Namaz: Kalbin huzuru, ruhun gıdası, dinin direği

Namaz: Kalbin huzuru, ruhun gıdası, dinin direği
12.01.2026 13:44 | Son Güncellenme: 12.01.2026 14:47
29
A+
A-

Namaz: Kalbin huzuru, ruhun gıdası, dinin direği

Kur’ân-ı Kerîm’de ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek sözlerinde namaz, Müslüman’ın Allah ile en güçlü bağı, en önemli ibadeti ve dinin temel direği olarak defalarca vurgulanmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’den Namaz Emri ve Faziletine Dair Bazı Ayetler

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir.”
(Ankebut Suresi, 45)

Bu ayet, gerçek anlamda kılınan namazın insanı kötülükten koruyacağını, kalbi temizlediğini ve en büyük zikir olduğunu çok açık ifade eder.

“Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Şüphesiz namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
(Ankebut, 45 – mealin baş kısmı)

“Ailene namazı emret, sen de onda sabır ve kararlılıkla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz, asıl biz seni rızıklandırıyoruz. Sonuç da takvâ iledir.”
(Tâhâ Suresi, 132)

Peygamberimize (s.a.v.) bile “ailene namazı emret” emri verilmesi, namazın ailede ve toplumda ne kadar önemli bir öncelik olduğunu gösterir.

“Güneşin sarkmasından (öğle vaktinden) gecenin karanlığına kadar namazı kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.”
(İsrâ Suresi, 78)

Bu ayet, beş vakit namazın temelini oluşturan vakitlere işaret eder.

“Namazları muhafaza edin; özellikle orta namazı (ikindi namazını) muhafaza edin ve Allah’a gönülden boyun eğerek namaza durun.”
(Bakara Suresi, 238)

Allah, namazları korumamızı emrederken özellikle “muhafaza” kelimesini kullanıyor. Bu, namazları sadece kılmak değil, vaktinde, eksiksiz, huşû ile kılmak anlamına gelir.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Namaz Hakkındaki Mübarek Hadisleri

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Amellerin en faziletlisi vaktinde kılınan namazdır.”
(Buhârî, Tevhîd 48; Müslim)

“Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği amel namazdır. Eğer namazı düzgünse kurtuluşa erer, eğer namazı eksik ve kusurluysa Rabbimiz ‘Kulumun nafilelerine bakın’ buyurur.”
(Tirmizî, Salât 188; Ebû Dâvûd)

“Dinin direği namazdır. Kim onu terk ederse dinini yıkmış olur.”
(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)

“Beş vakit namaz ve iki cuma namazı, aralarındaki günahlara kefarettir; büyük günah işlenmedikçe.”
(Müslim, Tahâret 14)

“İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibi olur.”
(Buhârî, Mevâkît 14; Müslim, Mesâcid 200)

“Namaz nurdur.”
(Müslim, Tahâret 1)

“Kişi ile şirk (küfür) arasında namazı terk etmek vardır.”
(Müslim, Îmân 134; Tirmizî)

Bu son hadis çok çarpıcıdır. Namazı bilerek ve ısrarla terk etmek, kişiyi en büyük tehlikeye, imanını kaybetme noktasına kadar götürebilecek ciddi bir meseledir.

Son Söz

Namaz; sadece fiziksel hareketlerden ibaret bir ritüel değil,
kalbin Allah’a teslimiyeti,
günahlardan arınma fırsatı,
huzurun ve sükûnetin kaynağı,
cennet yolunun anahtarıdır.

“Namaz kılan insan, namazda Allah ile baş başadır.”

O halde gelin, bu eşsiz nimeti hakkıyla eda etmeye, vaktinde, huşû ile, gönülden kılmaya gayret edelim. Çünkü namaz;
dünyada kalkanımız,
kabirde nurumuz,
kıyamette kurtuluşumuz,
cennette ise en büyük sevincimiz olacaktır.

Allah bizleri namazı hakkıyla kılan, koruyan ve ondan asla mahrum kalmayan kullarından eylesin. Âmin.