Halid bin Velid: Allah’ın Kılıcı (Seyfullah)
Halid bin Velid: Allah’ın Kılıcı (Seyfullah)
İslam tarihinin en büyük askeri dehalarından Halid bin Velid, müşrikler döneminde İslam’a karşı en sert mücadeleyi veren isimlerden biriydi. Ancak Müslüman olduktan sonra zaferden zafere koşmuş, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından “Seyfullah” (Allah’ın Kılıcı) unvanıyla onurlandırılmış büyük bir sahabidir. Vücudunda onlarca yara izi taşımasına rağmen yatağında vefat etmesi, onun kahramanlığını daha da vurgular.
Erken Dönemi ve Müşrikler Safındaki Hayatı
Halid bin Velid, yaklaşık 583-590 yılları arasında Mekke’de doğdu. Kureyş’in en soylu kabilelerinden Mahzumoğulları’na mensuptu. Babası Velid bin Mugire, Mekke’nin ileri gelenlerindendi. Küçük yaştan itibaren mükemmel bir askeri eğitim aldı; ata binme, kılıç kullanma ve savaş taktikleri konusunda eşsiz yetenek geliştirdi.
İslam’ın ilk yıllarında Müslümanlara karşı en sert mücadeleyi verdi:
- Uhud Savaşı’nda (625) müşrik süvarilerinin başında Müslüman ordusunun arkasından dolaşarak büyük bozguna sebep oldu.
- Hendek Savaşı’nda da Kureyş süvarilerini yönetti.
Ancak Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) güzel ahlakı, Müslümanların disiplini ve sabrı onu derinden etkiledi. Kardeşi Velid bin Velid’in Müslüman oluşu ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) onun hakkında söylediği sözler kararını hızlandırdı:
“Halid gibi bir kimsenin İslam’ı bilmemesi ne tuhaf!” (Peygamber Efendimiz’in teşvik edici sözlerinden biri olarak rivayet edilir.)
Müslüman Oluşu ve Dönüşümü
Halid bin Velid, Hicretin 6. yılı (628) civarında, Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra İslam’ı kabul etti. Müslüman oluşu sırasında önceki günahları için üzülünce Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“İslamiyet, daha önceki günahları siler.”
Halid ısrar edince dua etti:
“Allah’ım! Daha önce yaptıklarından dolayı Halid’i bağışla!”
Müslüman olduktan sonra ilk büyük sınavı Mute Savaşı (629) oldu. Komutanlar şehit düşünce Halid komutayı ele aldı, ordunun dağılmasını önledi ve Bizans ordusundan geri çekilmeyi başardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu olayı Medine’de mucizevi olarak gördü ve ashaba şöyle haber verdi:
“Şimdi sancağı Allah’ın kılıçlarından bir kılıç aldı.”
Ardından dua etti:
“Allah’ım! O, Senin kılıçlarından bir kılıçtır. Ona yardım et.”
Bu olaydan sonra Halid’e “Seyfullah” unvanı verildi. Başka rivayetlerde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
- “Halid bin Velid Allah’ın ne güzel kuludur, kabilenin kardeşidir. Allah’ın kâfirlere karşı çekmiş olduğu kılıçlardan bir kılıçtır.”
- “Seni yalnızca hayra ulaştıracağını umduğum bir aklın olduğunu biliyorum.”
Ridde Savaşları, Irak ve Suriye Fetihleri
Hz. Ebubekir döneminde Ridde Savaşları’nda irtidat hareketlerini bastırdı. Yemame’de Müseylime’yi yendi, Arap Yarımadası’nı İslam bayrağı altında birleştirdi. Hz. Ebubekir onun hakkında:
“O, Allah’ın kılıcıdır; bu kılıcı kınına sokmak doğru değildir.” demiştir.
Irak’ta Sasani ordularını Hire’yi fethederek yendi. Ardından Suriye cephesinde:
- Ecnadeyn Savaşı (634)
- Fihl Savaşı
- Yermük Savaşı (636) – Tarihin en büyük meydan muharebelerinden biri. Yaklaşık 40.000 Müslüman asker, 100.000-200.000 kişilik Bizans ordusunu yok etti. Halid’in gece baskınları, taktik manevraları ve süvari hücumları zaferi getirdi.
Yermük’ten sonra Şam fethedildi.
Halid bin Velid, Peygamber Efendimiz’den 18 hadis rivayet etmiştir. Bunlardan biri Hayber Savaşı’nda Yahudilerin koyun yağmalamaya çalıştığını görüp Peygamber Efendimiz’e haber vermesidir; bu, onun dikkatli ve sadık bir sahabe olduğunu gösterir.
Son Yılları ve Vefatı
Hz. Ömer döneminde komutanlıktan alındı. Hz. Ömer, halkın zaferleri Halid’in şahsına bağlamasından endişe duyuyordu. Halid bu karara itiraz etmedi, sadakatle Ebu Ubeyde bin Cerrah’ın emrinde hizmete devam etti.
642 yılında Humus’ta vefat etti. Ölüm döşeğinde “Keşke bütün yaralarımı göğsümde alsaydım da yatağımda ölmeseydim” diyerek şehit olamamanın hüznünü yaşadı. Vücudunda yüzlerce yara izi olmasına rağmen yatağında vefat etmesi, onun kahramanlığını vurgular.
Hz. Ebubekir’in sözü her şeyi özetler:
“Analar Halid gibisini doğurmakta acizdir.”
Halid bin Velid, askeri dehası, cesareti, stratejik zekası ve iman gücüyle İslam tarihinin unutulmaz simalarındandır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) övgülerine mazhar olmuş, İslam’ın yayılmasına eşsiz katkılarda bulunmuştur.
Allah ondan razı olsun, bizlere de onun gibi iman, cesaret ve fedakârlık nasip etsin.