Levh-i Mahfuz: Allah’ın Sonsuz İlminin Korunmuş Kaydı
Levh-i Mahfuz: Allah’ın Sonsuz İlminin Korunmuş Kaydı
İslam inancında Levh-i Mahfuz, olmuş ve olacak her şeyin Allah’ın ezeli ilmiyle kaydedildiği, hiçbir değişikliğe uğramadan korunan ilahi defterdir. Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan “Levh-i Mahfuz” ifadesi bir ayette geçer; ancak aynı hakikati ifade eden pek çok ayet ve sahih hadisler bu gerçeği aydınlatır.
Kur’ân-ı Kerîm’den Levh-i Mahfuz ile İlgili Ayetler
- Bürûc Suresi, 21-22. Ayetler
بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَجِيدٌ فِي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ
“Hayır! O, şerefli bir Kur’ân’dır. Levh-i Mahfuz’dadır.”
(Kur’ân’ın aslı, her türlü bozulma ve müdahaleden korunmuş levhada saklıdır.) - En’âm Suresi, 59. Ayet
وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا إِلَّا هُوَ ۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ ۚ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُبِينٍ
“Gaybın anahtarları O’nun katındadır, onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarında olan bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da)dır.” - Hadîd Suresi, 22. Ayet
مَا أَصَابَ مِنْ مُصِيبَةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي أَنْفُسِكُمْ إِلَّا فِي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ أَنْ نَبْرَأَهَا ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.” - Yâsîn Suresi, 12. Ayet
إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ ۚ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُبِينٍ
“Şüphesiz biz ölüleri dirilteceğiz. Onların yaptıklarını ve geride bıraktıkları eserleri de yazacağız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) sayıp yazmışızdır.” - Ra’d Suresi, 39. Ayet
يَمْحُو اللَّهُ مَا يَشَاءُ وَيُثْبِتُ ۖ وَعِنْدَهُ أُمُّ الْكِتَابِ
“Allah dilediğini siler (mahv eder), dilediğini de sabit kılar (isbat eder). Ana kitap (Ümmü’l-Kitâb / Levh-i Mahfuz) O’nun katındadır.” - Zuhruf Suresi, 4. Ayet
وَإِنَّهُ فِي أُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَكِيمٌ
“Şüphesiz o (Kur’ân), bizim katımızdaki Ana Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da), çok yüce, hikmet dolu bir kitaptır.” - Neml Suresi, 75. Ayet
وَمَا مِنْ غَائِبَةٍ فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُبِينٍ
“Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) olmasın.”
Hadis-i Şeriflerden Levh-i Mahfuz ile İlgili Bazı Rivayetler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kader ve ilahi takdir konusunu açıklarken Levh-i Mahfuz’a işaret eden ifadeler kullanmıştır:
- “Allah Teâlâ Âdem’i yarattığı zaman, kalemine: ‘Yaz!’ buyurdu. Kalem: ‘Ne yazayım?’ dedi. Allah: ‘Kıyâmete kadar olacak her şeyi yaz!’ buyurdu.”
(Ebû Dâvûd, Sünnet 16; Tirmizî, Kader 17 – benzer rivayetler) - “Kaderin takdiri, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gecenin ellibin yıl öncesine dayanır.”
(Müslim, Kader 11; Ebû Dâvûd, Sünnet 16) - Bir başka rivayette: “Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Ona: ‘Yaz!’ buyurdu. O da kıyamete kadar olacak her şeyi yazdı.”
(Tirmizî, Kader 17; Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Bu ayet ve hadisler, Levh-i Mahfuz’un Allah’ın ilim sıfatının en muhteşem tecellilerinden biri olduğunu gösterir: Her şey O’nun ilminde önceden belirlenmiş, kaydedilmiş ve ebediyen korunmuştur.
Levh-i Mahfuz, iman eden kul için teselli kaynağıdır; çünkü hiçbir musibet, tesadüfî değildir. Her şey Allah’ın hikmetiyle yazılmış ve O’nun kudretiyle gerçekleşir. Bu hakikate iman, kulun tevekkülünü artırır ve Rabbine teslimiyetini derinleştirir.