Elçi Nedir? Mesih Hz. İsa’nın Peygamberlik ve Elçilik Sıfatı – İkinci Gelişiyle İlgili Bir Bakış

Elçi Nedir? Mesih Hz. İsa’nın Peygamberlik ve Elçilik Sıfatı – İkinci Gelişiyle İlgili Bir Bakış
01.02.2026 22:56
208
A+
A-

Elçi Nedir? Mesih Hz. İsa’nın Peygamberlik ve Elçilik Sıfatı – İkinci Gelişiyle İlgili Bir Bakış

İslam’da elçi (Arapça resul), Allah tarafından vahiy alarak insanlara O’nun mesajını ileten, tebliğ eden kimse anlamına gelir. Sözlük anlamıyla “gönderilen, haber taşıyan” demektir. Peygamberlik kavramıyla yakından ilişkilidir; ancak bazı âlimlere göre resul (elçi), yeni bir kitap ve şeriat getiren peygamber için kullanılırken, nebi ise önceki şeriatı devam ettiren peygamber için tercih edilir. Genel kabulde her resul aynı zamanda nebidir (peygamberdir), fakat her nebi resul olmayabilir.

Hz. İsa (aleyhisselam), Kur’an-ı Kerim’de hem peygamber (nebi) hem de elçi (resul) olarak anılır. Örneğin:

  • Meryem Suresi 30’da Hz. İsa kendisi şöyle der: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana Kitap verdi ve beni nebilerden kıldı.”
  • Diğer ayetlerde “Allah’ın resulü / elçisi Meryem oğlu İsa Mesih” ifadesi geçer (Nisa 157 gibi).

Yani Hz. İsa, Allah’tan İncil‘i almış, yeni bir şeriat getirmiş ulu’l-azm (büyük) peygamberlerden biridir. Bu nedenle hem peygamber hem de elçidir.

Dünyaya İkinci Kez Geldiğinde Elçi Olarak Görev Yapacak

İslam inancına göre Hz. İsa (Mesih), ölmeden göğe yükseltilmiş ve ahir zamanda yeryüzüne tekrar inecektir. Bu iniş hadislerde detaylı anlatılır: Şam’da (genelde Beyaz Minare civarı) inecek, Deccal’i öldürecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, İslam’ı hâkim kılacak ve ümmetle birlikte namaz kılacak.

Bu ikinci gelişinde Hz. İsa yeni bir peygamber veya yeni bir elçi olarak gelmeyecektir. Çünkü peygamberlik Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) ile sona ermiştir (Ahzab 40: “Muhammed… Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur”).

İkinci gelişindeki rolü elçi sıfatıyla bağlantılıdır; ancak bu, tebliğ, ıslah ve uygulama anlamındadır:

  • Önceki risaletini (İncil’in aslını) tasdik edecek,
  • Hristiyanların ve Yahudilerin yanlış inançlarını düzeltecek,
  • Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmetine tabi olacak,
  • İslam şeriatını Mehdi sıfatıyla uygulayacak, adaleti tesis edecek ve Deccal’e karşı mücadelede liderlik edecektir.

Bu zat, Mehdi ve Mesih sıfatlarını aynı şahısta taşıyarak ahir zamanda zuhur edecek; hem hidayet rehberi hem de kurtarıcı rolünü üstlenecektir. Hadislerde “İsa bin Meryem iner ve benim ümmetimden namaz kılar” buyurulması, onun Hz. Muhammed’in şeriatına tabi olacağını gösterir. Mehdi-Mesih birliği çerçevesinde bu iniş, Deccal’in yenilgisi, tevhid inancının zaferi ve adaletin yeryüzüne hâkim olmasıyla sonuçlanacaktır.

Yani ikinci kez indiğinde “yeni vahiy getiren bir resul” değil, Allah’ın önceki elçisi olarak dönmüş, Mehdi unvanıyla mevcut son dinin (İslam’ın) bayraktarı, imamı ve uygulayıcısı konumunda olacaktır.

Bu iniş, kıyamet alametlerinden biri olarak müminlere müjde, inkârcılara ise uyarıdır. Hz. İsa’nın (Mehdi sıfatıyla) dönüşü, tevhid inancının zaferini ve tüm semavi dinlerin aslının İslam’da birleştiğini simgeler.

Sonuç olarak: Hz. İsa hem peygamber hem elçidir. İlk gelişinde resul olarak yeni kitapla (İncil) gönderilmiş, ikinci gelişinde ise Allah’ın elçisi sıfatıyla Mehdi olarak dönerek son dinin zaferine, adaletin tesisine ve Deccal’in yenilgisine hizmet edecektir. Bu, İslam’ın evrensel mesajının tamamlayıcısıdır.