Şam Kelimesinin Etimolojisi ve Mesih ile İlişkisi Üzerine Bir Yorum
Şam Kelimesinin Etimolojisi ve Mesih ile İlişkisi Üzerine Bir Yorum
Şam’ın Anlam Kökeni ve “Akşam” Çağrışımı
Arapça’da “Şam” (Bilâdü’ş-Şâm), Hicaz’dan bakıldığında kuzey yönünü ve o yöndeki geniş coğrafyayı ifade eder. Kelime “şimal” (kuzey/sol) köküyle bağlantılıdır; güneş batarken sol tarafta kalan yön kuzey olduğundan, Şam bu yönün adı olmuştur. Etimolojik olarak bu konum, dolaylı biçimde “akşam” anlamıyla ilişkilendirilir: Akşam, günün batışıyla karanlığın başladığı vakittir; Şam ise batıdan (mağribden) sonra sol tarafta kalan, günün sonuna uzanan yöndür.
Hadislerde Şam ve Mesih’in Birleşmesi
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde Şam, ahir zaman olaylarıyla sıkça anılır:
- Hz. İsa (a.s.), Şam’ın doğusundaki beyaz minareye iner (Müslim, İman 242; Ebû Dâvud, Melâhim 14).
Şam aynı zamanda “müminlerin sığınağı” ve “mübarek belde” olarak övülmüştür.
Müteşabih Bir İfade Olarak Yeniden Yorum: Mesih Akşam Vaktinde Dünyaya Geldi
Bu hadisler ve Şam’ın kullanımı müteşabih niteliktedir; zahirî anlamı coğrafî olsa da derin remzî katmanları vardır ve kesin manası olaylar gerçekleştiğinde tam anlaşılır (Âl-i İmrân 3/7).
Şam’ın “akşam” çağrışımıyla birleştirildiğinde, özellikle Mesih’in (Hz. İsa a.s.) akşam vaktinde dünyaya geleceği bilgisiyle şu müteşabih yorum öne çıkar:
Ahir zaman, insanlık tarihinin “akşamı”dır; güneşin battığı, nurun azaldığı, karanlığın doruğa ulaştığı dönemdir. Dünya gününün en son ve en koyu dilimidir. İşte tam bu akşam vaktinde Mesih dünyaya gelir. Şam’ın akşamla ilişkisi burada sembolik bir remiz olur: Mesih’in Şam’la anılması, O’nun dünyanın en derin akşam vaktinde –karanlığın zirvesinde– zuhur edeceğini işaret eder. Mesih akşam vaktinde geldiğinde, gün batımının en yoğun kızıllığı ve karanlığı içinde belirir ve o uzun akşamın hemen ardından ebedî sabahı (kurtuluşu, adaleti, nuru) başlatır.
Bu iniş, akşamın en ümitsiz anında gelen kurtuluş ışığıdır; batan güneşin son ışınlarında sabahın ilk nurunun müjdesidir. Şam (akşam) burada ahir zamanın remzi; Mesih ise o akşamı aydınlatacak olan sabahın ta kendisidir.
Bu yorum, hadislerin zahirî coğrafî ve tarihî manasına dokunmadan, batınî derinliğini vurgular. Kesin te’vil ve hakikat Allah katındadır. Allah en doğrusunu bilir.