Münker ve Nekir Melekleri ile Kabir Sorgusu

Münker ve Nekir Melekleri ile Kabir Sorgusu
09.01.2026 23:45 | Son Güncellenme: 10.01.2026 00:19
67
A+
A-

Münker ve Nekir Melekleri ile Kabir Sorgusu

İslam akaidinin en önemli konularından biri, ölümden hemen sonra başlayan kabir hayatıdır. Kişi defnedildikten sonra, kabirde Münker ve Nekir adlı iki melek tarafından sorguya çekilir. Kur’ân-ı Kerîm’de bu meleklerin isimleri doğrudan geçmemekle beraber, kabirde müminlerin sabit kalacağına dair açık âyetler vardır. Konunun tafsilatı ise sahih hadislerle sabittir.

Kur’ân-ı Kerîm’den Delil

“Allah, iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sabit bir söz üzerinde sağlamlaştırır. Zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.” (İbrâhîm, 14/27)

Âlimler bu âyetin, kabirde Münker ve Nekir’in sorularına karşı müminlerin “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah” diyerek sabit kalması hakkında olduğunu belirtmişlerdir (Buhârî, Tefsîr, 14; Müslim, Cennet, 70).

Hadis-i Şeriflerden Deliller

Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor:

“Kul kabre konulup yakınları ayrılınca, iki melek gelir, onu oturtur ve ‘Bu adam (Muhammed s.a.v.) hakkında ne diyordun?’ diye sorarlar. Mümin: ‘O Allah’ın kulu ve resulüdür, şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yok ve Muhammed O’nun resulüdür’ der. Kabri genişletilir, nurlandırılır ve ‘Düğün gecesi gelini gibi uyu’ denilir.

Münafık veya kâfir ise: ‘Bilmiyorum, insanlar bir şey diyorlardı, ben de onu diyordum’ der. Kabir onu sıkar, kemikleri birbirine geçer ve kıyamete kadar azap çeker.”
(Tirmizî, Cenâiz, 70; Buhârî ve Müslim’de benzer rivayetler)

Sorular şöyledir:

  • Rabbin kim?
  • Dinin ne?
  • Peygamberin (veya bu adam) kim?

Mümin doğru cevap verir, kabri cennet bahçesi olur. Kâfir ve münafık cevap veremez, azap başlar.

Bu Hakikatten Çıkarılacak Dersler ve Sonuç

Kabir sorgusu, ahiretin ilk durağıdır ve imanımızın en çetin imtihanıdır. Dünyada dilimizle söylediğimiz kelime-i tevhid ve kelime-i şehadet, kabirde bizi kurtaracak olan tek sermayemizdir.

Bu gerçek bize şu dersleri verir:

  • İmanımızı sürekli tazeleyelim, tevhid ve risalet üzere sağlam duralım.
  • Amellerimizi sadece Allah rızası için, ihlasla yapalım; çünkü kabirde sorulacak olan gösteriş değil, samimiyettir.
  • Günahlarımızdan samimi bir tövbe ile dönelim ve kabir azabından Allah’a çokça sığınalım.
  • Resûlullah’ın (s.a.v.) sıkça okuduğu duayı dilimizden düşürmeyelim: “Allahümme innî eûzü bike min azâbi’l-kabr” (Allah’ım! Kabir azabından Sana sığınırım).

Netice olarak: Dünyada ne isek kabirde o oluruz. Münker ve Nekir’in sorularına güzel cevap verebilmek, ancak sağlam bir iman, sâlih amel ve samimi tövbeyle mümkündür.

Allah Teâlâ hepimizi tevhid üzere yaşatsın, kabir fitnesinden korusun ve Münker ile Nekir’in sorularına doğru cevap veren, kabri cennet bahçesi olan kullarından eylesin. Âmin.