İslam’da Ticaret: Dürüstlük, Bereket ve Helal Kazancın Yolu
İslam’da Ticaret: Dürüstlük, Bereket ve Helal Kazancın Yolu
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatının önemli bir kısmını ticaretle geçirmiş, Hz. Hatice validemizle birlikte Şam ve Yemen’e seferler yapmış, güvenilirliğiyle “Muhammedü’l-Emin” unvanını kazanmıştı. Bu yüzden ticaret konusunda verdiği nasihatler, hem pratik tecrübeye hem de vahiy nuruna dayanır. İslam, ticareti teşvik ederken en çok üzerinde durduğu husus dürüstlük, açıklık ve güzel ahlaktır.
İşte Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ticaretle ilgili bazı sahih ve meşhur hadisleri ışığında ticaretin İslam’daki yeri:
- Dürüstlük ve Bereket
Hakîm bin Hizâm (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Alışveriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkları sürece (alışverişi kabul edip etmeme konusunda) serbesttirler. Eğer dürüst davranırlar ve (malın kusurunu) açıkça söylerlerse, alışverişleri bereketlenir. Fakat kusuru gizler ve yalan söylerlerse, (yaptıkları) alışverişin bereketi gider.”
(Buhârî, Büyû’ 19; Müslim, Büyû’ 47; Ebû Dâvûd, Büyû’ 51)
Bu hadis, ticaretin temel kuralını özetler: Malın ayıbını gizlemek bereketi yok eder. Dürüstlük, sadece helal kazancı değil, aynı zamanda o kazancın manevi bereketini de korur.
- Doğru ve Güvenilir Tüccarın Makamı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, nebîler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.”
(Tirmizî, Büyû’ 4; İbn Mâce, Ticârât 1 – hadis hasen derecesindedir)
Bu müjde, dürüst ticaret yapanın ahiretteki derecesini gösterir. Ticaret, sadece dünya kazancı değil, aynı zamanda cennet derecelerine vesile olabilir.
- Yalan Yemin ve Aldatmanın Sonu
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Bizi aldatan bizden değildir.”
(Müslim, Îmân 164)
Ticarette aldatma, yalan yemin, hile ve ölçüyü eksik tutma gibi davranışlar mümince ahlaka aykırıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) tüccarlara hitaben:
“Ey tüccarlar! Kıyâmet günü tüccarlar fâcirler olarak diriltileceklerdir. Ancak dürüst ve doğrulukta bulunanlar müstesnâ…”
(Tirmizî, Büyû’ 4)
şeklinde uyarıda bulunmuştur.
- Cömertlik ve Kolaylık
Câbir bin Abdullah (r.a.)’dan rivayetle:
“Sattığında, satın aldığında ve borcunu ödeyişinde cömert davranan kimseyi Allah esirgesin (rahmet etsin).”
(Tirmizî, Büyû’ 16)
Alırken de satarken de kolaylık göstermek, borcunu ödeyemeyene mühlet vermek, İslam ticaret ahlakının en güzel örneklerindendir.
- Ticaretin Rızık Kaynağı Olarak Teşviki
Bazı rivayetlerde geçtiği üzere:
“Rızkın onda dokuzu ticarettedir.”
(Zayıf olmakla birlikte meşhur bir söz olarak nakledilir – Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Bu ifade, ticaretin helal rızık kapısı olarak ne kadar önemli olduğunu vurgular. Ancak bu teşvik, her zaman dürüstlük şartına bağlıdır.
Sonuç olarak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ticaretin meşru ve sevap bir amel olduğunu göstermiş, fakat bu yolda en büyük sermayenin doğruluk, emanet ve güzel ahlak olduğunu vurgulamıştır. Günümüz Müslüman tüccar ve esnafı için de en güzel örnek, “Emin” lakaplı, malının kusurunu gizlemeyen, aldatmayan, aldatılmayı da kabul etmeyen o kutlu şahsiyettir.
Allah bizleri dürüst ve bereketli ticaretle rızıklandırsın, alışverişlerimizi mübarek kılsın. Âmin.