Zekât Nedir? Kimlere Verilir?

Zekât Nedir? Kimlere Verilir?
15.01.2026 12:31 | Son Güncellenme: 15.01.2026 22:05
23
A+
A-

Zekât Nedir? Kimlere Verilir?

Zekât, İslam’ın beş şartından biri olan farz bir mali ibadettir. Kelime anlamı olarak “temizlik, arınma, çoğalma ve bereket” demektir. Zekât, Müslüman’ın nisap miktarına ulaşan malının (belirli bir zenginlik sınırı) üzerinden bir yıl geçtikten sonra, Allah’ın belirlediği oranlarda ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Bu ibadet hem malı temizler hem de toplumda sosyal dayanışmayı sağlar.

Kur’ân-ı Kerim’de zekâtın önemi defalarca vurgulanmış, genellikle namazla birlikte zikredilmiştir. Örneğin:

  • Bakara Suresi 110. ayet:
    “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görendir.”
  • Tevbe Suresi 71. ayet:
    “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Zekâtın kimlere verileceği ise en net şekilde Tevbe Suresi 60. ayette açıklanmıştır:

Tevbe Suresi 60. ayet:
Sadakalar (zekâtlar) ancak fakirlere, yoksullara (mesâkîne), zekât toplamakla görevli memurlara (âmillere), kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlara (muellefe-i kulûb), kölelere (rikâb), borçlulara (ğârimîn), Allah yolunda (fî sebîlillâh) olanlara ve yolda kalmışlara (ibnü’s-sebîl) verilir. Bu, Allah tarafından bir farzdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.”

Bu ayete göre zekât verilecek 8 sınıf şunlardır:

  1. Fakirler: Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, nisap miktarına sahip olmayan yoksullar.
  2. Miskinler (düşkünler): Çalışamayacak durumda olan, zaruri ihtiyaçlarını bile zor karşılayan kimseler.
  3. Âmiller (zekât memurları): Zekâtı toplayıp dağıtan görevliler (fakir olmasalar da pay alırlar).
  4. Muellefe-i kulûb: Kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenenler (yeni Müslüman olanlar veya İslâm’a meyilli kimseler).
  5. Rikâb (köleler): Kölelikten kurtulmak isteyen esirler (günümüzde bu kategori esaret/kurtuluş yardımları olarak yorumlanır).
  6. Ğârimîn (borçlular): Borç altında ezilen, ödeme gücü olmayan kimseler (kendi ihtiyacından dolayı borçlananlar).
  7. Fî sebîlillâh (Allah yolunda olanlar): Genellikle cihad, ilim tahsili, din hizmeti gibi Allah yolunda çalışanlar (çoğunluk görüşüne göre mücahitler veya dinî-ilmî faaliyetler).
  8. İbnü’s-sebîl (yolda kalmışlar): Yolculukta parasız kalan, memleketine dönemeyen kimseler.

Malın Ne Kadarı Zekât Olarak Verilir? (Zekât Oranları)

Zekât oranları, malın türüne göre değişir ve bu oranlar Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hadisleri ve sahabe uygulamalarıyla belirlenmiştir. Genel olarak:

  • Altın, gümüş, nakit para ve ticaret malları: Nisap miktarına ulaştıktan ve üzerinden bir yıl geçtikten sonra 1/40 oranında, yani %2,5 zekât verilir. Bu, en yaygın zekât oranıdır ve hadislerde altın ve gümüş için açıkça belirtilmiştir (örneğin Buhârî, Zekât, 38). Günümüzde para ve ticaret malları da altın/gümüş hükmünde değerlendirilir.
  • Hayvanlar (sâime hayvanlar, yani otlaklarda beslenenler):
  • Koyun ve keçilerde 1/40 oranında (40 koyun/keçiden 1 tane).
  • İnek, manda ve benzeri büyükbaşlarda 1/30 oranında (30 sığırdan 1 tane).
    Bu oranlar hadislerde detaylı olarak açıklanmıştır (Buhârî, Zekât, 32, 36, 43).
  • Tarım ürünleri ve meyveler (aşar):
  • Yağmur veya doğal sulamayla yetişenlerde 1/10 (%10).
  • Yapay sulama (masraflı sulama) ile yetişenlerde 1/20 (%5).
    Bu oranlar da Hz. Peygamber’in uygulamalarına dayanır.

Nisap miktarları (zekât farz olması için alt sınır) hadislerde şöyle belirlenmiştir:

  • Altında 20 miskal (yaklaşık 80,18 gram).
  • Gümüşte 200 dirhem (yaklaşık 595 gram).
  • Devede 5, sığırda 30, koyun/keçide 40 adet.

Hz. Peygamber (s.a.v.) de zekâtın önemini ve kimlere verileceğini birçok hadis-i şerifte vurgulamıştır. İşte bazı önemli hadisler:

  • Buhârî ve Müslim’de rivayet edilen hadis:
    “İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve resulü olduğuna şehadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücü yetene hacca gitmek.” (Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân 21-22)
  • Zenginlere zekâtın haram olduğunu belirten hadis:
    “Zengin ve gücü kuvveti yerinde olan kimsenin zekât alması helâl değildir.” (Ebû Dâvûd, Zekât 24; Tirmizî, Zekât 23)
  • Zekâtın malı temizlediği ve bereketlendirdiği:
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Malınızdan zekâtı verin; çünkü zekât malın kirini giderir.” (Buhârî ve Müslim rivayetleri bağlamında benzer ifadeler)

Zekât, cimriliği kıran, kalpleri temizleyen ve toplumda kardeşliği pekiştiren büyük bir ibadettir. Zekât verirken niyetin sadece Allah rızası olması, verilecek kişinin gerçekten hak sahibi olması ve zekâtın doğrudan ihtiyaç sahibine ulaştırılması esastır. Allah bizleri zekâtını hakkıyla veren kullarından eylesin. Âmin.