Secde ve Tilavet Secdesi

Secde ve Tilavet Secdesi
15.01.2026 13:37 | Son Güncellenme: 15.01.2026 23:06
34
A+
A-

Secde ve Tilavet Secdesi

Secde, İslam’da en derin kulluk ve teslimiyet ifadelerinden biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de secde, hem Allah’ın yüceliğine işaret eden bir ibadet olarak emredilir hem de bazı özel ayetlerde tilavet (okuma) secdesi olarak farz kılınır. Tilavet secdesi, Kur’ân’da belirtilen 14 secde âyetinden birini okuyan veya dinleyen mükellef Müslüman’ın yapması vacip olan secdedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Âdemoğlu secde âyetini okuyup secde edince şeytan ağlar ve der ki: ‘Yazıklar olsun bana! Âdemoğlu secdeyle emrolundu da hemen secde etti, cennet onundur; ben secdeyle emrolundum ama secde etmekten kaçındım, bana da cehennem vardır.’”
(Müslim, Îmân 133; İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât 70)

Bu hadis, tilavet secdesinin önemini ve şeytanın bundan duyduğu üzüntüyü açıkça göstermektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de tilavet secdesi yapmaya davet eden ayetlerden biri de şöyledir:

İnşikâk Suresi 21. Ayet
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ
(Meâl: Kendilerine Kur’ân okunduğu zaman secde etmiyorlar!)

Bu âyet, secde etmeyenlerin kınandığını belirterek tilavet secdesinin gerekliliğine işaret eder.

Kur’ân-ı Kerîm’deki 14 Tilavet Secde Âyeti (Arapça ve Türkçe Meâl)

Aşağıda en yaygın kabul gören 14 secde âyetini, sure ve ayet numaralarıyla birlikte Arapça metin ve Diyanet İşleri mealine yakın Türkçe mealleriyle veriyorum:

  1. A’râf Suresi 206. Ayet
    وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِرَبِّكُمْ قَالُوا مَا لَنَا لَا نَسْجُدُ لِرَبِّنَا (tam âyet bağlamında secde emri)
    Meâl: Onlara: “Rabbinize secde edin!” denildiği zaman secde etmezler.
  2. Ra’d Suresi 15. Ayet
    وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ
    Meâl: Göklerde ve yerde bulunanlar, ister istemez Allah’a secde ederler; gölgeleri de sabah akşam secde eder.
  3. Nahl Suresi 49. Ayet
    وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مِنْ دَابَّةٍ وَالْمَلَائِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ
    Meâl: Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler.
  4. İsrâ Suresi 107. Ayet
    قُلْ آمِنُوا بِهِ أَوْ لَا تُؤْمِنُوا إِنَّ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهِ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا
    Meâl: De ki: “İster inanın, ister inanmayın. Daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’ân kendilerine okunduğunda yüzüstü secdeye kapanırlar.”
  5. Meryem Suresi 58. Ayet
    أُولَٰئِكَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ مِنْ ذُرِّيَّةِ آدَمَ … إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ آيَاتُ الرَّحْمَٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا
    Meâl: … Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar.
  6. Hac Suresi 18. Ayet
    أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ
    Meâl: Görmedin mi ki göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedir.
  7. Furkan Suresi 60. Ayet
    وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمَٰنُ
    Meâl: Onlara: “Rahmân’a secde edin!” denildiğinde, “Rahmân da nedir?” derler.
  8. Neml Suresi 25. Ayet
    أَلَّا يَسْجُدُوا لِلَّهِ الَّذِي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ
    Meâl: Göklerde ve yerde gizli olanı çıkaran Allah’a secde etmesinler diye…
  9. Secde Suresi 15. Ayet
    إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا الَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ
    Meâl: Âyetlerimizle ancak, onlarla öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapananlar iman eder.
  10. Sâd Suresi 24. Ayet (bazı görüşlere göre tilavet secdesi kabul edilir)
    فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ
    Meâl: … Rabbinden mağfiret diledi ve rükû ederek secdeye kapandı.
  11. Fussilet Suresi 37. Ayet
    وَمِنْ آيَاتِهِ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَهُنَّ
    Meâl: Güneşe de aya da secde etmeyin; onları yaratan Allah’a secde edin.
  12. Necm Suresi 62. Ayet
    فَاسْجُدُوا لِلَّهِ وَاعْبُدُوا
    Meâl: Haydi artık Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin!
  13. İnşikâk Suresi 21. Ayet
    وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ
    Meâl: Kendilerine Kur’ân okunduğu zaman secde etmiyorlar!
  14. Alak Suresi 19. Ayet
    وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
    Meâl: Haydi secde et ve yaklaş!

Bu âyetlerden birini okuduğunuzda veya duyduğunuzda tilavet secdesi yapmak vaciptir. Secde, temiz bir yerde, kıbleye dönük olarak “Allahu Ekber” diyerek yapılır; secdede “Sübhâne Rabbiyel A’lâ” denilir ve tekbirle kalkılır.

Secde, kulun Rabbine en yakın olduğu haldir. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurur: “Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde halidir.” (Müslim, Salât 215)

Allah bizleri secde edenlerden eylesin, Kur’ân’ı tilavet ederken O’na en güzel kullukla yönelenlerden kılsın. Âmin.