Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Miraç’ta Hz. Mehdi’yi (a.s.) Görmüştür
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Miraç’ta Hz. Mehdi’yi (a.s.) Görmüştür
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), Miraç gecesinde semalara yükselmiş ve Yüce Rabbimiz’den ilâhî sırlara mazhar olmuştur. Bu mübarek yolculuk sırasında Efendimiz (s.a.v.), gelecekteki Ehl-i Beyt imamlarını ve Hz. Mehdi’yi (a.s.) görme şerefine nail olmuştur.
Abdullah bin Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Miraç gecesi Allah azze ve celle bana şöyle vahyetti: ‘Ey Muhammed! Onları görmek ister misin?’
‘İsterim ya Rabbim!’ dedim.
Şöyle buyurdu: ‘Öyleyse biraz ilerle.’
Biraz ilerleyince Ali bin Ebu Talib’i gördüm. Sonra Hasan, Hüseyin, Ali bin Hüseyn, Muhammed bin Ali, Cafer bin Muhammed, Musa bin Cafer, Ali bin Musa, Muhammed bin Ali, Ali bin Muhammed, Hasan bin Ali ve hüccet-i kâim’i (Hz. Mehdi’yi) gördüm.
Mehdi onların içinde parlayan yıldız gibiydi. Çok dikkatimi çekti.
Dedim ki: ‘Ey Rabbim! Kimdir bunlar?’
Şöyle buyurdu: ‘Onlar imamlardır. Bu da Kâim (Mehdi)’dir. Helalimi helal edecek, haramımı haram edecektir. Düşmanlarımdan intikam alacak, dostlarımı sevindirecektir. Ey Muhammed! Onu sev, çünkü ben onu seviyorum.’”
Bu rivayet, Miraç hadisesinin derinliğini gösterir. Efendimiz (s.a.v.), Ehl-i Beyt’ten gelen imamları ve ahir zamanda zulümle dolan dünyayı adaletle dolduracak Hz. Mehdi’yi bu en yüce makamda müşâhede etmiştir. Mehdi’nin nuru ve heybeti, diğer imamların arasında parlayan bir yıldız gibi öne çıkmıştır.
Bu hadis, Hz. Mehdi’nin (a.s.) Ehl-i Beyt’ten olacağını, ümmetin kurtuluşunda önemli rol üstleneceğini ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) onu sevdiğini vurgular. Miraç, sadece geçmişe değil, gelecek asırlara uzanan ilâhî bir nurun tecellisidir.
Allah’ım! Bizi Hz. Mehdi’nin (a.s.) adalet devrine eriştir ve Peygamberimiz’in (s.a.v.) şefaatine nail eyle. Âmin.