İlmini Fitne İçin Kullananlar Hakkında Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden Seçmeler
İlmini Fitne İçin Kullananlar Hakkında Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden Seçmeler
İslam’da ilim, Allah’ın rızasını kazanmak, insanların hidayetine vesile olmak ve hayra yönlendirmek için en değerli nimetlerden biridir. Ancak bu ilim, kötü niyetle, kişisel arzulara uydurularak veya fitne-fesat çıkarmak amacıyla kullanıldığında büyük bir vebale dönüşür. Kur’ân-ı Kerîm ve sahih hadislerde bu tehlikeye açıkça işaret edilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’den En Net Uyarı: Âl-i İmrân Suresi 7. Ayet
Âl-i İmrân Suresi, 7. ayet bu konunun en açık delillerinden biridir:
“Sana Kitab’ı (Kur’ân’ı) indiren O’dur. Ondan, Kitab’ın anası (temeli) olan bir kısım âyetler muhkemdir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde kayma (eğrilik) olanlar, fitne çıkarmak ve te’vil etmek (kendi arzularına göre yorumlamak) için müteşâbih olanının ardına düşerler. Oysa onun te’vilini ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise: ‘Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır’ derler. Akıl sahiplerinden başkası öğüt almaz.”
Bu âyet, kalplerinde eğrilik bulunan kimselerin, ilimlerini (Kur’ân’ı yorumlama yeteneklerini) fitne çıkarmak ve hevâlarına uydurmak için kötüye kullandıklarını doğrudan haber verir. Muhkem âyetleri bırakıp, müteşâbih âyetleri kendi arzularına göre eğip bükerek insanları yanıltırlar. Bu, ilmin en tehlikeli kötüye kullanım biçimlerinden biridir.
Diğer İlgili Âyetlerden İkazlar
- Bakara Suresi, 145. ayet (benzer bağlamda):
“Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına (arzularına) uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.” - Tevbe Suresi, 47. ayet (münafıkların ilim ve bilgiyle fitne çıkarma çabası):
“Sizinle birlikte çıksalardı, size kötülük ve zarardan başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi.” - Enfâl Suresi, 25. ayet (fitnenin genel tehlikesi):
“Sizden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden sakının. Bilin ki, Allah’ın azabı pek şiddetlidir.”
Bu âyetler, ilmin fitne aracı yapılmasının toplumu nasıl zehirlediğini ve bunun cezasının ağır olduğunu vurgular.
Hadîs-i Şerîflerden Uyarılar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ahir zamanda ilmin azalması ve cahil kimselerin dini konularda fitne çıkarmasıyla ilgili pek çok uyarıda bulunmuştur:
- Hadis (Buhârî ve Müslim rivayetleri bağlamında özetle):
“İlim azalacak, cehalet artacak. Cahiller dini konularda fetva verecek ve onlar fitne çıkaracaklardır.” - Bir başka rivayette ahir zaman fitneleri anlatılırken:
“Fitneler yağmur selleri gibi evleriniz arasında akacak.” (Buhârî, Fiten)
Bu fitnelerin bir kısmı, ilmini hevâsına uyduran ve insanları saptıran kimseler vasıtasıyla yayılır. - Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kim bile bile bana yalan isnad ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Buhârî, Enbiyâ 50)
Bu, ilmini yalan ve iftira için kullananları doğrudan uyarır; çünkü fitne çoğu zaman yanlış bilgi ve çarpıtılmış yorumlarla başlar.
Sonuç ve Öğüt
İlim, kalbi temiz olanlara hidayet vesilesi, kalbi eğri olanlara ise fitne vesilesi olur. Âl-i İmrân 7. âyet, bu gerçeği en net şekilde ortaya koyar: Kalplerinde eğrilik bulunanlar ilimlerini fitne için kullanır, müteşâbih âyetleri kendi arzularına göre tevil eder ve toplumu karıştırır.
Müslümanlara düşen, ilmi Allah rızası için öğrenmek, muhkem esaslara sarılmak ve fitne çıkaran yorumlara karşı uyanık olmaktır. İlim sahibi olmak büyük nimettir; fakat onu fitne için kullanmak, sahibini âhirette ağır bir hesaba sürükler.
Allah bizleri ilmini hayra sarf edenlerden ve hidayete vesile kılanlardan eylesin, fitne çıkaranların şerrinden muhafaza buyursun. Âmin.