Şükür: Müminin En Güzel Zikri

Şükür: Müminin En Güzel Zikri
22.01.2026 17:41
41
A+
A-

Şükür: Müminin En Güzel Zikri

Şükür, Allah’ın verdiği sayısız nimeti fark etmek, bunları dil ile ifade etmek, kalp ile hissetmek ve o nimetleri O’nun rızasına uygun kullanmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatının her anında şükrü en güzel şekilde yaşamış ve ümmetine de bunu öğretmiştir. İşte sahih kaynaklarda geçen bazı hadis-i şerifler ışığında şükrün güzelliği:

1. Müminin her hali hayırdır
Ebû Yahyâ Suheyb bin Sinân’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Mü’minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.”

(Müslim, Zühd 64)

Bu hadis, şükrün ve sabrın mümin için ne kadar kıymetli olduğunu gösterir. Sevinçte şükür, zorlukta sabır… İkisi de cennete götüren yoldur.

2. İnsanlara teşekkür etmek Allah’a şükretmektir
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:

“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmemiştir.”

(Tirmizî, Birr ve Sıla 35; Ahmed bin Hanbel, Müsned)

Bu hadis bize şükrün sadece Allah’a değil, O’nun yarattığı kullara da uzandığını öğretir. Bir iyilik gördüğümüzde “teşekkür ederim” demek, dolaylı olarak Allah’ın lütfunu takdir etmektir.

3. “Şükreden bir kul olmayayım mı?”
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gece namazına kalkar, ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Kendisine:

“Yâ Resûlallah! Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetmişken neden böyle yapıyorsun?” denildiğinde şöyle cevap verdi:

“Şükreden bir kul olmayayım mı?”

(Buhârî, Teheccüd 6; Müslim, Sıfâtü’l-Münâfikîn 79-81)

Bu hadis, şükrün en yüksek mertebesini gösterir. Peygamberimiz, kendisine verilen nimetlere karşı en ufak bir nimete bile “daha çok şükredeyim” diye geceyi ibadetle geçirirdi.

4. Nimetin şükrü onu dile getirmektir
Bir hadiste şöyle buyrulur:

“Bir kimseye bir nimet verilir de onu (hayırla yad ederek) dile getirirse, onun şükrünü yerine getirmiş olur. Eğer onu (kimseye söylemeyerek) içinde saklarsa, nankörlük etmiş olur.”

Bu ifade, şükrün dil ile ifade edilmesinin önemini vurgular. Güzel bir yemeği yiyip “Elhamdülillah” demek, sağlıklı bir güne uyanıp “Allah’a şükür” demek… Hepsi şükrün ta kendisidir.

Sonuç: Şükür, nimetleri artırır
Kur’ân’da Rabbimiz buyurur: “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.” (İbrahim, 7) Hadisler de bunu destekler. Şükreden kul, hem dünyada huzur bulur hem ahirette mükâfat kazanır.

Ey Rabbimiz! Bize verdiğin sayısız nimete karşı hakkıyla şükreden kullarından eyle. Bizi nankörlükten koru. Amin.

Her sabah uyandığımızda, her nefes aldığımızda, her lokma yediğimizde… “Elhamdülillah” diyerek şükrü dilimize, kalbine ve amellerimize nakşedelim. Çünkü şükür, müminin en güzel ziynetidir.