Hazret-İ Mehdî’nin Çıkacağı Dönemin Bâzı Özellikleri

Hazret-İ Mehdî’nin Çıkacağı Dönemin Bâzı Özellikleri
08.01.2026 12:14 | Son Güncellenme: 11.01.2026 21:33
26
A+
A-

Hazret-İ Mehdî’nin Çıkacağı Dönemin Bâzı Özellikleri

Kargaşa ve zelzeleler çok olacaktır.

Günümüzde depremler çok fazla olmaktadır,dünyada kargaşa hakimdir.

-Hâlid ibn-i Mâʽdan (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edildiğine göre:“Mehdî çıkmadan önce Şam nâhiyelerinden olan Ğûta karyesinedeki Harestâ bölgesi yerin dibine batırılacaktır.”

Şu an o bölgede şiddetli savaş sürmektedir.

Mehdi’nin Çıkış Alametleri Gerçekleşmeye Devam Ediyor

“KUYRUKLU BİR YILDIZ DOĞACAK”

Yeni Bir Kuyruklu Yıldız Daha Keşfedildi! “Swan Kuyruklu Yıldızı”

Güneşi gözleyen araçlar tarafından 25 Mart 2020’de yeni bir kuyruklu yıldız daha keşfedildi. Şu an Kova takımyıldızında bulunan ve resmi adı “C/2020 F8” olan Swan kuyruklu yıldızı, Dünya’dan yaklaşık 100 milyon kilometre uzaklıkta. Hiçbir teknik araç kullanmadan görülebilen bu kuyruklu yıldız Dünya’ya en yakın geçişini 13 Mayıs 2020’de gerçekleştirdi.

Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi’nin çıkışından önce kuyruklu yıldız görüleceğini hadisle bildirmiştir:

Mehdi’nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır.”

(Kıyamet Alametleri, s. 200

ROMANYA’DA GÖKTEN TAŞ YAĞDI

Ahir zamanda gökten taş yağma olaylarının görüleceğini Peygamberimiz sav’in hadislerinde anlattığını biliyor muydunuz?

Aişe (R. Anhâ) dan: «BU ÜMMETİN SONUNDA, HASF (YERE BATMA) … VE KAZİF (TAŞ YAĞMASI) OLACAKTIR..»

(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 111)

2019 yılının Mayıs ayında Romanya’nın Zalau kasabasında dolu ile birlikte gökten taş yağdı. 

TOKAT’TA GÜNEŞ’TE GÖRÜLEN HALE, HADİSLERDE BELİRTİLEN MEHDİ’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN

Peygamberimizin 1400 yıl önce bildirdiği Güneş’te alametler belirdiğinde Hz. Mehdi’nin çıkış vakti olduğuna dair verilen haberlerin tamamı gerçek birer olay olarak şu günlerde yaşanıyor.

O, (Mehdi), Güneş’ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

25 Nisan 2020 tarihinde de Tokatta, öğle saatlerinde güneşin etrafında ‘güneş halesi‘ adı verilen halka oluştu. Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde bulunan esnaf, hem cep telefonları ile o anları kaydetti, hem de yaklaşık 30 dakika süren doğa olayını çıplak gözle izledi. Hemen ertesi gün 26 Nisan 2020’de bu kez Ankara‘nın Sincan İlçesinde öğle saatlerinde güneşin etrafında ‘güneş halesi‘ adı verilen halka oluştu. Başkentliler yaklaşık 30 dakika süren doğa olayını da çıplak gözle izledi. Peygamberimiz hadislerinde ahir zamanda, Mehdi’nin çıkışından önce Güneş’te olağan dışı belirtiler olacağını hadislerinde anlatmıştır. Bu hadisler şöyle:

Buyurdu ki: Güneş alamet olarak doğmadıkça (Güneş’ten bir alamet belirmedikçe), Mehdi çıkmayacaktır. 

Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, s. 33, Ahir zaman Mehdisinin Alametleri

MEHDİ’NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE SALGIN HASTALIK ÇIKACAĞI HADİSLERDE ANLATILIYOR

Kaim (Mehdi) zuhur etmeden önce halkta şiddetli korku olacak, halkın başına felaketler, fitneler ve belalar gelecek. Ve ondan önce salgın hastalık yayılacak.

