Hz. Lût (a.s.) ve Kavmi: Kur’ân-ı Kerîm’deki İbretlik Kıssa

Hz. Lût (a.s.) ve Kavmi: Kur’ân-ı Kerîm’deki İbretlik Kıssa
12.01.2026 14:59 | Son Güncellenme: 12.01.2026 15:20
23
A+
A-

Hz. Lût (a.s.) ve Kavmi: Kur’ân-ı Kerîm’deki İbretlik Kıssa

Kur’ân-ı Kerîm’de ismi en çok zikredilen peygamberlerden biri olan Hz. Lût (a.s.), aynı zamanda en çarpıcı helak kıssalarından birinin kahramanıdır. Allah Teâlâ, onun kıssasını birçok sûrede detaylı olarak anlatır ve bizlere büyük ibretler sunar.

Hz. Lût, Hz. İbrahim’in (a.s.) yeğeni (bazı rivayetlerde kardeşi) olup onun tebliğine ilk iman edenlerden biridir:

“Bunun üzerine Lût ona iman etti ve dedi ki: ‘Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.’”
(Ankebût Suresi, 26)

Allah onu, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir ahlâksızlığın yaygın olduğu bir kavme peygamber olarak göndermiştir. Bu kavim, erkeklerle cinsel ilişkiye girmeyi âdet edinmiş, kadınları bırakmış ve fuhşiyatı (hayâsızlığı) olağanlaştırmıştı.

Hz. Lût’un kavmine yaptığı tebliğ çok nettir:

“Hani Lût da kavmine şöyle demişti: ‘Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fuhşiyatı mı yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, aşırı giden (müsrif) bir kavimsiniz.’”
(A’râf Suresi, 80-81)

Kavmi ise bu açık uyarıya rağmen alaycı ve küstah bir tavır sergilemiştir:

“Onların cevabı ancak: ‘Şayet doğru söyleyenlerden iseniz bize Allah’ın azabını getirin!’ demek olmuştu.”
(Ankebût Suresi, 29)

Hz. Lût’un en zor anlarından biri, misafir meleklerin gelişidir. Kavim, bu yakışıklı misafirlere (meleklere) tecavüz etmek istemiş, Hz. Lût ise çaresizlik içinde şöyle haykırmıştır:

“Keşke size karşı koyacak bir gücüm olsaydı ya da sığınacak sağlam bir dayanağım bulunsaydı!”
(Hûd Suresi, 80)

Melekler ise ona güven vermiş ve kurtuluş emrini bildirmiştir:

“Dediler ki: ‘Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Sana ilişemezler. Gecenin bir vaktinde, ailenle beraber yola çık ve içinizden kimse dönüp arkasına bakmasın. Hanımın hariç! Çünkü onların başına gelecek azap, onun da başına gelecektir.’”
(Hûd Suresi, 81)

Ve nihayet ilahi azap geldi:

“Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine, Rabbinin katında işaretlenmiş, birbirinin ardınca dizilmiş çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırdık. Bunlar, zalimlerden uzak değildir.”
(Hûd Suresi, 82-83)

Başka bir âyette ise bu azabın dehşeti şöyle tasvir edilir:

“Doğrusu biz, gökten üzerlerine taş yağdırdık. (Azaba uğrayan) suçlulara yağdırılan taş ne kötüdür!”
(Kamer Suresi, 34)

Hadis-i Şeriflerdeki Uyarılar

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu kıssadan ders çıkarılması gerektiğini birçok hadiste vurgulamıştır. Özellikle Lût kavminin yaptığı bu büyük günahı işleyenlere karşı çok sert ifadeler kullanılmıştır:

  • Lût kavminin işlediği fiili işleyene Allah lanet etsin.
    (Birçok sahih rivayette geçen lanet duası)
  • Bazı rivayetlerde, bu fiili işleyenlerin öldürülmesi gerektiği yönünde hüküm bildirilmiştir (Buhârî, Enbiyâ; Müslim, Fezâil bölümleri ve Ahmed b. Hanbel, Müsned).

Sonuç ve İbret

Hz. Lût kıssası bize şunu öğretir:

  • Bir toplumda ahlâksızlık normalleştiğinde, Allah’ın azabı çok yakın olur
  • Peygamber bile olsa, insan ailesinin tamamını kurtaramaz; iman eden kurtulur, etmeyen helak olur (Hz. Lût’un hanımı da bunun en acı örneğidir)
  • “Lût kavmi size uzak değildir” (Hûd, 89) âyetiyle Allah, bu azabın her zaman mümkün olduğunu, uzak bir tarih olmadığını hatırlatır

Günümüzde de aynı fuhşiyatın farklı şekillerde normalleştirilmeye çalışıldığı bir çağda yaşıyoruz. Kur’ân’ın bu kıssayı bu kadar çok tekrar etmesi tesadüf değildir. Allah bizleri hem bu çirkin fiilden, hem de onu normal gören zihniyetten muhafaza eylesin.

“Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (Hicr Suresi, 75)