İslam’da İstişare: Kur’ân-ı Kerîm Âyetleri ve Mealleri Işığında Danışmanın Önemi

İslam’da İstişare: Kur’ân-ı Kerîm Âyetleri ve Mealleri Işığında Danışmanın Önemi
26.10.2026 20:30
58
A+
A-

İslam’da İstişare: Kur’ân-ı Kerîm Âyetleri ve Mealleri Işığında Danışmanın Önemi

İstişare, bir konuda doğru karara ulaşmak amacıyla başkalarının görüşlerine başvurmak, fikir alışverişinde bulunmak ve meseleleri danışarak değerlendirmektir. Kur’ân-ı Kerîm’de istişareye önem verilmiş, Müslümanların işlerini karşılıklı danışma esasına göre yürütmeleri bildirilmiştir. Allah’a tevekkül etmek, adaletli davranmak ve doğru kararlar almak istişare anlayışının önemli unsurlarıdır.

1. Şûrâ Sûresi 38. Âyet: Müminlerin İşlerini Danışarak Yürütmeleri

Şûrâ Sûresi, 38. Âyet

Âyetin meali:

“Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.”

Bu âyette istişare, müminlerin özelliklerinden biri olarak bildirilmiştir. Müminler, kendilerini ilgilendiren işlerde yalnızca kendi görüşlerine bağlı kalmaz; başkalarının fikirlerini de dinler ve meseleleri danışarak değerlendirirler. Âyet, istişarenin Müslümanların hayatında önemli bir yere sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

2. Âl-i İmrân Sûresi 159. Âyet: Danışmak ve Karar Verince Allah’a Tevekkül Etmek

Âl-i İmrân Sûresi, 159. Âyet

Âyetin meali:

“Allah’ın rahmeti sayesinde onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet, onlar için Allah’tan bağışlanma dile. İş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a tevekkül et. Çünkü Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.”

Bu âyet, istişarenin önemini ve karar verme sürecindeki yerini açıkça bildirir. Hz. Peygamber’e (صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) işlerinde insanlarla danışması emredilmiştir. Böylece istişarenin yalnızca kişisel bir tercih olmadığı, önemli meselelerde gözetilmesi gereken bir davranış olduğu ortaya konmuştur.

Âyette ayrıca karar verildikten sonra Allah’a tevekkül edilmesi bildirilir. Buna göre Müslüman, bir mesele hakkında danışır, eldeki bilgileri değerlendirir, kararını verir ve sonucunu Allah’a havale eder. Tevekkül, istişareyi terk etmek değil, gerekli değerlendirmeleri yaptıktan sonra Allah’a güvenmektir.

3. Bakara Sûresi 233. Âyet: Aile İşlerinde Karşılıklı Danışma

Bakara Sûresi, 233. Âyet

Âyetin meali:

“Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların yiyeceğini ve giyeceğini örfe uygun olarak sağlamak, çocuğun babasına aittir. Hiç kimse gücünün üstünde bir yükle sorumlu tutulmaz. Hiçbir anne çocuğu yüzünden, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmasın. Mirasçıya da aynı sorumluluk düşer. Eğer anne ve baba, karşılıklı danışıp anlaşarak çocuğu sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti örfe uygun olarak ödediğiniz takdirde size günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.”

Bu âyet, aile hayatında istişarenin önemini gösteren bir örnektir. Çocuğun sütten kesilmesi konusunda anne ve babanın karşılıklı görüşerek anlaşmaları bildirilmiştir. Böylece aileyi ilgilendiren konularda tek taraflı hareket etmek yerine karşılıklı danışmanın ve anlaşmanın önemi ortaya konmuştur.

İstişare, aile bireylerinin haklarını gözetmeye, sorumlulukları birlikte değerlendirmeye ve çocukların yararını dikkate almaya katkı sağlar.

4. İstişarede Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kur’ân-ı Kerîm’de bildirilen istişare anlayışına göre Müslüman, önemli kararlar alırken konuyu dikkatle değerlendirir, güvenilir kişilerin görüşlerini dinler ve hakikati gözetir. Danışmak, her söyleneni sorgulamadan kabul etmek anlamına gelmez. Görüşler değerlendirilir, doğru olanın belirlenmesine gayret edilir ve karar verildikten sonra Allah’a tevekkül edilir.

İstişarede şu hususlar önem taşır:

  • Karşılıklı danışmak: İnsanların görüşlerini dinlemek ve meseleleri birlikte değerlendirmek.
  • Yumuşak huylu olmak: İnsanlarla kaba ve kırıcı bir üslupla değil, anlayışlı bir şekilde iletişim kurmak.
  • Hak ve adaleti gözetmek: Karar verirken kişisel çıkarları değil, doğru ve adil olanı esas almak.
  • Kararlılık göstermek: Danışma ve değerlendirme sürecinden sonra karar vermek ve gereksiz kararsızlığa düşmemek.
  • Allah’a tevekkül etmek: Gereken çabayı gösterdikten ve karar verdikten sonra Allah’a güvenmek.

Sonuç

İstişare, Kur’ân-ı Kerîm’de müminlerin özelliklerinden biri olarak bildirilen önemli bir ilkedir. Şûrâ Sûresi’nin 38. âyeti, müminlerin işlerini aralarında danışarak yürüttüklerini bildirirken Âl-i İmrân Sûresi’nin 159. âyeti, danışmanın ardından karar vermeyi ve Allah’a tevekkül etmeyi emreder. Bakara Sûresi’nin 233. âyeti ise aile hayatında karşılıklı danışma ve anlaşmanın önemini gösterir.

Müslüman, hayatının önemli meselelerinde istişareye önem vermeli, başkalarının görüşlerini dinlemeli, doğru ve adil olanı gözetmeli, kararını verdikten sonra Allah’a tevekkül etmelidir. İstişare, insanın kendi görüşüyle sınırlı kalmamasına, meseleleri farklı yönleriyle değerlendirmesine ve daha sağlıklı kararlar almasına yardımcı olur.