(Gaybet-i Numanî, Şeyh Muhammed bin İbrahim-i Numanî)

Şu günlerde peş peşe yaşadığımız felaketler tam da hadiste anlatılan olaylar. Tüm dünya Korona(CO(corono)-V- İD (?) 19 salgını nedeniyle büyük bir korku içinde ve bu salgın tam anlamıyla dünya çapında bir felaket oldu. Ekonomiden sağlığa, eğitimden turizme hayatın her alanını olumsuz etkiledi.

14 NİSAN 2020’DE GÖKTEN GELEN SES MEHDİ’NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDEN BİRİ

Peygamberimizin (sav) 40 yıl içinde yaşanacak dediği her şey oldu. Gerçekleşmiş rivayetler hakikat noktasına gelmiştir. Tüm bu hadislerde anlatılan olaylar son 40 yılda peş peşe yaşandığı için bu hadisler, en sahih hadisten daha sahih hale geldiler.

İmam Muhammed Bakır aleyhisselama
Mehdi aleyhisselamı sorduğumda, şöyle buyurdu:
“Gökten gelen sesi doğudaki ve batıdakiler duymadıkça, MEHDİ zuhur etmeyecektir.”

(GAYBET-İ NUMANİ, 14. BÖLÜM, 14. HADİS)

Mehdi’nin bir çıkış alameti daha yaşandı. “Gökten ses gelmesi”
Hadis: “Gökten gelen sesi doğudaki ve batıdakiler duymadıkça, Mehdi zuhur etmeyecektir.”
14 Nisan gece saat 02:56’da Türkiye’nin pek çok yerinden bu ses duyuldu.

NİSAN 2020; VOLKANLAR ART ARDA PATLIYOR

2020 yılının felaketler yılı olduğu Dünyanın dört bir yanında, 2020 yılı Nisan ayının ilk 11 gününde faaliyete geçen büyük volkanlar: Sakurajima Japonya 4 Nisan, Nevados de Chillan Şili 1 Nisan, Volcan de fuego Guatemala 8 Nisan, Merapi Endonezya 11 Nisan, Krakatau Endonezya 11 Nisan, Popocateptl Meksika 11 Nisan.

Sadece Nisan ayının ilk 11 gününde dünyada bu kadar çok yanardağ patlaması olması çok ilginç değil mi? Artık ahir zamandayız ve Dünyamız her geçen gün kıyamete hazırlanıyor.

KABE HİÇ BU KADAR UZUN SÜRE KAPANMAMIŞTI

 TRT Haber’de Kabe’nin Korona salgını nedeniyle kapanmasının ardından drone ile çekilmiş görüntüleri yayınlandı. Kabe her zamanki gibi muazzam güzel. Çölün ortasında tertemiz, billur gibi bir vaha. Hz. İbrahim’in, Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesselem’in o mis gibi kokuları, nuraniyetleri orada.

Kabe çok özel bir yer. Öyle ki Cahiliye dönemi Araplarının bile ibadet yeri olmuş. Her zaman kalabalık, her zaman insanın olduğu belki de yeryüzündeki tek yer. Ancak Hz. İbrahim o ilk taşı koyduğundan bu yana hiç bu kadar boş olmamıştı Kabe.

KABE’NİN KAPANMASI AHİR ZAMAN ALAMETİDİR

Kabe, tarihinde ilk kez 1979 yılının son aylarında yaşanan bir terör saldırısı nedeniyle kısa süreli kapatılmıştı. Ve şimdi aradan 40 yıl geçtikten sonra Korona salgını nedeniyle tam 20 gündür bomboş Kabe. Bu, hadislerde anlatıldığı üzere Kabe’nin tarihinde ilk ve son kez rastlanacak o büyük olay. Hadislerden biri şu şekilde:

İşte o zaman Hac yasaklandığında meyveler azalır, ülkeler çoraklaşır, fiyatlar yükselir, sultanlar zulmeder, sizlerin arasında da salgın hastalık, bela, açlıkla beraber zulüm ve düşmanlık ortaya çıkar. Her taraftan belalar üzerinize gelir. 

