Esma-ül Hüsna
Esma-ül Hüsna
Sıra Arapça Yazılışı Türkçe Okunuşu Anlamı (Meali) 1 اللَّهُ Allah Kendisinden başka ilah olmayan, bütün güzel isimleri ve sıfatları şahsında toplayan O Yüce Zat. 2 الرَّحْمٰنُ Er-Rahmân Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren. 3 الرَّحِيمُ Er-Rahîm Ahirette sadece müminlere merhamet eden, ihsan eden. 4 الْمَلِكُ El-Melik Mülkün, kainatın sahibi, mutlak hükümdarı. 5 الْقُدُّوسُ El-Kuddûs Her türlü eksiklik ve kusurdan uzak, pak, mukaddes. 6 السَّلَامُ Es-Selâm Güven veren, esenliğe çıkaran, her türlü tehlikeden selamet veren. 7 الْمُؤْمِنُ El-Mü’min Güven veren, inananları koruyan, emniyet veren. 8 الْمُهَيْمِنُ El-Müheymin Her şeyi görüp gözeten, her varlığın yaptıklarından haberdar olan. 9 الْعَزِيزُ El-Azîz İzzet sahibi, her şeye galip gelen, mağlup edilmesi imkansız olan. 10 الْجَبَّارُ El-Cebbâr Dilediğini yaptırmaya gücü yeten, kırılanları onaran, hükmüne karşı gelinemeyen. 11 الْمُتَكَبِّرُ El-Mütekebbir Büyüklükte eşi ve benzeri olmayan, her şeyde büyüklüğünü gösteren. 12 الْخَالِقُ El-Hâlık Yaratan, yoktan var eden, varlıkların kaderini tayin eden. 13 الْبَارِئُ El-Bâri’ Her şeyi kusursuz ve uyumlu bir şekilde yaratan. 14 الْمُصَوِّرُ El-Musavvir Varlıklara şekil ve suret veren. 15 الْغَفَّارُ El-Ğaffâr Günahları örten ve çok bağışlayan, mağfireti bol olan. 16 الْقَهَّارُ El-Kahhâr Her şeye ve her varlığa galip gelen, ezici güce sahip olan. 17 الْوَهَّابُ El-Vehhâb Karşılıksız bol bol bağışlayan, in’am ve ihsanı bol olan. 18 الرَّزَّاقُ Er-Rezzâk Bütün mahlûkatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan. 19 الْفَتَّاحُ El-Fettâh Her türlü zorlukları açan, rahmet kapılarını aralayan, hükmeden. 20 الْعَلِيمُ El-Alîm Her şeyi en ince detayına kadar bilen, ilmi sınırsız olan. 21 الْقَابِضُ El-Kâbıd Dilediğinin rızkını daraltan, sıkan, ruhları alan. 22 الْبَاسِطُ El-Bâsıt Dilediğinin rızkını genişleten, ferahlık veren, yayan. 23 الْخَافِضُ El-Hâfıd Kafirleri ve gururluları alçaltan, aşağı indiren. 24 الرَّافِعُ Er-Râfi’ Şeref veren, müminleri ve hakkaniyetlileri yücelten. 25 الْمُعِزُّ El-Muiz Dilediğine azizlik, onur ve şeref veren. 26 الْمُذِلُّ El-Müzil Dilediğini zillete düşüren, hor ve hakir kılan. 27 السَّمِيعُ Es-Semî’ Her şeyi en iyi işiten, duaları kabul eden. 28 الْبَصِيرُ El-Basîr Her şeyi en ince detayına kadar gören. 29 الْحَكَمُ El-Hakem Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran, adaletle hükmeden. 30 الْعَدْلُ El-Adl Mutlak adil, çok adaletli, hakkaniyet sahibi. 31 اللَّطِيفُ El-Latîf En gizli incelikleri bilen, kullarına latif lütuflarda bulunan. 