Kur’an-ı Kerim’de ve Sahih Hadislerde Helak Olan Kavimler
Kur’an-ı Kerim’de ve sahih hadislerde helak olan kavimler, insanlığa büyük ibretler sunan önemli kıssalar olarak anlatılır. Allah Teâlâ, geçmiş ümmetlerin peygamberlerini yalanlamaları, isyan etmeleri, ahlaksızlıkları, kibirleri ve zulümleri nedeniyle helak edildiklerini bildirir. Bu kıssalar, “ibret almak” ve “aynı hatalara düşmemek” için tekrar tekrar zikredilir.
Helak Olan Kavimlerin Genel Özellikleri ve Sebepleri
Kur’an, helak edilen kavimlerin ortak özelliklerini şöyle özetler:
- Peygamberleri yalanlama ve alaya alma
- Allah’a şirk koşma, nimetlere nankörlük
- Zulüm, fısk ve fücurda ısrar
- Kibir, azgınlık ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarma
Ayet-i kerime:
“Biz, bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, oranın ileri gelenlerine (itaat etmelerini) emrederiz (uyarırız). Onlar ise orada fısk (azgınlık) işlerler. Böylece o memleket hakkında azap sözü hak olur da orayı darmadağın ederiz.” (İsrâ, 17/16)
“Rabbin, zulmeden memleketleri, halkı ıslah olduktan sonra helâk etmez.” (Hûd, 11/117 – meal anlamı)
Allah hiçbir kavmi peygamber göndermeden veya açık uyarıdan sonra haksız yere helak etmez.
Başlıca Helak Edilen Kavimler ve İlgili Ayetler
Kur’an’da en çok zikredilen helak olmuş kavimler şunlardır:
- Nuh Kavmi
Peygamber: Hz. Nuh (a.s.)
Sebep: Şirk, ahlaksızlık, peygamberi yalanlama
Helak şekli: Tufan
Ayet:
“Nûh kavmi de onlardan önce yalanlamıştı. Kulumuza iftira ettiler ve ‘Bu delidir’ dediler. O da Rabbine dua etti: ‘Ben yenildim, Sen intikam al.'” ( Kamer, 54/9-10)
“Nûh’u ve gemidekileri kurtardık, âlemlere ibret kıldık.” ( Kamer, 54/15)
- Âd Kavmi (İrem sahipleri)
Peygamber: Hz. Hûd (a.s.)
Sebep: Kibir, güç ve servete güvenme, peygamberi yalanlama
Helak şekli: Şiddetli, uğursuz rüzgar (8 gün 7 gece)
Ayet:
“Âd kavmine de (ibret vardır). Hani üzerlerine uğursuz, peş peşe esen rüzgarı göndermiştik.” (Zâriyât, 51/41)
“Âd kavmi helak edildiğinde geriye ne yurtları kaldı ne de izleri.” (Fecr, 89/6-8 – meal)
- Semûd Kavmi
Peygamber: Hz. Sâlih (a.s.)
Sebep: Mucize olan deveyi kesme, peygamberi yalanlama
Helak şekli: Şiddetli bir sayha (deprem + gök gürültüsü)
Ayet:
“Semûd’u da helâk ettik. Onlara apaçık mucize olarak dişi deveyi verdik, fakat ona zulmettiler.” (İsrâ, 17/59)
“Rableri onların suçları sebebiyle onları yakaladı ve yerle bir etti.” (Şems, 91/14)
- Lut Kavmi
Peygamber: Hz. Lût (a.s.)
Sebep: Eşcinsellik (livata), ahlaksızlık, misafirperverliğe aykırı davranış
Helak şekli: Taş yağmuru + yerin altüst olması
Ayet:
“Lût kavmine de azap ettik. Üzerlerine taş yağdırdık. Uyarılanların akıbeti ne kötüdür!” (Şuarâ, 26/173)
“Onların üzerine gökten taş yağdırdık.” (Hicr, 15/74)
- Medyen / Eykeliler (Ashâb-ı Eyke)
Peygamber: Hz. Şuayb (a.s.)
Sebep: Ölçü ve tartıda hile, yolsuzluk, peygamberi yalanlama
Helak şekli: Gökten gölge şeklinde sıcak bir azap veya sayha
Ayet:
“Medyen halkına da (ibret vardır). Hani Şuayb onlara şöyle demişti: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin…'” (A’râf, 7/85)
“Zulmedenleri o sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.” (A’râf, 7/78 – benzer ifade)
- Firavun ve Kavmi
Peygamber: Hz. Mûsâ (a.s.)
Sebep: Allah’a karşı ilahlık iddiası, zulüm, İsrailoğullarına işkence
Helak şekli: Denizde boğulma
Ayet:
“Firavun ailesini de (helâk ettik). Size apaçık âyetler getirmişti de siz onlardan yüz çevirmiştiniz.” (Bakara, 2/49-50)
“Firavun ve ordusunu suda boğduk.” (Bakara, 2/50)
Hadislerden Birkaç Örnek
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), helak olan kavimlerin kıssalarını ibret için anlatır ve ümmetini uyarırdı. Bazı sahih rivayetlerde:
- “Ümmetimden önceki ümmetler gibi helak olmaz” anlamında ümmet-i Muhammed’e rahmet olarak topyekün helak edilmeyeceği müjdelenir (fakat bireysel ve toplu azaplar olabilir – Buhârî, Rikâk).
- Lut kavmiyle ilgili: “Lut kavminin yaptığı şeyi yapanlara lanet olsun” (Tirmizî, Ebû Dâvûd – sahih rivayetler).
Sonuç ve İbret
Kur’an bu kıssaları boş yere anlatmaz:
“Andolsun ki, onlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.” (Yûsuf, 12/111)
“Sizden önceki Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin haberi size gelmedi mi?” (İbrâhim, 14/9)
Bugün yaşayan bizler için en büyük ders: Nimetlere şükür, peygamber ve vahye itaat, zulümden sakınma, tevbe ve istiğfar. Aksi halde, “öncekilerin kuralı” geçmiştir (İsrâ, 17/77; Ahzâb, 33/62).
Allah bizleri geçmiş kavimlerin hatalarından korusun, ibret alanlardan eylesin. Âmin.