Kötü Arkadaşlık: Ateşten Daha Zararlı Bir Yoldaş

Kötü Arkadaşlık: Ateşten Daha Zararlı Bir Yoldaş
22.01.2026 22:19
36
A+
A-

Kötü Arkadaşlık: Ateşten Daha Zararlı Bir Yoldaş

İslam, insan ilişkilerinde özellikle arkadaş seçimine büyük önem verir. Çünkü arkadaş, kişinin ahlakını, inancını ve ahiret yolculuğunu doğrudan etkiler. Kötü bir arkadaş, yavaş yavaş insanı günaha, gaflete ve felakete sürükleyebilir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler bu konuda çok net uyarılar yapar.

Kur’an-ı Kerim’den Uyarılar

Kur’an, kötü arkadaşların (özellikle şeytanî etkiler taşıyanların) insanı nasıl saptırdığını şöyle haber verir:

“Kim Rahmân’ın zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, ona bir şeytan musallat ederiz; artık o şeytan onun arkadaşı olur. Şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar; onlar ise kendilerini doğru yolda sanırlar.”
(Zuhruf Suresi, 43:36-37)

Bu ayetler, Kur’an’dan uzaklaşan kimseye kötü bir arkadaş (şeytan) musallat edildiğini ve bu arkadaşın kişiyi Allah yolundan alıkoyduğunu, ama kişinin kendini hâlâ doğru yolda sandığını bildirir. Kötü arkadaş, kötülüğü süslü göstererek insanı aldatır.

Başka bir ayette ise kötü arkadaşların kişiye kötülüğü nasıl güzel gösterdiği vurgulanır:

“Biz onlara birtakım arkadaşlar musallat ettik de, onlar kendilerine önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini (kötü olanı bile) güzel gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçen cin ve insan toplulukları hakkındaki azap sözü onlar için de hak oldu. Doğrusu onların hepsi de kendilerine yazık etmişlerdir.”
(Fussilet Suresi, 41:25)

Ahirette pişmanlık tabloları da anlatılır. Kötü arkadaş yüzünden sapan bir kişi şöyle hayıflanır:

“Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim! Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.”
(Furkan Suresi, 25:28-29)

Bu ayet, kötü bir dostun insanı Kur’an yolundan nasıl uzaklaştırabileceğini ve ahiretteki derin pişmanlığı çok çarpıcı şekilde gösterir.

Hadis-i Şeriflerden Dersler

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) arkadaş seçiminin önemini çok güzel benzetmelerle ifade buyurmuştur:

“Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.”
(Tirmizî, Zühd 45; Ebû Dâvûd, Edeb 16)

Bu hadis, “Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” atasözünün aslıdır. İnsan, en çok vakit geçirdiği kişinin huyundan, inancından, yaşayışından etkilenir.

En meşhur benzetme ise şudur:

“İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyan ile körük çeken gibidir. Misk taşıyan ya sana ondan ikram eder, ya sen ondan satın alırsın ya da en azından güzel kokusunu alırsın. Körük çeken ise ya elbisenizi yakar ya da kötü kokusunu üzerinize bulaştırır.”
(Buhârî, Büyû’ 38, Zebâih 31; Müslim, Birr 146)

Bu hadis çok açıktır: İyi arkadaş insana fayda sağlar, en azından güzel bir etki bırakır. Kötü arkadaş ise ya doğrudan zarar verir (günaha sürükler) ya da en hafifinden kötü huy ve kötü alışkanlık bulaştırır.

Başka bir rivayette ise:

“Kötü arkadaştan sakın! Onunla tanınacağından şüphen olmasın.”
(İbn Asâkir)

Kötü insanlarla düşüp kalkmak, kişinin toplum nezdinde de kötü tanınmasına yol açar.

Sonuç: İyi Arkadaş Seç, Kendini Koru

İslam bize şunu öğretir: Arkadaşlık rastgele bir ilişki değildir. O, dinimizi, ahlakımızı ve cennet yolumuzu etkileyen ciddi bir tercihtir. Kötü arkadaş, 60 şeytana bedel olabilir; çünkü şeytan bile bazen görünmezken, kötü arkadaş her an yanınızdadır ve sizi etkiler.

O halde akıllıca davranalım: Salih, namazlı, ahlaklı, Allah’tan korkan insanlarla birlikte olalım. Onların sohbeti bize misk gibi güzel koku bırakır, hem dünyada hem ahirette. Kötü huylu, günahı normal gösteren, haramda ısrar eden kimselerden ise uzak duralım. Çünkü ahirette “Keşke onu dost edinmeseydim” demek çok acı bir pişmanlık olacaktır.

Allah bizleri kötü arkadaşların şerrinden korusun, salih dostlarla haşrolmayı nasip etsin. Âmin.