Zalim İdareciler ve Zulmün Sonu
Zalim İdareciler ve Zulmün Sonu
Zulüm, İslam’da en ağır günahlardan biri olarak nitelendirilir. Özellikle zalim idareciler, ellerindeki yetkiyi adaletsizliğe, baskıya ve halkın hakkını gasp etmeye dönüştürdüklerinde, hem dünyada hem ahirette ağır bir bedel öderler. Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şerifler, yöneticiliğin büyük bir emanet olduğunu, adaletle hükmetmenin farz, zulmün ise lanetli bir yol olduğunu açıkça beyan eder.
Kur’ân’da zalim yöneticilere dair uyarılar çok nettir. Allah Teâlâ, zulmün hiçbir şekilde başarıya ulaşmayacağını, zalimlerin kurtuluşa eremeyeceğini defalarca vurgular:
“Zâlimler kurtuluşa eremezler.”
(En’âm, 6/21; En’âm, 6/135; Kasas, 28/37 vb.)
Yöneticilerin adaletten sapması, topluma musallat olan en büyük belalardan biridir. Allah, bazen zalim bir toplumu cezalandırmak için onların başına başka zalimleri getirir:
“Bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, oranın şımarık ileri gelenlerini (zalimlerini) yönetici yaparız da onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket aleyhine söz (azap hükmü) hak olur. Biz de orayı darmadağın ederiz.”
(İsrâ, 17/16)
Bu ayet, zalim idarecilerin toplumun bozulmasının bir sonucu ve aynı zamanda bir ceza aracı olabileceğini gösterir.
Başka bir ayette zalimlerin yanında yer almamak emredilir:
“Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!”
(Hûd, 11/113)
Bu, zalim yöneticiye destek olmanın, zulme ortak olmanın kişiyi de ateşe sürükleyeceğini ifade eder.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise zalim idarecileri çok sert ifadelerle uyarmış ve onların ahiretteki durumunu haber vermiştir:
- “Yüce Allah dört kimseye öfke duyar: Çok yemin eden satıcı, kibirli fakir, zina eden ihtiyar ve zalim yönetici.”
(Tirmizî, Tefsir; Ebû Hüreyre’den) - “Kıyamet gününde Allah katında en kötü konuma sahip olanlar, zalim ve bozguncu yöneticilerdir.”
(Rivayetler arasında benzer ifadeler) - “Cihadın en faziletlisi, zalim idarecinin yanında hakkı (adaleti) söylemektir.”
(Ebû Dâvûd, Melâhim; Tirmizî) - “Kendisine en sevimli olan ve kıyamette derecesi en yüksek kimseler adaletli yöneticilerdir; en sevimsiz olan ve âhirette azabı en şiddetli olan kimselerin ise zalim idarecilerdir.”
(Tirmizî, Ahkâm)
Zalim idareci, yetkiyi kendi nefsi ve çevresi için kullanır; halkı ezer, hak yutar, adaleti ayaklar altına alır. Ama unutulmamalıdır ki, zulüm karanlık bir gecedir; sabaha çıkmaz. Allah zalime mühlet verir, ama ansızın yakalar:
“Rabbin, zulmeden şehirleri yakaladığı zaman böyle yakalar. Şüphesiz O’nun yakalaması çok elem vericidir, çok şiddetlidir.”
(Hûd, 11/102)
Sonuç olarak: Adaletli yönetici cennetle müjdelenirken, zalim idareci cehennemin en dibine layık görülür. Müslüman için yol bellidir: Zulme rıza göstermemek, gücü yettiğince hakkı söylemek, zalimle dostluk kurmamak ve her daim adaletten ayrılmamak.
“Allah zalimleri sevmez.” (Âl-i İmrân, 3/57; Âl-i İmrân, 3/140)
Allah bizleri ve ümmeti zalim idarecilerin zulmünden, zalimlerin yolundan uzak eylesin. Adaletle hükmeden, merhametli yöneticilerle bezenmiş bir ümmet olmayı nasip etsin. Âmin.