(Yevmü’l Halas, 1. Cild, s. 610)

Tam da hadiste Peygamberimizin söylediği gibi dünyada Müslümanlara büyük zulümler yapılıyor. Yıllardır Suriye’de akan kan durmadı. Ölümden kaçan Suriyelilere ise neredeyse Türkiye hariç herkes kapılarını kapattı, onları ölüme terk ettiler.

2018 yılının sonlarından bu yana ekonomide bir gerileme varken korona salgınıyla birlikte dünya ekonomisi tarihinin en büyük resesyonunu bekliyor. Dünyada üretim neredeyse durdu, ürünler hasat edilemediğinden tarlalarda çürümeyi bekliyor. Hatta dünyanın en büyük ekonomilerinden Almanya, çilek ve kuşburnu hasatı için korona salgını nedeniyle şu an yurtdışından mevsimlik işçi getiremediği için yıllardır ülkesine kabul etmek istemediği Suriyeli göçmenleri ülkeye kabul etmeyi planlıyor.

Hadiste Peygamberimiz ne anlattıysa şu an yaşanıyor. Salgın hastalık çıktı. Korona nedeniyle karantinalar, sokağa çıkma yasakları başlayınca işsizlik, fiyatların artışı, kıtlık, ürün stoklama, eğitimin durması, karantina… özetle belalar her taraftan üzerimize geliyor.

Hadislerde Kabe’nin kapatılması nasıl anlatılıyor?

En sahih hadis kitabı Sahih-i Buhari’de ise Haccın durmasının kıyamet alametlerinden olduğu şöyle anlatılıyor:

Beytullah’ta Hac durmadıkça Kıyamet kopmaz.

(Sahih-i Buhari, 15/151)

Bir diğer hadiste Peygamberimiz Hacca gidişlerin duracağı zamanı daha spesifik olarak belirtmiş. Aynı dönemde Suriye’de çok fazla insanın öleceği hadiste şöyle anlatılmış:

İmam Sadık buyurdu: Hacca gidemeyeceğiniz günler gelmeden önce Hacca gidiniz. Sonra işaret parmağıyla kıble tarafını göstererek şöyle buyurdu: Bu tarafta, yetmiş bin ya da daha fazla kişi ölecektir.

(Biharu’l Envar, 47/94)

Peygamberimiz Sallalahu Aleyhi Vesselam’ın işaret ettiği kuzey bölgesi Suriye’dir. Hadiste sembolik olarak 70 bin sayısı verilirken bu rakamla orada çok fazla insanın öleceğine işaret ediyor Peygamberimiz.

Tüm bu gelişmeler olağanüstü. Dünya böyle büyük bir salgını yüzlerce yıldır görmedi, Kabe hiç bu kadar uzun süre kapatılmadı. Tüm yaşananlar bize Mehdi’nin çıkışının yakın olduğunu anlatıyor. Büyük bir mutlulukla, heyecanla bekliyoruz o güzel insanı.

İnsanların çoğunun kararsız kaldığı bir dönem hz. Mehdi (as)’ın çıkış vaktidir

İmam Sadık’dan: “Zuhurundan önceki dönem uzun olduğu için yalnızca tek bir grup kararlı kalacak ve başka bir grup “Henüz doğmadı!” diyecek. Başkaları diyecekler ki, “Doğdu ve öldü.” Diğerleri, “İmam Mehdi, başkasının vücudunda yeniden geldi ve konuşuyor” diyerek günaha girecekler.” (Kemal’ud-Din, Cilt 2, bölüm 34:51)

           

İslami Kaynaklarda Yer Alan Alametler

1. Ay`ın Yarılması

Kuran`ın 54. Suresi`nin adı olan “Kamer”in Türkçe karşılığı “Ay”dır. Bu surenin büyük bir bölümünde, kendilerine gönderilen peygamberlerin “uyarılarını göz ardı eden” Nuh, Ad, Semud ve Lut halkının, Firavun ve çevresinin başlarına gelen yıkımlar anlatılır. Aynı zamanda birinci ayette kıyamet vakti ile ilgili çok önemli bir mesaj verilir:

