Rukye ve İslam Terapisi: Kalbe ve Akla Şifa Yolu
Rukye ve İslam Terapisi: Kalbe ve Akla Şifa Yolu
İnsan, hem bedeni hem ruhuyla yaratılmış bir varlıktır. Hastalık da sadece bedende değil, çoğu zaman ruhun derin katmanlarında kök salar. İslam, bu iki boyutu birbirinden koparmadan ele alan bütüncül bir bakış açısı sunar. İşte tam bu noktada Rukye ile İslam terapisi (manevi-psikolojik destek) birleştiğinde, insana şifa yolunda çok güçlü, dengeli ve derin bir kapı açılır.
Rukye: Kur’ân’ın Şifâ Nefesi
Rukye, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetinde açıkça yer alan, Kur’ân-ı Kerîm ayetleri, Allah’ın güzel isimleri ve Nebî’nin dualarıyla yapılan manevi tedavidir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) bizzat kendisi hastalarına, nazar değenlere, zehirli hayvan sokmasına maruz kalanlara ve hatta kendi torunlarına rukye yapmış; onlara Fâtiha, Âyetü’l-Kürsî, İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup üflemiştir.
Rukye’nin en temel şartı şudur: Şifânın yalnızca Allah’tan geldiğine inanmak. Okuyan da, üfleyen de, dinleyen de sadece bir vesiledir. Şirk içeren, anlamı bilinmeyen veya cinlerden medet uman uygulamalar İslam’da kesin olarak yasaklanmıştır.
Rukye, yalnızca “cin musallatı” veya “büyü” gibi durumlarla sınırlı değildir. Günümüzde anksiyete, yoğun korku, uyku bozuklukları, sebepsiz iç sıkıntısı, değersizlik hissi, takıntılı düşünceler gibi pek çok ruhsal yükün altında şeytanın vesvesesi, nazar, haset gibi manevi etkenlerin de rol oynayabildiği kabul edilir. Rukye burada kalbi şeytanın karartıcı etkisinden arındıran, insana “Allah bana yeter” güvenini yeniden inşa eden güçlü bir kalkan olur.
İslam Terapisi: Kalbi Anlamak, Aklı Yönlendirmek, İmanı Güçlendirmek
İslam terapisi, modern psikoterapinin etkili araçlarını (özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi, Varoluşçu yaklaşım gibi) İslam’ın ana kaynaklarıyla (Kur’ân, Sünnet, sahabe hayatı) harmanlayan bir yaklaşımdır.
Bu yaklaşımda:
- Kişinin otomatik olumsuz düşünceleri farkına varması sağlanır
- Bu düşünceler Kur’ânî hakikatlerle yeniden yapılandırılır
- “Ben değersizim” yerine “Ben Allah’ın en güzel şekilde yarattığı bir kuluyum” (Tin 95/4) bilinci yerleştirilir
- Korku ve kaygı âyetlerle teskin edilir:
“Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28) - Kabullenme (acceptance) ile kaza ve kadere teslimiyet birleştirilir
- Değerler temelli yaşam için ihlâs, sabır, şükür, tevekkül gibi İslamî erdemler rehber yapılır
Birleştirici Yaklaşım: Hem Kalbe Hem Akla Hitap Eden Şifa Yolu
Gerçek şifa, Rukye’nin manevi gücü ile İslam terapisi’nin bilinçli farkındalık çalışması bir araya geldiğinde ortaya çıkar.
Örnek bir süreç şöyle işleyebilir:
- Kişi yoğun kaygı/panik atak şikâyetiyle gelir
- Önce Kur’ân ile rukye yapılır (özellikle Felak-Nâs tekrarları, Âyetü’l-Kürsî, Fâtiha) → manevi kalkan güçlenir, şeytanî vesveselerin etkisi azalır
- Aynı seansta veya devam eden görüşmelerde:
• Kaygının tetikleyici düşünceleri tespit edilir
• Bu düşünceler Kur’ân ve hadis ışığında yeniden çerçevelenir
• Nefes egzersizleri + zikir (Allah, Lâ ilâhe illallah, Hasbünallahu ve ni’mel vekîl) birlikte uygulanır - Ev ödevi olarak:
• Her gün belli vakitlerde rukye dinleme/okuma
• Günlük şükür günlüğü tutma
• Kaygı anında “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” zikrini 100 defa çekme - Süreç ilerledikçe kişi hem manevi korunma hissini, hem de zihinsel dayanıklılık becerisini kazanır
Böylece kişi sadece semptomlardan kurtulmaz; aynı zamanda daha derin bir Allah bilinci, güçlü bir tevekkül ve kalıcı bir iç huzur elde eder.
Son söz:
Şifa yalnızca ilaçta, sadece terapide ya da sadece rukyededir diye bir sınır çizemeyiz.
Şifa, Allah’ın elindedir.
Bizler ise O’nun lütfettiği vesileleri en güzel şekilde bir araya getirmeye çalışırız.
Rukye ile kalbi, İslam terapisi ile aklı, dua ile niyeti, tevekkül ile teslimiyeti birleştiren kul,
hem dünyada hem âhirette şifaya en yakın olandır.
Yüce Rabbimizden hepimiz için gönüllerimize şifa dileyerek bitirelim:
Yûnus Sûresi 57. Âyet (Tam Metin)
Arapça Orijinal:
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٥٧﴾
Türkçe Okunuşu:
Yâ eyyühe-nnâsu kad câetkum mev‘ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs-sudûri ve hüden ve rahmetun lil-mu’minîn.
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali:
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki (manevi) hastalıklara bir şifa, inananlara yol gösterici bir rehber ve rahmet gelmiştir.
Rabbim bizlere ve tüm mü’minlere bu âyetin hakikatini idrak etmeyi ve ondan tam manasıyla istifade etmeyi nasip eylesin. Âmin.