İlim Hayırda Kullanılır, Fitne ve Fesatta Kullanılmaz
İlim Hayırda Kullanılır, Fitne ve Fesatta Kullanılmaz
İlim, Allah’ın kullarına lütfettiği en büyük nimetlerden biridir. Ancak bu nimetin hayırda, fayda ve ıslah yolunda kullanılması emredilmiş; fitne, fesat, bozgunculuk ve zarar yolunda kullanılması ise şiddetle yasaklanmıştır. Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bu denge açıkça vurgulanır.
Kur’ân-ı Kerim’de İlim ve Hikmetin Hayır Yönü
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“O, dilediğine hikmeti verir. Kime hikmet verilmişse, ona gerçekten pek çok hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.” (Bakara, 2/269)
Burada “hikmet”, ilmin en üst mertebesi olarak kabul edilir; doğru anlayış, faydalı hüküm verme ve işleri yerli yerince yapma anlamına gelir. Hikmet verilen kimse büyük bir hayra nail olur. Bu ayet, ilmin hayırda kullanılmasının ne kadar değerli olduğunu gösterir.
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e hitaben:
“De ki: Rabbim! İlmimi artır.” (Tâhâ, 20/114)
emri gelir. Bu dua, ilmin sürekli artmasını ve faydalı olmasını isteyen bir yakarıştır.
Faydalı İlim ve Faydasız/Zararlı İlim Hadisleri
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ilmin fayda boyutunu şöyle vurgular:
- “Allah’ım! Bana öğrettiklerinle beni faydalandır. Bana fayda sağlayacak ilim öğret ve ilmimi artır.” (Tirmizî, Daavât)
- “Faydasız ilimden Allah’a sığınırım.” (Tirmizî, Daavât)
- “Yalnız şu iki kimseye gıbta edilir (kıskanılır): Allah’ın kendisine ihsan ettiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse; Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına da öğreten kimse.” (Buhârî, İlim 15; Müslim)
Bu hadisler, ilmin ancak hayırda (Allah rızası, insanlara fayda, adalet, ıslah) kullanıldığında gerçek değer kazandığını gösterir. Faydasız veya zararlı ilim ise sahibine ve topluma yük olur.
Fitne ve Fesat Çıkarmakla İlgili Uyarılar
Kur’ân-ı Kerim’de bozgunculuk (fesat) yapanlar defalarca kınanır:
“Onlara: ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın!’ denildiği zaman, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. İyi bilin ki, asıl bozguncular kendileridir, fakat anlamazlar.” (Bakara, 2/11-12)
“Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara, 2/191-193 bağlamında fitne vurgusu)
Fitne kelimesi, saptırma, bozgunculuk, karışıklık çıkarma anlamlarında kullanılır. İlim sahibi olup da bu yolda kullanılan bilgi, en büyük zararlardandır.
Hadislerde de âlimlerin sorumluluğu ağırdır:
- “Kıyamet gününde en şiddetli azaba uğrayacak olanlar, ilmi kendisine ve başkasına fayda vermeyen âlimlerdir.” (rivayetlerde benzer ifadeler)
- Bazı rivayetlerde “Ümmetim için saptırıcı imamlardan (ilim sahiplerinden) korkarım.” (Müslim) buyurulur.
- “İnsanlardan iki sınıf vardır ki, sağlam ve sâlih oluşları umumun sağlam oluşunu, fesatları ise umumun bozulmasını mucip olur.” (ilim ve idare sahipleri kastedilir)
Yani ilim ehli, toplumu ya hayra ya da fitne-fesada sürükler. İlimlerini dünya menfaati, hevâ, kin, haset veya bozgunculuk için kullananlar, ümmetin en büyük zararını verir.
Sonuç Olarak
İlim bir kılıç gibidir: Hayırda kullanıldığında cennet yolunu açar, fitne-fesatta kullanıldığında cehenneme sürükler. Gerçek âlim, ilmini Allah rızası, ümmetin ıslahı, adaletin ikamesi ve fayda için kullanır. Faydasız veya zararlı ilimden Allah’a sığınır.
“Allah’ım! Bize faydalı ilim nasip et. Bizi ilmi hayırda kullanmaya muvaffak kıl. Fitne ve fesattan, ilmiyle zarar verenlerden eyleme.” (Âmin)
Allah bizleri ve ilim ehlimizi, ilmini hayırda kullanan kullarından eylesin.