Tebliğ Yapmak Her Müslümana Farz mıdır?

Tebliğ Yapmak Her Müslümana Farz mıdır?
15.01.2026 12:32 | Son Güncellenme: 15.01.2026 22:18
16
A+
A-

Tebliğ Yapmak Her Müslümana Farz mıdır?

İslam’da tebliğ (İslam’ı anlatmak, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak), dinin en temel vazifelerinden biridir. Bu vazife, emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker olarak adlandırılır ve Kur’an ile Sünnet’te açıkça emredilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’den Deliller

  • Âl-i İmrân Suresi 104:
    “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir ümmet bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”
  • Âl-i İmrân Suresi 110:
    “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a iman edersiniz…”
  • Tevbe Suresi 71:
    “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler…”
  • Nahl Suresi 125:
    “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir ve doğru yolda olanları da en iyi bilendir.”
  • A’râf Suresi 199:
    “…Marufu (iyiliği) emret ve cahillerden yüz çevir.”

Bu ayetler, tebliğin ümmetin temel vasfı olduğunu, Müslümanların bu vazifeyi yerine getirmesinin kurtuluşa vesile kılındığını gösterir.

Hadis-i Şeriflerden Deliller

  • “Kim bir münker (kötülük) görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”
    (Buhârî, Îmân 43; Müslim, Îmân 78)
  • “Ümmetimden kim bir münker görür de onu değiştirebilirse eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf mertebesidir.”
    (Müslim, Îmân 78)
  • “Din nasihattir.”
    (Buhârî, Îmân 2; Müslim, Îmân 95)
  • “Bana bir âyet bile olsa tebliğ edin.”
    (Buhârî, Enbiyâ 50; Ebû Dâvûd, İlim 4)
  • “Her biriniz bir çoban gibidir ve her biriniz sürüsünden sorumludur.”
    (Buhârî, Cuma 11; Müslim, İmâre 20)

Bu hadisler, tebliğin her Müslümana bir sorumluluk olduğunu vurgular. Kişi bildiği kadarıyla, imkânı nispetinde, zararı olmayacak şekilde tebliğ yapmalıdır.

Genel Hüküm

Tebliğ, İslam ümmetinin varlık gayelerinden biridir. Her Müslüman,

  • Kendi ailesine,
  • Yakın çevresine,
  • Karşılaştığı insanlara karşı,
  • Bildiği kadarını,
  • Hikmet ve güzel sözle,
  • Zarar vermeden,
    tebliğ etmekle yükümlüdür.

Kur’an’da iyiliği emretmek, namaz kılmak, zekât vermek gibi farzlarla birlikte zikredilir. Hadislerde ise tebliğ yapmamak, imanın en zayıf derecesine (kalbi buğzetmeye) kadar iner; yani tamamen terk edilmesi imanı zedeler.

Tebliğ vazifesi, ümmetin tamamı için kesin bir emirdir. Kimisi ilmiyle, kimisi sözüyle, kimisi tavrıyla, kimisi dua ve nasihatıyla bu vazifeyi yerine getirir. Hiçbir Müslüman “bana ne, herkes kendi başının çaresine baksın” diyemez; çünkü ayet ve hadisler toplu bir sorumluluğu emreder.

Allah bizleri, tebliğ vazifesini hakkıyla yapan, hikmetle ve güzel ahlâkla davet eden kullarından eylesin. Âmin.