Dua: Kulun Rabbine En Güzel Yakarışı
Dua: Kulun Rabbine En Güzel Yakarışı
Dua, İslam’da ibadetin özü ve kalbin en samimi yönelişi olarak kabul edilir. Kulun aczini, fakirliğini itiraf ederek Allah’a (c.c.) yönelmesi, O’ndan yardım dilemesi ve rahmetine sığınmasıdır. Kur’ân-ı Kerim’de ve sahih hadislerde dua, hem emredilmiş hem de büyük müjdelerle teşvik edilmiştir.
Kur’ân-ı Kerim’de dua ile ilgili en çarpıcı ayetlerden biri Bakara Suresi 186. ayettir:
“Kullarım, beni sana sorarlarsa (de ki): Şüphesiz ben (onlara) çok yakınım. Bana dua edenin duasını kabul ederim. Öyleyse onlar da benim çağrıma gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.” (Bakara, 2/186)
Bu ayet, Allah’ın kullarına ne kadar yakın olduğunu ve dua edenin duasını işittiğini en net şekilde ifade eder. Allah, dua eden kuluna “çok yakınım” buyurarak aradaki mesafeyi ortadan kaldırır.
Bir başka önemli ayet ise Mü’min Suresi 60. ayettir:
“Rabbiniz şöyle buyuruyor: Bana dua edin, size icabet edeyim. Şüphesiz bana kulluk etmekten büyüklük taslayanlar, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min, 40/60)
Burada dua etmek bir emir, kabulü ise Allah’ın vaadi olarak sunulur. Dua etmemek ise kibir olarak nitelendirilir.
A’râf Suresi 55. ayette dua adabı da belirtilir:
“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez.” (A’râf, 7/55)
Duanın alçak gönüllü, samimi ve gösterişten uzak olması gerektiği vurgulanır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de dua konusunda çok sayıda hadis-i şerifle ümmetini yönlendirmiştir. En meşhur olanlardan biri şudur:
“Dua, ibadetin ta kendisidir (veya özüdür).” (Tirmizî, Daavât, 1; Ebû Dâvûd)
Başka bir hadiste:
“Allah Teâlâ buyurur: Kim bana dua ederse, ben onun duasını kabul ederim.” (Müslim)
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kişi Rabbine dua ettiği sürece, günah işlemediği ve akraba ile ilişkiyi kesmediği müddetçe kabul olunur.” (Tirmizî)
Yine bir hadiste dua eden kulun değeri şöyle anlatılır:
“Mümin kul dua ettiğinde, Allah Teâlâ meleğe: ‘Onun duasını hemen kabul etme, çünkü ben onun sesini dinlemekten hoşlanırım’ buyurur.” (Buhârî ve Müslim’de benzer rivayetler)
Dua, hem sıkıntı anında hem de bollukta yapılmalıdır. Efendimiz (s.a.v.) her halinde dua eder, ümmetine de “Allah’ım! Senden af, afiyet ve hidayet dilerim” gibi kapsamlı dualar öğretirdi.
Sonuç olarak dua, müminin en güçlü silahı, kalbin gıdası ve Rabbine en yakın olma vesilesidir. Allah’ın “Bana dua edin, size icabet edeyim” vaadine sarılarak, samimiyetle ellerimizi açalım. Zira dua kabul olunduğu gibi, kabul olmasa bile bir ibadet olarak sevap kazandırır ve ahirette karşılığını bulur.
Allah dualarımızı kabul eylesin, bizleri duadan mahrum bırakmasın. Âmin.