimiz’in (s.a.v.) hadisinde buyurduğu üzere, iman ağacının en alt basamağı sayılan 77. şube (“Yoldaki eziyet veren şeyi kaldırmak”) ile zirvesi olan 1. şube (“Allah’a iman”) kopmaz bir bağla birbirine bağlıdır. Bu liste açıkça ortaya koymaktadır ki, İslam medeniyetinde;
- Kalbinde muazzam bir inanç taşıyan bir mümin, sokaktaki zararlı bir taşı kenara çekmiyorsa imanı henüz kâmil manada meyve vermemiştir.
- Ticaret dürüstlüğü (59. Şube), komşu hakkı (75. Şube) ve temizlik (38. Şube) gibi ahlaki ve sosyal pratikler, namaz ve oruç kadar imanın doğrudan yansıması kabul edilmiştir.