Kâlû Belâ Misak Yemini: Ruhlarımızın Ezelî “Evet”i

Kâlû Belâ Misak Yemini: Ruhlarımızın Ezelî “Evet”i
24.01.2026 01:01
136
A+
A-

Kâlû Belâ Misak Yemini: Ruhlarımızın Ezelî “Evet”i

İslam inancında en derin ve düşündürücü kavramlardan biri, Kâlû Belâ (veya Kalu Bela) olayıdır. Bu ifade, Kur’ân-ı Kerim’in A’râf Suresi 172. âyetinde geçen ilahi bir sözleşmeyi, yani misak yeminini anlatır. Halk arasında sıkça duyulan “Kalu Belâ’dan beri Müslümanım” sözü de tam buradan gelir.

Âyet şöyle buyurur:

“Hani Rabbin, Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ demişti. Onlar da: ‘Evet (belâ), şahit olduk’ demişlerdi. Bu, kıyamet günü: ‘Biz bundan habersizdik’ demeyesiniz diyedir.” (A’râf, 7/172)

Burada Allah Teâlâ, insanlığın atası Âdem’in soyundan gelen tüm ruhları (veya zürriyetlerini) bir araya getirerek onlara doğrudan hitap eder:

  • “Elestu bi-rabbikum?” → “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”
  • Ruhlar da toplu halde cevap verir: “Kâlû belâ” → “Evet (dediler), şahit olduk.”

Bu an, misak-ı ezelî (ezelî sözleşme), ahd (söz), yemin veya bezm-i elest (elest meclisi) olarak da isimlendirilir. Yani Allah ile insan ruhları arasında geçen bu diyalog, bir nevi ilahi sözleşmedir.

Bu Yeminin Anlamı ve Önemi Nedir?

  1. Fıtratın Tasdiki
    İnsan doğuştan tevhid inancına (Allah’ın birliğine) yatkın yaratılmıştır. Kalu Bela’daki “evet” cevabı, insanın fıtratında zaten var olan Rabbini tanıma ve O’na teslim olma eğiliminin ilahi bir tasdikidir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Her çocuk fıtrat üzere doğar” hadisi de bunu destekler.
  2. Sorumluluğun Temeli
    Allah bu sözleşmeyle insana “Beni Rab olarak kabul ettin, buna şahitsin” der. Kıyamet günü “Biz bundan habersizdik” deme bahanesini ortadan kaldırır. Yani insan, dünyaya gelmeden önce Rabbine verdiği sözden sorumludur.
  3. Unutulan Ama Hatırlatılan Söz
    Dünya hayatında bu anı hatırlamayız; çünkü imtihan sırrı gereği perde çekilmiştir. Ancak Kur’ân, peygamberler, vicdan, akıl ve kainattaki deliller bu misakı bize sürekli hatırlatır. İnsan bu “evet”i unuttuğunda veya bozduğunda sapar; hatırladığında ve ona sadık kaldığında hidayete erer.
  4. Tasavvufta Bezm-i Elest
    Özellikle tasavvuf edebiyatında bu olay “bezm-i elest” (elest meclisi) olarak şiirlere, ilahilere konu olmuştur. Yunus Emre’den Mevlânâ’ya kadar birçok mutasavvıf, ruhun aslındaki o “aşk ve teslimiyet” anını dile getirir.

Kısaca: Kalu Bela misak yemini, insanın Allah’a “Sen benim Rabbimsin” diye verdiği ezelî sözdür. Bu söz, hem şeref hem sorumluluktur. Dünya hayatı, o “evet”i fiillerle tasdik etme imtihanıdır.

Rabbimiz hepimizi Kalu Bela’daki o “belâ”ya sadık kalan, ahdine vefalı kullarından eylesin. Âmin.