32 الْخَبِيرُ El-Habîr Her şeyin iç yüzünden, gizli hallerinden haberdar olan. 33 الْحَلِيمُ El-Halîm Cezada acele etmeyen, yumuşak huylu, hilaf sahibi. 34 الْعَظِيمُ El-Azîm Pek yüce, azamette eşi benzeri olmayan. 35 الْغَفُورُ El-Ğafûr Bağışlaması bol, günahları çokça bağışlayan. 36 الشَّكُورُ Eş-Şekûr Az amele karşılık çok sevap veren, şükürleri kabul eden. 37 الْعَلِيُّ El-Aliyy Şanı yüce, her şeyden üstün ve ulu olan. 38 الْكَبِيرُ El-Kebîr Çok büyük, büyüklükte kendisinden üstünü olmayan. 39 الْحَفِيظُ El-Hafîz Her şeyi koruyup gözeten, muhafaza eden. 40 الْمُقِيتُ El-Mukît Rızıkları yaratan, her varlığın gıdasını ve azığını veren. 41 الْحَسِيبُ El-Hasîb Kullarının hesabını en iyi gören, kâfi gelen. 42 الْجَلِيلُ El-Celîl Celalet ve azamet sahibi, yüce ve ulu olan. 43 الْكَرِيمُ El-Kerîm Çok cömert, ikramı bol, lütufkâr. 44 الرَّقِيبُ Er-Rakîb Her varlığı ve her işi sürekli gözetim altında tutan. 45 الْمُجِيبُ El-Mücîb Dualara ve çağrılara karşılık veren, cevaplayan. 46 الْوَاسِعُ El-Vâsi’ Rahmeti, ilmi ve kudretiyle her şeyi kuşatan, geniş olan. 47 الْحَكِيمُ El-Hakîm Her işi hikmetli, hikmet sahibi, her şeyi yerli yerince yapan. 48 الْوَدُودُ El-Vedûd Kullarını çok seven, sevilmeye en layık olan. 49 الْمَجِيدُ El-Mecîd Şanı ve şerefi çok yüce, kadri büyük olan. 50 الْبَاعِثُ El-Bâis Ölüleri dirilten, kabirlerden çıkaran. 51 الشَّهِيدُ Eş-Şehîd Her zaman ve her yerde hazır ve nazır olan, şahitlik eden. 52 الْحَقُّ El-Hakk Varlığı gerçek olan, hakkı ortaya çıkaran, değişmeyen hakikat. 53 الْوَكِيلُ El-Vekîl Kendisine güvenilip dayanılan, işleri en iyi idare eden vekil. 54 الْقَوِيُّ El-Kaviyy Çok güçlü, kudretli, gücü hiçbir zaman azalmayan. 55 الْمَتِينُ El-Metîn Çok sağlam, kudretinin kaynağında sarsılmaz bir güç olan. 56 الْوَلِيُّ El-Veliyy İnananların dostu, yardımcısı, onları sevip koruyan. 57 الْحَمِيدُ El-Hamîd Bütün övgülere ve senalara layık olan, hamdedilen. 58 الْمُحْصِي El-Muhsî Her varlığın sayısını, her detayı tek tek bilen. 59 الْمُبْدِئُ El-Mübdî’ Varlıkları maddesiz, örneksiz ve ilk defa yaratan. 60 الْمُعِيدُ El-Muîd Varlıklar yok olduktan sonra onları tekrar yaratan, döndüren. 61 الْمُحْيِي El-Muhyî Hayat veren, canlandıran, şifa ve sağlık veren. 62 الْمُمِيتُ El-Mümît Canlıların ölümünü yaratan, ölümü takdir eden. 63 الْحَيُّ El-Hayy Daima diri, hayat sahibi, ölmeyen ve baki olan. 64 الْقَيُّومُ El-Kayyûm Varlıkları ayakta tutan, kâinatı idare eden. 65 الْوَاجِدُ El-Vâcid Hiçbir şeyi kaybetmeyen, aradığını ve dilediğini bulan. 