Hz. Âdem (a.s.): İlk İnsan, İlk Peygamber
Hz. Âdem (a.s.): İlk İnsan, İlk Peygamber
İslam inancına göre Hz. Âdem (aleyhisselam), Allah’ın yarattığı ilk insan ve aynı zamanda ilk peygamberdir. Kur’ân-ı Kerîm’de ismi açıkça zikredilen tek peygamberimizdir ve yaratılışı ile kıssası birçok surede detaylı olarak anlatılır.
Yaratılışı
Allah Teâlâ, Hz. Âdem’i topraktan yaratmıştır. Bu husus Kur’ân’da defalarca beyan buyurulur:
“Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattık.”
(Hicr Suresi, 26)“Hani Rabbin meleklere: ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ demişti…”
(Bakara Suresi, 30)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu yaratılışı şöyle haber vermiştir:
“Allah, Âdem’i yeryüzünün bütününden alınan bir avuç topraktan yarattı. Bu sebeple Âdemoğulları (insanlar) toprağın tabiatına göre farklı farklı oldu; kimi beyaz, kimi kırmızı, kimi siyah, kimi bunların arasında; kimi kötü huylu, kimi iyi huylu, kimi kolay, kimi zor huylu oldu.”
(Sahih hadis rivayetlerinden – Ebu Musa el-Eş’arî’den)
Başka bir sahih hadiste ise yaratılışın büyüklüğü şöyle tarif edilir:
“Allah Âdem’i kendi suretinde yarattı, boyu altmış zira (yaklaşık 30 metre) idi. Sonra şöyle buyurdu: ‘Git, şu meleklere selâm ver ve onların sana nasıl selâm vereceklerini dinle; o senin ve zürriyetinin selâmı olacaktır.'”
(Buhârî, Müslim)
Âdem (a.s.) cennete konulduğunda, insanlık tarihinde eşsiz bir boyutta ve güzellikte yaratılmıştı. İnsanların boyu ise zamanla kısalmaya başlamıştır.
Meleklere Secde Emri ve İblis’in İsyanı
Allah, Âdem’i yarattıktan ve ona ruhundan üfledikten sonra meleklere secde emri verdi:
“Hani meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ demiştik. İblis hariç hepsi hemen secde ettiler. İblis ise büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.”
(Bakara Suresi, 34)
İblis’in bu isyanı, kibir ve hasetten kaynaklanıyordu:
“(İblis) dedi ki: ‘Ben ondan üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.'”
(A’râf Suresi, 12)
Yasak Ağaç ve Cennetten İniş
Cennette Âdem ile eşi (Hz. Havva) serbestçe yaşarken sadece bir ağaçtan yasaklanmışlardı. İblis onları bu konuda aldattı:
“Derken şeytan onlara vesvese verdi… Böylece ikisi de o ağaçtan yediler. Bunun üzerine ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarıyla kendilerini örtmeye başladılar. Âdem böylece Rabbinin emrine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.”
(Tâhâ Suresi, 120-121)“(Allah) dedi ki: ‘Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde sizin için bir süreye kadar yerleşme ve geçim vardır.'”
(Bakara Suresi, 36)
Tövbe ve Bağışlanma
Hz. Âdem, hatasını fark eder etmez hemen Rabbine yöneldi ve tövbe etti:
“Dediler ki: ‘Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.'”
(A’râf Suresi, 23)
Allah da tövbelerini kabul etti:
“Sonra Âdem Rabbinden kelimeler aldı (öğrendi), (onlarla tövbe etti). Allah da onun tövbesini kabul buyurdu. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul eden, çok merhamet edendir.”
(Bakara Suresi, 37)
Hz. Âdem ile Hz. Musa (a.s.) Arasındaki Münazara (Sahih Hadis)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çok çarpıcı bir hadiste şöyle buyurmuştur:
“Âdem ile Musa (a.s.) Rablerinin huzurunda karşı karşıya geldiler. Musa: ‘Ey Âdem! Sen bütün insanları cennetten çıkaran ve onları yeryüzüne düşüren kişisin’ dedi. Âdem ona: ‘Ey Musa! Allah seni seçip kendisiyle konuşturdu ve sana Tevrat’ı kendi eliyle yazdı. Beni, Allah’ın kırk yıl önce takdir ettiği bir şeyden dolayı mı kınıyorsun?’ dedi. Böylece Âdem, Musa’yı susturdu. Âdem, Musa’yı susturdu.”
(Buhârî ve Müslim – üç defa tekrarlanarak rivayet edilmiştir)
Bu hadis, kader konusuna ve Allah’ın ilminin sonsuzluğuna en güzel örneklerden biridir.
Son Söz
Hz. Âdem’in kıssası, insanın hem acizliğini hem de Allah’ın rahmetinin sonsuzluğunu gösterir. Topraktan yaratılıp ruh üflenmiş, hatâ yapmış ama tövbe ile yükselmiş bir kuldur. Onun soyundan gelen bizler de aynı imtihanı yaşıyor, aynı tövbe kapısına yöneliyoruz.
“Ey Âdemoğulları! Size şeytandan bir vesvese gelirse hemen Allah’a sığının. Şüphesiz O, her şeyi işiten, çok iyi bilendir.”
(A’râf Suresi, 200)
Allah bizleri Hz. Âdem’in tövbesiyle, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şefaatiyle cennetine nail eylesin. Âmin.