Mütavatir Hadis Kavramı Işığında Mehdi İnancı ve İnkarının Hükmü

Mütavatir Hadis Kavramı Işığında Mehdi İnancı ve İnkarının Hükmü
10.01.2026 20:13 | Son Güncellenme: 10.01.2026 22:20
42
A+
A-

Mütavatir Hadis Kavramı Işığında Mehdi İnancı ve İnkarının Hükmü

İslam ilim geleneğinde hadislerin sıhhat dereceleri, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) söz, fiil ve takrirlerini aktaran ravilerin güvenilirliği ve zincirin kesintisizliği üzerine kurulmuştur. Bu derecelerin en yükseğinde “mütavatir hadis” yer alır. Mütavatir, kelime olarak “peş peşe gelen, ardışık” demektir; hadis ilminde ise, başlangıçtan sonuna kadar her tabakada yalan üzerine birleşmeleri aklen imkânsız olan çok sayıda kişinin rivayet ettiği hadisleri ifade eder.

Bu tür hadisler, toplu bir şahitlik gibidir; ravilerin kalabalığı ve çeşitliliği nedeniyle hata veya yalan ihtimalini tamamen ortadan kaldırır. Bir olayın onlarca, hatta yüzlerce kişi tarafından aynı şekilde nakledilmesi gibi düşünün: Bu, kesin bilgi (ilm-i yakîn) doğurur. Mütavatir hadisler, Kur’ân-ı Kerîm gibi kesin delil kabul edilir ve dinin temel hükümlerini belirlemede esas alınır.

Mütavatir hadisin bu kesinlik değeri, iman esaslarını korumada da vazgeçilmez bir rol oynar. İşte bu kavramı merkeze alarak Mehdi inancını düşündüğümüzde, konu daha da aydınlanır. Mehdi, ahir zamanda zuhur edecek, yeryüzünde adaleti hakim kılacak ve İslam’ı yeniden ihya edecek olan kurtarıcı bir şahsiyettir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Mehdi hakkında buyurduğu hadisler, çok sayıda ve farklı yollarla nakledilmiştir. Bu rivayetler, Deccal ile mücadele edeceğini, zulmün yaygınlaştığı bir dönemde adaletle hükmedeceğini ve yeryüzünü adaletle dolduracağını haber verir.

Örneğin, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace ve Ahmed b. Hanbel gibi kaynaklarda yer alan hadislerden biri şöyledir:
“Ümmetimden Mehdi çıkacaktır. Allah onu bir gecede ıslah eder ve yeryüzünü zulüm ve adaletsizlikle dolduğu gibi adalet ve eşitlikle doldurur.” (Benzer rivayetler için bkz. Sünen-i Ebu Davud, Kitabü’l-Mehdi; Müsned-i Ahmed).

Başka bir rivayette:
“Mehdi bendendir, alnı açık, burnu ince ve kavisli olacaktır. Yeryüzü zulümle dolduğu gibi onu adaletle dolduracak ve yedi yıl hükmedecektir.” (Ebu Davud ve benzeri kaynaklar).

Bu hadisler, farklı lafızlarla olsa da aynı anlamı taşıdığı için manen mütavatir kabul edilir. Yani, tek bir hadis zinciri değil, pek çok rivayetin toplamı kesinlik ifade eder. Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğu, Mehdi rivayetlerinin tevâtür derecesinde olduğunu belirtmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • İmam Celâleddin es-Süyûtî (ö. 911/1505): Mehdi hadislerini mütevatir olarak kabul etmiş ve bu konuda rivayetler derlemiştir.
  • İmam Muhammed b. Ali eş-Şevkânî (ö. 1250/1834): “et-Tavdîh fîmâ Tevâtere fî Zuhûri’l-Mehdî” adlı eserinde, Mehdi hadislerinin tevâtür derecesinde olduğunu açıkça ifade etmiştir.
  • Muhammed b. Ca’fer el-Kettânî (ö. 1345/1927): “Nazmu’l-Mütenâsir mine’l-Hadîsi’l-Mütevatir” adlı eserinde Mehdi hadislerini mütevatir hadisler arasında zikretmiştir.
  • İbn Hacer el-Askalânî (ö. 852/1449), İbn Kayyim el-Cevziyye (ö. 751/1350), Muhammed es-Sefârînî (ö. 1188/1774), Muhammed el-Berzencî (ö. 1103/1691), Sıddık Hasan Han el-Kınnevcî (ö. 1307/1890) ve Hâfız es-Sehâvî gibi büyük hadis hafızları da Mehdi hadislerinin mütevatir veya manen mütevatir olduğunu belirtmişlerdir.

Şimdi asıl soruya gelelim: Mehdi’yi inkar etmek, mütavatir hadisleri inkar etmek hükmünde midir? Mütavatir hadisin temel özelliği, onu inkar edenin Peygamber’i (s.a.v.) yalanlamış sayılmasıdır. Çünkü mütavatir, kesin bilgi kaynağıdır; onu reddetmek, dinin zarurî bilinen bir hükmünü reddetmek anlamına gelir ve bu da çok ağır bir sonuç doğurur.

Mehdi hadisleri de mütavatir/manen mütavatir derecesinde olduğu için, bu inancı bilerek ve kasıtlı şekilde reddetmek, büyük bir tehlike taşır. Zira bu, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ahir zamanla ilgili müjdelerini ve haberlerini yok saymak demektir. Mehdi inancı, kıyamet alametlerinden biri olarak İslam’ın umut dolu mesajının bir parçasıdır; onu inkar etmek, bu umudu ve müjdeyi zayıflatır.

Sonuç olarak, mütavatir hadis kavramı İslam’ın bilgi sisteminde bir kale gibidir: Kesinlik sağlar, imanı korur ve geleceğe dair ümit verir. Mehdi inancı da bu kesinlik ışığında değerlendirildiğinde, müminlerin kalbine huzur ve beklenti veren bir hakikat olarak ortaya çıkar. Bu inanç, adaletin bir gün mutlaka galip geleceğine dair ilâhî bir vaattir. İnkarı ise, kişiyi bu vaatten ve müjdeden mahrum bırakır; en azından derin bir muhasebeyi gerektirir.

Allah Teâlâ, hepimizi Kur’ân ve sünnetin nuruyla aydınlanan dosdoğru yolda sabit kılsın.