Yahudilerin Sapkın İnanışı: “Tanrı’nın Dinlendiği” İddiası Ayet ve Hadislerle Çürütülmüştür
Yahudilerin Sapkın İnanışı: “Tanrı’nın Dinlendiği” İddiası Ayet ve Hadislerle Çürütülmüştür
Yahudilikteki bazı metinlerde (özellikle Tevrat’ın Yaratılış / Tekvin 2:2-3) Tanrı’nın gökleri ve yeri altı günde yarattıktan sonra yedinci günde dinlendiği (İbranice “şavat”) ifadesi yer alır. Bu, Şabat gününün kutsanmasının dayanağı olarak gösterilir ve bazı yorumlarda Tanrı’nın yorulup dinlendiği şeklinde anlaşılır.
Bu iddia, İslam inancına göre açık bir sapkınlık ve tevhid akidesine aykırıdır. Allah (c.c.), sonsuz kudret sahibi, acz, yorgunluk ve dinlenmeden münezzehtir.
Kur’an-ı Kerim bu yanlış anlayışı doğrudan düzeltir ve reddeder:
1. Kâf Suresi 38. ayet
Arapça:
وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ
Türkçe meali:
“Andolsun ki, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. (Bu yaratmada) bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.”
Bu ayet, Tevrat’taki “dinlendi” ifadesine doğrudan cevaptır. Allah, yaratma sürecinde yorulmadığını, bitkin düşmediğini ve dinlenmeye ihtiyaç duymadığını açıkça beyan eder.
2. Ahkâf Suresi 33. ayet
Arapça:
أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلَىٰ أَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتَىٰ ۚ بَلَىٰ إِنَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Türkçe meali:
“Gökleri ve yeri yaratan, onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de elbette kadir olduğunu görmediler mi? Evet, O her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
Burada da Allah’ın yaratmaktan yorulmadığı ve acz göstermediği vurgulanır.
Kur’an’da Allah’ın dinlendiğine dair hiçbir ifade yoktur. Aksine dinlenme ve uyku gibi ihtiyaçlar yaratılmışlara mahsustur:
3. Furkan Suresi 47. ayet
Arapça:
وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا
Türkçe meali:
“O ki, sizin için geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme (subâten), gündüzü de diriliş (çalışma ve yayılma) vakti kıldı.”
4. Yunus Suresi 67. ayet
Arapça:
هُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِتَسْكُنُوا فِيهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًا ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
Türkçe meali:
“O, dinlenmeniz için geceyi, gündüzü de aydınlık (görmeniz için) kılan Allah’tır…”
Görüldüğü üzere dinlenme, uyku ve yorgunluk gibi haller kullara aittir; Allah (c.c.) bunlardan münezzehtir.
Hadislerde de bu konu aydınlatılır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah’ın sıfatlarını açıklarken yorgunluk ve dinlenmeden uzak olduğunu vurgular. Özellikle tefsir ve akaid kaynaklarında geçen kudsi hadislerde Allah’ın yorulmazlığı ve bitmez tükenmez ihsanı belirtilir:
- Allah Teâlâ buyurur:
“Ey Âdemoğlu! Sen bana ibadet etmekten usanır, bıkarsın; ama ben sana ihsan etmekten usanmam, bıkmam.”
(Buhârî, Rikâk 38; Müslim, Tevbe 1 – benzer manada kudsi hadisler)
Ayrıca Ayetel Kürsi (Bakara 255) ile bağlantılı açıklamalarda:(لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ) →
“ La te’huzuhu sinetun ve la nevm. O’na ne uyuklama ne de uyku gelir – ifadesi Allah’ın acz ve yorgunluktan uzaklığını kesinleştirir.
Sonuç:
Yahudilerin Tevrat’taki “Tanrı dinlendi” ifadesi tahrif edilmiş bir anlatımdır. Kur’an bu iddiayı net bir şekilde reddeder ve Allah’ın yorulmadığını, dinlenmeye muhtaç olmadığını açıkça bildirir. Bu, tevhidin en temel esaslarındandır: Allah, mahlukatın sıfatlarından (yorgunluk, acz, dinlenme ihtiyacı) tamamen uzaktır.
Allah’ın zatı, sıfatları ve fiilleri hakkıyla yücedir. O, her şeye kadirdir ve hiçbir şeye muhtaç değildir.