Hz. Yusuf (a.s.): Kıssaların En Güzeli ve Sabrın, İffetin, Allah’a Güvenin Örnek Şahsiyeti
Hz. Yusuf (a.s.): Kıssaların En Güzeli ve Sabrın, İffetin, Allah’a Güvenin Örnek Şahsiyeti
Kur’ân-ı Kerîm, Yûsuf Suresi’ni tamamen Hz. Yusuf aleyhisselâm’ın hayatına ayırmış ve bu sureye “kıssaların en güzeli” (ahsenü’l-kasas) ismini vermiştir:
“Biz sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz…”
Yûsuf Suresi, 3. ayet
Bu ifade bile Hz. Yusuf’un kıssasının ne kadar özel ve öğretici olduğunu gösterir.
1. Güzellik, Kıskançlık ve Kuyu
Hz. Yusuf’un hikayesi, çocukluğunda gördüğü muhteşem rüya ile başlar:
“Hani Yûsuf babasına demişti ki: ‘Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm.’”
Yûsuf, 4
Babası Hz. Yakub (a.s.) bu rüyanın büyük bir mana taşıdığını anlar ve oğlunu uyarır:
“Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.”
Yûsuf, 5
Ne yazık ki kardeşlerinin kıskançlığı ağır basar ve Hz. Yusuf’u kuyuya atarlar. Ancak Allah (c.c.) onu korumuş ve kervanla Mısır’a ulaştırmıştır.
2. İffet ve Takva Zirvesi – Züleyha Olayı
Hz. Yusuf’un en çok üzerinde durulan vasfı iffet ve Allah korkusudur. Mısır’da köle olarak bulunduğu evde, Aziz’in hanımı ondan murat almak istemiş ve kapıları kilitlemiştir:
“Yûsuf: ‘Hâşâ! Allah’a sığınırım! O benim Rabbimdir, bana güzel bir yer verdi. Şüphesiz ki zulmedenler asla kurtuluşa ermezler!’ dedi.”
Yûsuf, 23
Bu tavır, tarihteki en güçlü iffet örneklerinden biridir. Hz. Yusuf, yalnız olduğunu, kimsenin görmeyeceğini düşünse bile “Allah görüyor” şuuruyla hareket etmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadiste bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Kerim oğlu kerim oğlu kerim oğlu kerim; İbrahim oğlu İshak oğlu Yakub oğlu Yusuf’tur.”
(Buhârî, Menâkıb 1)
3. Zindan Yılları ve Sabır
Hz. Yusuf, iftiraya uğrayıp zindana atıldığında bile ümidini yitirmemiş, orada bile insanlara faydalı olmaya devam etmiştir. Rüya tabir yeteneğiyle tanınmış ve sonunda Mısır Kralı’nın rüyasını yorumlamıştır:
“Yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve (başka) yedi de kuru başak gördüm…”
Yûsuf, 43
Hz. Yusuf’un yorumu: Yedi bolluk yılı ve ardından gelecek yedi kıtlık yılı. Bu yorumu sayesinde Mısır’da büyük bir yetkiye kavuşmuş, sonunda bakan (hazine ve ekonomi sorumlusu) olmuştur.
4. Aile Buluşması ve Merhamet
En duygusal bölüm, kardeşlerinin kıtlık nedeniyle Mısır’a gelip Hz. Yusuf’un huzuruna çıkmasıdır. O onları tanırken onlar onu tanımaz. Sonunda kendini tanıttığında ise şöyle der:
“Bugün size kınama ve azar yoktur. Allah sizi affetsin. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.”
Yûsuf, 92
Bu cümle, affın, merhametin ve kin tutmamanın ne kadar yüce bir ahlak olduğunu gösterir.
5. En Güzel Dua ve Tevekkül
Hz. Yusuf’un hayatının sonunda Rabbine ettiği dua, belki de Kur’ân’daki en zarif ve kapsamlı dualardan biridir:
“Rabbim! Bana iktidar verdin, rüyaların yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada da âhirette de dostum ve yardımcım Sensin. Mümin olarak canımı al ve beni salih kullarının arasına kat!”
Yûsuf, 101
Son Söz
Hz. Yusuf’un kıssası;
- kıskançlığa karşı sabır,
- fitneye karşı iffet,
- zindana karşı tevekkül,
- intikam yerine affetme,
- her durumda Allah’a yönelme dersleri ile doludur.
Kur’ân bu kıssayı anlatırken şöyle buyurur:
“Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde, (gerçeği) sorup öğrenmek isteyenler için nice ibretler vardır.”
Yûsuf, 7
Allah bizleri de Hz. Yusuf’un sabrından, iffetinden ve güzel ahlakından nasiplendirsin. Âmin.