Cüzi İrade ve Külli İrade: Kur’an ve Hadis Işığında Bir Bakış

Cüzi İrade ve Külli İrade: Kur’an ve Hadis Işığında Bir Bakış
15.01.2026 12:40 | Son Güncellenme: 15.01.2026 23:01
49
A+
A-

Cüzi İrade ve Külli İrade: Kur’an ve Hadis Işığında Bir Bakış

İslam inancında irade konusu, Allah’ın mutlak kudreti ile insanın sorumluluğu arasındaki dengeyi ifade eder. Külli irade, yalnızca Allah’a mahsus olan sınırsız, mutlak iradedir; her şeyin yaratılışı, oluşu ve gerçekleşmesi O’nun dilemesi iledir. Cüzi irade ise insana verilen sınırlı seçme ve tercih yetisidir; insan iyiyi veya kötüyü seçer, ancak fiilin yaratılışı Allah’a aittir. Bu iki irade çelişmez; aksine, insanın cüz’i iradesi Allah’ın külli iradesi içinde yer alır ve kul bu sayede yaptıklarından sorumlu tutulur.

Külli İrade: Allah’ın Mutlak İradesi

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın iradesinin mutlaklığı çok sayıda ayette vurgulanır:

  • “Allah dilediğini yapar.” (Bakara, 2/253; Âl-i İmrân, 3/40; Hac, 22/14)
    Bu ifade, Allah’ın iradesinin hiçbir şeye bağlı olmadığını ve her şeyi dilediği gibi yarattığını gösterir.
  • “Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir.” (İbrahim, 14/4; Nahl, 16/93)
    Hidayet ve dalaletin Allah’ın iradesine bağlı olduğu belirtilir.
  • “Siz dileyemezsiniz; ancak âlemlerin Rabbi olan Allah dilerse (dileyebilirsiniz).” (Tekvir, 81/29; İnsan, 76/30)
    İnsanın iradesinin bile Allah’ın dilemesine bağlı olduğunu ifade eder; külli iradenin üstünlüğünü gösterir.
  • “O, her şeyin yaratıcısıdır.” (En’âm, 6/102)
    Yaratma fiili tamamen Allah’a aittir; kulun seçimi olsa da fiilin vücuda gelmesi külli irade iledir.

Bu ayetler, her olayın, her fiilin ve her tercihin nihai olarak Allah’ın iradesi çerçevesinde gerçekleştiğini bildirir.

Cüzi İrade: İnsanın Sorumluluk Sahibi Tercihi

Kur’an, insanın seçim yapma özgürlüğüne ve bundan doğan sorumluluğa defalarca işaret eder:

  • “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29)
    İnsan tercihinde serbest bırakılmıştır; iman veya küfür kendi iradesiyle olur.
  • “Kim dilerse Rabbine varan bir yol tutsun.” (Müzzemmil, 73/19; İnsan, 76/3)
    Doğru yolu seçme imkânı insana verilmiştir.
  • “Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik) kendi lehine, (kötülük) kendi aleyhinedir.” (Bakara, 2/286)
    İnsan iradesiyle yaptığı fiillerden doğrudan sorumludur; Allah kimseye taşıyamayacağı yük vermez.
  • “Her kim zerre kadar iyilik yaparsa onu görür. Her kim zerre kadar kötülük yaparsa onu görür.” (Zilzal, 99/7-8)
    Küçük bile olsa insanın iradesiyle yaptığı her şeyin karşılığı vardır.
  • “De ki: Hak Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29)
    Tercih insana bırakılmış, sorumluluk da buna göredir.

Hadis-i Şeriflerde İrade ve Sorumluluk

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu dengeyi çok net ifadelerle açıklamıştır:

  • “Çalışın! Çünkü herkes ne için yaratılmışsa ona kolaylaştırılır.” (Buhârî, Kader 4; Müslim, Kader 6)
    İnsan iradesini kullanmaya teşvik edilir; tembellik veya suçu kadere atmak doğru değildir.
  • “Ameller niyetlere göredir. Herkes için niyet ettiği şey vardır.” (Buhârî, Bed’ü’l-Vahy 1; Müslim, İmâre 155)
    İnsanın iradesi ve niyeti, amelinin değerini belirler.
  • “Allah’ın takdirine razı ol ki, Allah’ın takdiri sana en hayırlı olandır.” (Tirmizî, Kader 43)
    Külli iradeye teslimiyet vurgulanırken, insanın cüz’i iradesini hayra kullanması gerektiği ima edilir.

Sonuç: Denge ve Sorumluluk

İslam’da külli irade ile cüzi irade arasında çelişki yoktur; Allah’ın mutlak iradesi içinde insanın sınırlı iradesi yer alır. Kul, cüz’i iradesiyle iyiyi seçerse hayır kazanır; kötüyü seçerse şer işler ve bundan hesaba çekilir. Allah kimseye zulmetmez (Âl-i İmrân, 3/182); herkes kazandığının karşılığını bulur.

Bu denge, insanı hem aczini idrak etmeye hem de iradesini hayırda kullanmaya davet eder. Külli iradenin sonsuzluğunu gören kul, cüz’i iradesini Allah’ın rızasına yöneltir ve “Biz ancak Allah’ın dilediğini dileriz” (İnsan, 76/30) bilinciyle yaşar.

Allah bizleri irademizi en güzel şekilde kullanan kullarından eylesin. Âmin.