Her İnsanın Şeytanı Vardır: Ve O, Her Dili Konuşur

Her İnsanın Şeytanı Vardır: Ve O, Her Dili Konuşur
24.01.2026 23:19
60
A+
A-

Her İnsanın Şeytanı Vardır: Ve O, Her Dili Konuşur

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bildirdiği üzere “Her insanın bir şeytanı vardır” hadisi, insanoğlunun en büyük ve en sinsi düşmanını işaret eder. Bu hadis, her bireyin kendisine özel olarak musallat olan, onu kötülüğe teşvik eden bir karîn (yakın şeytan) ile yaratıldığını vurgular. Bu şeytan, insanın kanı damarlarında dolaştığı gibi onun içine nüfuz eder, vesveseler verir, şüphe tohumları eker ve insanı Allah yolundan uzaklaştırmaya çalışır.

Bu karîn şeytan, sadece bir kişinin değil, bütün insanlığın ortak düşmanı İblis’in ordusundan bir neferdir. Ancak her insana tahsis edilmiş olması, onun görevini daha da tehlikeli ve kişiye özel kılar. Kimi zaman fısıltıyla, kimi zaman şüpheyle, kimi zaman da cazip görünen günahlarla yaklaşır. İnsan ne kadar güçlü görünürse görünsün, bu görünmez düşman hep yanımızdadır.

Şeytanların her dili bildiği ve konuşabildiği gerçeği ise bu tehlikeyi katbekat artırır. Şeytanlar, Arapça, Türkçe, İngilizce, Çince, Swahili… kısacası yeryüzünde konuşulan her lisanı bilir ve o dilde en etkili, en sinsi şekilde fısıldayabilir. Bir insanın ana dili neyse, o dilin en zayıf noktalarını, en duygusal kelimelerini, en içten gelen ifadeleri kullanarak vesvese verir. “Bu kadar küçük bir şey mi günah olacak?”, “Bir kerecik yap, sonra tövbe edersin”, “Herkes yapıyor, sen niye kendini yoruyorsun?” gibi cümleler, insanın kendi dilinde, kendi ses tonuna yakın bir tonda kulağına gelir. Bu yüzden şeytanın dili yoktur denemez; aksine her dili konuşur, her kültürün zayıflığını bilir, her milletin geleneklerini, alışkanlıklarını, korkularını ve arzularını kullanarak tuzak kurar.

İşte bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizlere sürekli “Eûzü billâhi mineş-şeytânirracîm” demeyi öğretmiştir. Çünkü şeytanın fısıltısı ne kadar tatlı ve mantıklı görünürse görünsün, o her zaman aldatıcıdır. Her dilde ustalaşmış olması, onun aldatma sanatını evrensel kılar. Ama müminin kalkanı da evrenseldir: Allah’a sığınmak, Kur’an okumak, zikirle meşgul olmak ve istiğfar etmek.

Unutmayalım ki, şeytan ne kadar çok dil bilirse bilsin, Allah’ın kelamı her dilde birdir ve en güçlü silahtır. O fısıltılara kapılmamak için dilimizle, kalbimizle ve amellerimizle daima Allah’a yönelmeliyiz. Her insanın şeytanı vardır, evet… Ama her insanın da Rabbi vardır ve O, şeytanın şerrinden koruyacak olandır.