66 الْمَاجِدُ El-Mâcid Kadri ve şanı büyük, kerem ve cömertliği bol olan. 67 الْوَاحِدُ El-Vâhid Bir, tek; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan. 68 الصَّمَدُ Es-Samed Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan. 69 الْقَادِرُ El-Kâdir Dilediğini yapmaya gücü yeten, muktedir olan. 70 الْمُقْتَدِرُ El-Muktedir Her şeye gücü yeten, kudreti her şey üzerinde geçerli olan. 71 الْمُقَدِّمُ El-Mukaddim Dilediğini öne geçiren, öne alan. 72 الْمُؤَخِّرُ El-Muahhir Dilediğini geride bırakan, erteleyen. 73 الْأَوَّلُ El-Evvel İlk, başlangıcı olmayan, ezelî olan. 74 الْآخِرُ El-Âhir Son, sonu olmayan, ebedî olan. 75 الظَّاهِرُ Ez-Zâhir Varlığı apaçık delillerle bilinen, açık olan. 76 الْبَاطِنُ El-Bâtın Duyu organlarıyla algılanamayan, gizli olan, içyüzünü bilen. 77 الْوَالِي El-Vâlî Kâinatı ve her an olagelen işleri idare eden, yöneten. 78 الْمُتَعَالِي El-Müteâlî Aklın eremeyeceği derecede yüce ve ulu olan. 79 الْبَرُّ El-Berr İyilik ve ihsanı bol olan, kullarına karşı şefkatli davranan. 80 التَّوَّابُ Et-Tevvâb Tövbeleri kabul eden, günahları bağışlayıp kullarını tövbeye yönelten. 81 الْمُنْتَقِمُ El-Müntekim Suçluları adaletiyle cezalandıran, intikam alan (hak yerini bulduran). 82 الْعَفُوُّ El-Afüvv Affedici, günahları bağışlayan, affetmeyi seven. 83 الرَّءُوفُ Er-Raûf Çok merhametli, pek şefkatli olan. 84 مَالِكُ الْمُلْكِ Mâlikü’l-Mülk Mülkün, kainatın ve her şeyin ebedi sahibi. 85 ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ Zû’l-Celâli ve’l-İkrâm Hem büyüklük ve azamet sahibi, hem de ikram ve ihsan sahibi. 86 الْمُقْسِطُ El-Muksit Mazlumun hakkını alan, işleri adaletli ve dengeli yapan. 87 الْجَامِعُ El-Câmi’ İstediğini istediği gün ve yerde toplayan, bir araya getiren. 88 الْغَنِيُّ El-Ğaniyy Çok zengin, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şey O’na muhtaç olan. 89 الْمُغْنِي El-Muğnî Dilediğini zengin eden, bolluk ve zenginlik veren. 90 الْمَانِعُ El-Mâni’ Kimi şeylerin gerçekleşmesine engel olan, koruyan. 91 الضَّارُّ Ed-Dârr Zararlı şeyleri yaratan, imtihan vesilesiyle dilediğine zarar veren. 92 النَّافِعُ En-Nâfi’ Faydalı şeyleri yaratan, hayır ve menfaat veren. 93 النُّورُ En-Nûr Kainatı nureden, alemleri aydınlatan, nur sahibi. 94 الْهَادِي El-Hâdî Hidayete veren, doğru yolu gösteren. 95 الْبَدِيعُ El-Bedî’ Örneksiz, eşsiz ve benzersiz güzellikte yaratan. 96 الْبَاقِي El-Bâkî Varlığının sonu olmayan, ebedî olan. 97 الْوَارِثُ El-Vâris Her şeyin gerçek sahibi olan, servetlerin ve mülklerin asıl varisi. 98 الرَّشِيدُ Er-Reşîd Doğru yolu gösteren, bütün işleri hikmetli ve doğru olan. 99 الصَّبُورُ Es-Sabûr Çok sabırlı, ceza vermekte acele etmeyen.