Saat (kıyamet saati) yakınlaştı ve Ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1)Ayette kullanılan “yarmak” fiilinin Arapça karşılığı “şakka”dır. Bu kelimenin Arapça`da farklı anlamları bulunmaktadır. Bazı Kuran tefsirlerinde “ikiye yarılmak” manası tercih edilmektedir. Bununla birlikte, “şakka” kelimesi Arapçada “toprağı sürme, toprağı kazma” anlamlarında kullanılmaktadır.İkinci anlamına örnek olarak, Abese Suresi`nin 26. ayetinde geçen kullanımını verebiliriz:

Biz, şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık. Sonra yeri yardıkça yardık. Böylece onda taneler bitirdik, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar. (Abese Suresi, 25-29)Açıkça görüldüğü gibi, bu ayetteki “şakka” ifadesi “yerin ikiye yarılması” manasında değil, “çeşitli bitkilerin yetişmesi için toprağın sürülerek yarılması” anlamında kullanılmıştır.İşte tam bu noktada, Kuran`ın çok büyük bir mucizesiyle karşılaşmaktayız. Kamer Suresi`nde on dört yüzyıl öncesinden haber verilen ayet, 20 Temmuz 1969`da Ay yüzeyinde yapılan çalışmalar ile gerçekleşmiştir. Amerikalı astronotların Ay`a ayak basarak, Ay toprağı üzerinde bilimsel araştırmalar yapmaları, taş ve toprak örnekleri toplamaları ayın yarılması ayetindeki ifadelere tam olarak uymaktadır.Ay`ın keşfi, “Bir insan için küçük bir adım, insanlık için büyük bir atılım” sloganıyla özdeşleşmiştir. Bu tarihi gezi uzay araştırmalarında bir dönüm noktasıdır;

 kameralar aracılığıyla belgelenmiş ve o tarihten bu yana yaşayan insanların seyrettikleri bir olay olmuştur. Kamer Suresi`nin ilk ayetinde Allah`ın bildirdiği gibi, bu büyük olay aynı zamanda bir kıyamet alametidir; dünyanın kıyamet öncesi son zaman diliminde olduğunun bir belirtisidir. (Doğrusunu Allah bilir.)Nitekim bu konuda çok önemli bir işaret daha vardır. Kamer Suresi`nde geçen bu ayetin bazı kelimelerinin ebced değeri bizlere Ay`a ayak basma yılı olan 1969 tarihini vermektedir. (Ebced hesabı konusunda detaylı bilgi için bkz. Hz. İsa (as)`ın Çıkış Zamanı bölümü)

… Saat yakınlaştı ve Ay yarıldı…HİCRİ: 1390 MİLADİ: 1969Ancak şunu da belirtmeliyiz: Elbette Ay`ın yarılması olayı, Allah`ın Peygamberimiz (sav)`e verdiği mucizelerden biridir. Bir hadiste bu mucize şöyle bildirilmiştir:

… Said ibn Ebi Arube, Katade`den; o da Enes ibn Malik (R)`den tahdis etti: Mekke ahalisi Resulullah`tan kendilerine bir ayet (bir mucize) göstermesini istediler. O da onlara Ay`ı iki bölük gösterdi, hatta Mekkeliler Hıra Dağı`nı o iki bölük arasında gördüler. (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, cilt 8, no.88)Yukarıda anlatılan mucize, ayette haber verilen Ay`ın yarılması olayıdır. Ancak Kuran her çağa bakan bir kitap olduğu için, bu ayetle günümüzde Ay`ın keşfi konusuna da dikkat çekildiği düşünülebilir. (Doğrusunu Allah bilir)

2. İran-Irak Savaşı

Ahir zamanda meydana gelecek önemli bir savaş hadiste şöyle haber verilir:

Şevval ayında ayaklanma Zilkade`de harb konuşmaları, Zilhicce`de ise harb vaki olacak. (Kıyamet Alametleri, s. 166)Önceki sayfadaki hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak Savaşı`nın gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir:Şevval ayında ayaklanma…İran Şahı`na karşı olan ilk ayaklanma bilindiği gibi hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)`de olmuştur.Zilkade`de harp konuşmaları ve Zilhicce`de ise harp vaki olacak…Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı.Bir başka hadiste de bu savaşın ayrıntıları şöyle tarif edilir:

Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: “Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır… Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun…” Onlar Mutıka çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler… Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarında duracaklar… Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak… (Kıyamet Alametleri, s. 179)– Faris yönünden gelecek olan : İran tarafından gelecek olan– Faris : İran – İranlı– Yazıya inecekler : Ovaya inecekler (Irak Ovası)– Mutık : Yöredeki bir dağın adı– Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.“Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır…”Hadisin bu bölümünde iki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor olabilir. Bu anlaşmazlık sebebiyle, “Yazı”ya (yani Irak Ovası`na) inileceği ve savaşın başlayacağı anlaşılmaktadır.Allah, her iki ordudan zaferi kaldıracak…Bu hadisin de işaret ettiği gibi, İran-Irak Savaşı 8 yıl sürmüş ve binlerce kayıp verilmesine rağmen bir netice alınamamıştır. İki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamıştır.

3. Fırat ile Dicle Arasındaki Büyük Savaş

“Fırat ile Dicle arasında Zevra (Bağdat) denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak. Kadınlar esir edilecek, erkekler ise, koyun kesilir gibi boğazlanacak.” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal, c. 5, s. 38, El Muttaki)Hadiste geçen “Fırat ve Dicle arasında yaşanacak bu büyük savaşla” da yakın geçmişte yaşanan İran-Irak Savaşı`na dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. Önceki sayfalarda da gördüğümüz gibi, iki Müslüman ülke arasında yaşanan bu büyük savaşta, hadiste dikkat çekilen topraklarda büyük çatışmalar yaşanmış, köyler, kasabalar, şehirler ağır bombardıman altında yerle bir olmuştur. Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan pek çok insan savaşta hayatını kaybetmiştir. İlerleyen tarihlerde ortaya çıkan toplu mezarlar, savaş sırasında hayatını kaybeden insan sayısının tahmin edilenden fazla olduğunu göstermektedir.

4. Afganistan`ın İşgali

Talikan`a (Afganistan`a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala`nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)Hadiste Afganistan`ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan`ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir.Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır…Rivayetin bu bölümünde de Afganistan`ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan`da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

5. Fırat`ın Suyunun Kesilmesi

Fırat Nehri`nin suyunun kesilip durdurulması da Hz. Mehdi (as)`ın çıkış alametlerindendir:

Fırat Nehri`nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. (Riyazü`s Salihin, 3/332)Diğer hadislerde bu olayın ayrıntılarıyla ilgili önemli bilgiler verilmektedir:

Resulullah: Fırat Nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir buyurmuşlar. (Sahih-i Müslim, 11/320)

Resulullah şöyle buyurdu: Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa, ondan bir şey almasın. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 28)

(Resulullah:) “Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır” dedi. (Sünen-i Ebu Davud, 5/116)Görüldüğü gibi Hz. İsa (as)`ın yeniden gelişinin önemli bir alameti olan Fırat Nehri`nin suyunun durdurulması ve altın değerinde bir hazinenin ortaya çıkması pek çok büyük hadis kitabında yer almaktadır.Şimdi yukarıda yer verdiğimiz hadislerde geçen bu konuyla ilgili önemli ifadeleri tek tek ele alarak inceleyelim:

Resulullah buyurdu ki: (1) Fırat Nehri`nin suyu çekilip (2) altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz… (Riyazü`s Salihin, 3/332)

(1) Fırat Nehri`nin suyunun çekilip…Suyuti`nin kitabında bu hadis “suyun durdurulması” olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Barajı, Fırat Nehri`nin suyunu durdurarak kesmiştir.

(2) “Altın”dan bir dağ meydana çıkmadıkça…Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazide kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığının sağlanması gibi sebeplerle, buradaki topraklar “altın” gibi kıymetli hale gelmiştir.Keban barajı ve Fırat Nehri üzerine sonradan kurulan diğer barajlar, betondan dev birer dağı andırmaktadır. Bu barajlardan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla barajlar “altın bir dağ” özelliği kazanmaktadır. (Doğrusunu Allah bilir)