Hadislerin Kur’an’ın Açıklayıcısı Olduğu ve Sünnetin Önemi

Hadislerin Kur’an’ın Açıklayıcısı Olduğu ve Sünnetin Önemi
12.02.2026 00:51
95
A+
A-

Hadislerin Kur’an’ın Açıklayıcısı Olduğu ve Sünnetin Önemi

Hadislerin (sünnetin) Kur’an’ın açıklayıcısı olduğu, İslam’ın ana kaynaklarından biri olarak kabul edilir. Kur’an-ı Kerim’de bu husus açıkça belirtilmiştir.

Kur’an’da Hadislerin (Sünnetin) Açıklayıcı Rolüne Dair Ayetler

  • Nahl Suresi 44: “Sana Zikr’i (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da düşünsünler.”
    Bu ayet, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Kur’an’ı açıklama görevi olduğunu gösterir. Hadisler, bu açıklamanın sözlü ve fiilî şeklidir.
  • Ahzab Suresi 21: “Andolsun ki, Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek (üsve-i hasene) vardır.”
    Peygamberimiz’in hayatı ve uygulamaları (sünneti), müminler için bağlayıcı örnektir.
  • Nisa Suresi 80: “Kim Resûl’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.”
    Peygamber’e itaat, doğrudan Allah’a itaattir; bu da sünnetin dinî hüküm kaynağı olduğunu vurgular.

Namaz Örneği: Kur’an Emreder, Detaylar Hadislerde (Sünnette) Açıklanır

Kur’an’da namaz farz kılınır (Bakara 43, Nisa 103 vb.), ancak nasıl kılınacağı (rekât sayısı, rükû-secde şekli, okunacak dualar, ellerin kaldırılması vb.) detaylı tarif edilmez. Bu detaylar, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) uygulaması ve hadisleriyle belirlenir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur:
“Beni namaz kılarken nasıl gördüyseniz, siz de öyle kılın.” (Buhârî, Ezân; Müslim, Salât)

Namazın temel unsurları hadislerde şöyle açıklanır:

  • Tekbir getirerek başlama (eller kulak hizasına kaldırılır).
  • Fâtiha okumak farzdır: “Fâtiha’yı okumayanın namazı yoktur.” (Müslim, Salât)
  • Rükû, secde, oturuş, teşehhüd duaları ve selam verme şekli.
  • Rekâtlar: Sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 farz rekâtı gibi detaylar sünnetle sabittir.

Kur’an’da “namazı dosdoğru kılın” emri genel olduğundan, uygulama ve şekil sünnetle tamamlanır.

Sünneti İnkar Etmenin Hükmü

Sünneti (hadisleri) toptan inkar etmek, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) itaati ve risaletini inkar anlamına gelir. Bu da küfürdür (dinden çıkmak).

  • Mütevatir hadisleri inkar etmek küfürdür (örneğin namazın farz oluşu, rekât sayıları gibi zarurî olanlar).
  • Sahih hadisleri prensip olarak inkar etmek de Peygamber’e itaati reddetmek olduğundan küfür veya büyük dalalet olarak görülür.

Kur’an’ın açık emriyle Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) itaat zorunludur:

  • “Kim Resûl’e itaat etmezse, Allah’a itaat etmemiştir.” (Nisa 80)
  • “Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyden nehyettiyse ondan sakının.” (Haşr 7)

Hadisleri toptan inkâr etmek, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) rehberliğini reddetmek ve Kur’an’ın itaat emrine karşı gelmektir. Bu da dinin büyük kısmını (namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetlerin detaylarını) geçersiz kılmaktır.

Hadisler, Kur’an’ın nuru ve tamamlayıcısıdır. Onları reddetmek, dinin yarısını reddetmek olur. Allah bizleri sünnete sarılan kullarından eylesin.